ويكيبيديا

    "أكن أعرف" - ترجمة من عربي إلى تركي

    • bilmiyordum
        
    • bilmiyorum
        
    • bilmezdim
        
    • haberim yoktu
        
    • bilemedim
        
    • bilmesem
        
    • farkında değildim
        
    • fikrim yoktu
        
    • bilmediğim
        
    • bilmediğimi
        
    • tanımıyordum
        
    • bilmeseydim
        
    • bilmiyordu
        
    • olduğunu bile
        
    Endişelendim. Onun yanında olmanın bende nasıl bir etki yaratacağını bilmiyordum. TED كنت قلقة. لم أكن أعرف كيف هي ردة فلعي لكونها بجانبي.
    Bir mercanın şans verilirse ne kadar gelişip büyüyebileceğini hiç bilmiyordum. TED لم أكن أعرف ما يمكن للمرجان فعله عندما أُعطى فرصة للأزدهار.
    Şimdi biliyorum çünkü bana söyledin, ama bir dakika önce bilmiyordum. Open Subtitles أعرف أسمك الآن لأنك أخبرتنى لكننى لم أكن أعرف منذ قليل
    Orasının, senin çiftliğin olduğunu bilmiyordum, hiç kadın da görmedim. Open Subtitles لم أكن أعرف أنها مزرعتك و لم أرى أي امرأة.
    Dayak yemeyi seviyordu ve zavallı salak ben, neden olduğunu bilmiyordum. Open Subtitles كانت تُحب ان تُضرب وأنا الأحمق لم أكن أعرف سبب هذا
    - bilmiyordum. İnan bana! - Mazeret bulup duruyorsun, seni orospu. Open Subtitles ـ أقسم أنني لم أكن أعرف ـ لقد خدعتني أيتها العاهرة
    Partiler için böyle yerlerin kiralandığını bilmiyordum. - Adın ne? Open Subtitles لم أكن أعرف هل يمكن استئجار الأماكن مثل هذه الأحزاب.
    Tanrım. Bu şehrin o zirkonyayı bu kadar çok sevdiğini bilmiyordum. Open Subtitles لم أكن أعرف أن هذه المدينة تحب تلك الألماسة بذلك القدر
    Bu yumuşak yanını görmek için ölüme bu kadar yaklaşman gerektiğini bilmiyordum. Open Subtitles لم أكن أعرف أن الأمر يتطلب لقاء مع الموت لرؤية جانبك اللين
    Tamam, evet, belki yemek düellosu için aldım ama baldıran otu olduğunu bilmiyordum. Open Subtitles حسناً، ربّما اشتريتُه من أجل تحدّي الطعام ولكنّي لم أكن أعرف أنّه شوكران
    Çünkü geçtiğimiz günlerde kendisinin bu kadar salak olduğunu bilmiyordum. Open Subtitles لأني قبل هذا اليوم لَم أكن أعرف أنه غبي جدا
    Ben destek için beklemem Ve içeri girmem gerektiğini bilmiyordum Open Subtitles لم أكن أعرف ما إذا يجب عليّ الأنتظار أو الدخول،
    Hayır. Haberleri izleyene kadar orada bir kadın olduğunu dahi bilmiyordum. Open Subtitles كلا, لم أكن أعرف أن هناك إمراة إلا بعد مشاهدة الأخبار
    Ben... Ne yaptığımı bilmiyordum. Bana yardım edecek kimse yoktu. Open Subtitles ،لم أكن أعرف ما أفعله لم يكن هناك من يساعدني
    Bakın, intikam falan almadım çünkü neyin peşinde olduğunu bilmiyordum. Open Subtitles إسمعي، لم أنتقم لأنّي لم أكن أعرف ما يُخطط له.
    Norveçlilerin boş zamanları değerlendirmede bu kadar iyi olduklarını bilmiyordum. Open Subtitles لم أكن أعرف أنكم ايها النروجيون جيدون في إدارة النفايات.
    Böyle hissettiğini bilmiyordum, ama şimdi bildiğime göre hadi bu konu hakkında konuşalım. Open Subtitles لم أكن أعرف أن هذا ماتشعرين به، لكني الأن أعلم، لنتحدث عن هذا.
    - Üzgünüm, her şeyi bilmiyorum... - Bir grup keşif için,doğuya doğru gitti. Open Subtitles أعذرني لو لم أكن أعرف كل شئ لكن هناك مجموعة ذهبوا لاستكشاف الشرق
    Bu benim için yeni bir olay. Çiftçilerin ot içtiğini bilmezdim. Open Subtitles هذا جديد بالنسبة لي لم أكن أعرف أن المزارعين يدخنون المخدرات
    İki hafta öncesine kadar Jacob'ın varlığından bile haberim yoktu. Open Subtitles لم أكن أعرف حتى أن يعقوب موجود إلا منذ أسبوعين
    Onu ele geçiren şey, onu öldüren şey neydi, hiç bilemedim. Open Subtitles لم أكن أعرف ما الذي أصابه أو ما الذي تسبب بالقتل
    Kim olduğunuzu bilmesem, hayat kurtarmaya hazır olduğunuzu düşünürdüm. Open Subtitles لو لم أكن أعرف شيئاً لقلت أنكم مستعدون لإنقاذ بعض الأرواح
    Bu geziye senin de gittiğinin farkında değildim. Open Subtitles في الحقيقة لا لم أكن أعرف أنك سوف تذهبين في هذه الرحلة
    Bununla birlikte, Bengalli bir göçmenin çocuğu olmak ya da Bronx'ta Senegalli göçmenin çocuğu olmak ile ilgili hiç bir fikrim yoktu. TED فيما عدا ذلك لم أكن أعرف ماذا يعني أن تكون طفلًا لمهاجرين بنغاليين في بروكلين أو أن تكون سنغاليًا في ذا برونكس.
    Ama görünen o ki, işler dehşet verici, birazcık riskli ve zahmetli olduğunda var olduğunu bile bilmediğim bir ön yargıya eğildim. TED ولكن يبدو أنه عندما تتحول الأشياء لتصبح غير تقليدية ومزعجة وخطيرة بعض الشيء، أميل إلى التحيز الذي لم أكن أعرف أنني امتلكته.
    Buraya, sana kurulan tuzağı bilmediğimi söylemeye geldim. Open Subtitles جئت لأقول لك أني لم أكن أعرف بالفخ الذي وضع لك
    Evi bir süre önce terkettim. O adamları tanımıyordum bile. Open Subtitles لقد تركتهم منذ مدة طويلة ولم أكن أعرف أولئك الفتية
    Madene birkaç giriş olduğunu bilmeseydim zaten inmezdim. Open Subtitles إذا لم أكن أعرف بوجود مداخل عديدة للمنجم
    Bir kaza geçirdim, komadaydım. Kim olduğumu kimse bilmiyordu. Open Subtitles لقد تعرضتُ لحادث لقد تغيبتُ لأربعة أيام ولم أكن أعرف من أنا

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد