"مؤسف" - Traduction Arabe en Turc

    • kötü
        
    • üzücü
        
    • utanç verici
        
    • yazık
        
    • talihsizlik
        
    • ayıp
        
    • berbat
        
    • Tüh
        
    • üzüldüm
        
    • acı
        
    • talihsiz
        
    • Şair
        
    • şanssızlık
        
    Arkadaşım olmaman çok kötü. Eğer olsaydın, bana yardım edebilirdin. Open Subtitles مؤسف أنك لست صديقي لو كنت صديقي لكان بإمكانك مساعدتي
    Bu yıl ki tek sevgili şansımı kaybetmem ne kötü. Open Subtitles أمر مؤسف أني أضعت فرصتي مع صديق حميم هذه السنة
    Duruşman esnasında kendini savunmak için burada olmaman ne kötü! Open Subtitles مؤسف لأنك لم تكن هنا وقت محاكمتك للدفاع عن نفسك
    Tanrım! Ne kadar üzücü. Eyalet şampiyonasını hiç bir zaman kazanamayacağız. Open Subtitles يا إلهي , هذا مؤسف جداً , لن نربح البطولة الرسمية
    Beş para etmez bir miktar için gelmiş olması kötü. Open Subtitles هذا مؤسف , فأنتَ تملك مبلغاً قليلاً كي تراهن به
    - Bu çok kötü olmuş. Orası tam da katilimizin Open Subtitles مؤسف جداً، وهذا بالضبط المكان الذي أستقل منه قاتلنا العبّارة
    Çok kötü ama en azından şimdi gerçekten birlikte olabileceğiz. Open Subtitles هذا مؤسف عالأقل, ذلك يعني أنه يمكننا البقاء معا الآن
    Büyükbabasının uzakta olması kötü. Open Subtitles مؤسف ان والده يغيب عن المنزل كثير اتمنى ان يكون لبناتك
    Prens Phillip'in burada olmayıp, kutlamaları kaçırması ne kadar kötü. Open Subtitles يا له من شيء مؤسف أن الأمير فيليب ليس معنا ليستمتع بالحفل
    Sanatın kişisel erdemlere bağlı olmaması ne kötü. Open Subtitles كم هو مؤسف أن الفن لا يكترث بالقيم الشخصية
    Çok kötü. Ona bir şey söylemeyi unuttum. Open Subtitles هذا مؤسف جداً , لقد نسيت أن أخبرها شيئاً
    Bizle yemeyecekmiş. Ne kötü. Open Subtitles لن تستطيع تناول العشاء معنا، هذا مؤسف حقا.
    Çok kötü, biz bu çiftlikte daha fazla yaşayamayız. hadi gidelim. Open Subtitles أمر مؤسف أننا لا نعيش على مزرعة، هيا بنا
    Çok kötü. Duyduğuma göre çok hünerli bir kızmış. Open Subtitles هذا مؤسف سمعت بأنها جميلة أنت تعرف أكثر من هذا
    Ne üzücü. Muhtemelen bu onların ilk ve son fotoğraflarıdır. Open Subtitles مؤسف جدّاً, لعلّها كانت المرّة الوحيدة التي التقطوا بها صوراً.
    Hedefine giderken göründüğün şu durum ne üzücü, bu mu kader? Open Subtitles هذا مؤسف لأنه لم يسرى بإتجاه جيد لا يزال هناك وقت
    Tuhaf fikirleri vardı. Fakat yine de olanlar çok üzücü. Open Subtitles كانت أفكاره غريبةٌ جدًا، و لكن ما حدث كان مؤسف.
    Böyle güzel bir günde evde kalmak utanç verici. Open Subtitles يبدو شيء مؤسف للذهاب في الداخل على مثل هذا اليوم الجميل.
    yazık oldu. Halbuki çok iyi anlaşmalar sunar. Open Subtitles حسناً، هذا مُؤسف لقد رفض صفقة جيّدة فعلاً
    -Bu büyük bir talihsizlik. -Bizim de hoşumuza gitmiyor. Open Subtitles نحن نعلم أنه أمر مؤسف ونحن لا ترغب في ذلك الأمر
    Gelinin kendi düğününden kaçması ne kadar büyük bir ayıp. Open Subtitles يالـه من شيء مؤسف أن تفـر العروس مـن زفافها
    Sürekli liseyi okumak berbat bir durum olmali. Open Subtitles هذا أمر مؤسف , تكرار الثانوية مراراً وتكراراً
    Tüh be. Listeye adımı yazar mısın peki? Open Subtitles ذلك مؤسف حسنا , هلا وضعتِ اسمي في القائمة ؟
    - üzüldüm çünkü iyi bir dişçiydin. - Hastalarım öksürmemden hoşlanmadı. Open Subtitles ذلك مؤسف ، كنت طبيب اسنان بارعاً لم يعجب المرضى سعالى
    Onu sadece bir kere öldürebilecek olmamız ne acı. Open Subtitles أمر مؤسف أننا لا نستطيع قتله إلا مرة واحدة
    - Çok talihsiz bir olay. Open Subtitles إنّه أمر مُؤسف جداً
    Şiar, Şair. Open Subtitles مُؤسِف كيفَ تُعامِلُني أُحاولُ أن أبقى حياً
    Ancak bu çok büyük şanssızlık, çünkü tapirler bulundukları habitatlar için çok önemliler. TED وكما ترون هذا شيء مؤسف للغاية لأن حيوانات التابير مهمة للغاية لصالح المستنقعات التي توجد بها

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus