| Rica ederim, Sam. Bir şeye ihtiyacınız olursa haberim olsun, tamam mı? | Open Subtitles | على الرحب والسعة يا سام أعلميني اذا احتجتم لأي شيء حسناً ؟ |
| Rica ederiz. Ve şimdi, Marge biz pişirdik, sen temizle. | Open Subtitles | على الرحب والسعة الآن مارج، نحن حضرنا الطعام، أنتِ نظفي |
| Beni görmeden önce... lütfen kocamın yaralarını incelemesini Rica eder misiniz? | Open Subtitles | اطلب إليه من فضلك قبل أن يعاينني أن يفحص إصابات زوجي |
| O salaklardan gitmelerini Rica ediyorum ve biri bile kıpırdamıyor. | Open Subtitles | لقد طلبت من هؤلاء الأغبياء المغادرة ,ولم يغادر أحد منهم |
| Benden kayıtları almamı ve parayı size vermemi Rica etti. | Open Subtitles | لقد طلب مني أن آخذ منك الشرائط و أعطيك المال |
| Hedef değil yem olduğunuz varsayımını kabul ederek bankaya yürüyüşünüzü, tamamlamanızı Rica ediyorum. | Open Subtitles | قد أطلب منك قبول عرض أن تكوني طعماً وليس جسراً أكملي مسيرتك للمصرف |
| Rica ederim, ...biz de malzemeleri toplamamızda yardım ettiğiniz için teşekkür ederiz. | Open Subtitles | على الرحب والسعة وشكراً لكم على مساعدة شعبكم لنا لتزويدنا بالمستلزمات الضرورية |
| Rica ederim, ancak kan tahlilinden gördüğüm kadarıyla... the vomiting left you dehydrated. | Open Subtitles | على الرحب و السعه , ولكن وفق فحص الدم القيء سبب لكِ الجفاف |
| Senin nasıl olduğunu hepimiz biliyoruz. Ben de hâllettim. Rica ederim. | Open Subtitles | جميعنـا يعرف تصرفـاتك ، لذا تكفلت بالأمـر على الرحب و السعة |
| Rica ederim. Bakabilir misin acaba. Bu kızı tanıyor musunuz? | Open Subtitles | ـ على الرحب والسعة ـ أخبرني، هل تعرف هذه الفتاة؟ |
| Şimdiden Rica ederim. Sana hakem nasıl tavlanır onu göstereceğim. | Open Subtitles | أنتِ على الرحب و السعة مقدماً سأريك كيف تكسبين الحكام. |
| Dışarı çıkmanı Rica ediyorum. Bunu benim için yapar mısın lütfen? | Open Subtitles | أنا أطلب منك الذهاب للخارج هلا تفعل هذا من فضلك ؟ |
| Sayın görevli bir araç Rica ediyorum, lütfen dedim! | Open Subtitles | السيد الرئيس أنا أريد سيارة من فضلك لحظة واحدة |
| Daha erken salınmanı Rica ettim, ama elimden daha fazlası gelmez. | Open Subtitles | أنا طلبت منه أن يفعل قبل ذلك ولكن ليس الأمر بيدي |
| Biraz işbirliği yapmasını Rica ederken çok şey mi istedim? | Open Subtitles | هو أكثر من اللازم جدا لطلب تعاون صغير؟ طلب صغير؟ |
| Bayım, bir kez daha arabadan çıkmanızı Rica ediyorum. - Çık bari. | Open Subtitles | يا سيدي , هذه آخر مرة أطلب منك فيها الترجّل من السيارة |
| Rica ederim yani. | Open Subtitles | و الآن الكثير من الناس هنا بالفعل. لذا، العفو. |
| Şimdi lütfen, kadehlerinizi bu özel adam için kaldırmanızı Rica ediyorum. | Open Subtitles | لذا رجاءً ، أود أن ترفعوا أكوابكم من أجل نخب خاص جداً. |
| Bana kalırsa, bu tuhaf bir Rica. | Open Subtitles | لو سمحت لي أن اقول، فهذا يبدو طلباً غريباً |
| Ne demek, Rica ederim! Benim için büyük zevk! | Open Subtitles | على الرحب والسعة إنه حقاً من دواعي سروري |
| Costa Rica'da görüntülediğim bu, Ringo Starr'a çok benziyor. | TED | هذا الكسلان الذى صورته فى كوستا ريكا أعتقد أنه يشبه إلى حد كبير رينجو ستار. |
| Sorun değil. Aşağı gel. Senden bir şey Rica edeceğim. | Open Subtitles | لاباس بذلك، انزلي الى هنا اريد ان اطلب منك شيئاً |
| Gitmeden önce bir şey Rica etsem acaba son kez bakabilir miyim? | Open Subtitles | أوّد أن أسألك قبل أن أذهب، هل يمكنني النّظر إليه مرّة أخيرة؟ |
| Kendi güvenliğiniz için bir sonraki uyarıya kadar gemide kalmanızı Rica ediyoruz. | Open Subtitles | حفاظاً على سلامتكم، نطلب منكم البقاء على متن السفينة حتى إشعار آخر |
| Özür dilerim ama, ben özellikle alt katlardan bir oda Rica etmiştim. | Open Subtitles | عفواً ، أعتقد بأنني قد طلبت بالتحديد غرفة في طابق منخفض |
| Bak, senden babandan bir iyilik daha istemeni Rica ediyorum. | Open Subtitles | انظر، أنا أطلب منك أن تطلب من والدك معروفاً آخر. |