ويكيبيديا

    "خاتم" - ترجمة من عربي إلى تركي

    • yüzüğü
        
    • yüzük
        
    • yüzüğünü
        
    • yüzüğüm
        
    • yüzüğün
        
    • yüzüğümü
        
    • yüzüğünün
        
    • yüzüğüne
        
    • alyans
        
    • yüzüğe
        
    • halka
        
    • halkası
        
    • yüzükle
        
    • alyansı
        
    • yüzükten
        
    Zaten günümüzde yapılabileciğini bildiğiniz birşey, kemik dokusu geliştirmek, ki bundan bir evlilik yüzüğü yapabilesiniz, sevdiğiniz insanın kemik dokusundan - gerçekten. TED شئ يمكن أن يصنع بالفعل هو أن تصنع أنسجة عظام لكي يمكنك صناعة خاتم للزواج من أنسجة عظام الشخص الذي تحبه نفسه
    Ve sana vereceğim bir sonraki hediye düğün yüzüğü olacak. Open Subtitles ستكونين زوجتي والهدية التالية التي سأقدمها لكِ هو خاتم زواجك
    Bana hediye edilen küçük altın bir yüzük için dövüşmüştük. Open Subtitles تعاركنا من أجل خاتم ذهبى ضئيل الذى كان هدية لى.
    Ona elmas bir yüzük alamadığım için ucuz olduğumu söyledi. Open Subtitles لقد قالت اننى بخيل لأننى لم أشترى لها خاتم ماسى
    Cathy annenizin yüzüğünü beğenmediğini, o yüzden yüzüğü bizim alabileceğimizi söyledi. Open Subtitles كاثي اخبرتني أنها لم تحب خاتم أمك واننا نستطيع ان نأخذه
    Bazen, yakalanamayacak bir kadını yakalamanın tek yolu ona nikah yüzüğü vermektir. Open Subtitles أحيانا الطريق الوحيدة لنيل امرأة صعبة المنال أن تعرض عليها خاتم الزواج
    Bazen, yakalanamayacak bir kadını yakalamanın tek yolu ona nikah yüzüğü vermektir. Open Subtitles أحيانا الطريق الوحيدة لنيل امرأة صعبة المنال أن تعرض عليها خاتم الزواج
    İyi bir nişan yüzüğü arayan birini tanıyorsan Carl'a söyle. Open Subtitles أعرف, إذا كان لديك أى شخص يريد خاتم خطوبه جميل؟
    Bana gerçekten $20,000'lık yüzüğü $10,000'a verecek. Buna inanabiliyor musun? Open Subtitles سيعطيني خاتم قيمته 20 ألف بـ10 ألآف هل تصدق هذا
    yüzüğü yokmuş, o yüzden annemin parmağına keçeli kalemle bir tane çizmiş. Open Subtitles لم يكن لديه خاتم لذا رسم خاتما على اصبعها بواسطة قلم تخطيط
    Çantamı kaybettiniz ve içinde 2 karatlık elmas yüzük var! Open Subtitles لقد أضعتم حقيبتى و بداخلها خاتم ماسى عيار 2 قيراط
    Her parmağında bir yüzük var, yüzük parmağın hariç, ha? Open Subtitles هناك خاتم فى كل أصبع ما عدا هذا الحزين لماذا؟
    Bak, Glen harika biri ama bu parmağında yüzük yok. Open Subtitles ان جلين رائع ولكن لا يلبس خاتم فى هذا الاصبع
    Parmağında yüzük yoktu ve bir kocası olduğundan da hiç bahsetmedi. Open Subtitles لم تكن تلبس خاتم زواج. ولم يكن هناك أي ذكر للزوج.
    Onun, İslami kuralların yasakladığı altın bir yüzük taktığından ve FBI'ın onu tanımlarken bu hususa değinmediğinden söz etmeye bile gerek yok. Open Subtitles بدون الحاجة لذكر أنه كان يلبس خاتم ذهبى وذلك محرم حسب الشريعة الأسلامية ولم يذكر أبدا فى وصف مكتب التحقيقات الفدرالى له
    gelmediği sürece bir nişan yüzüğünü... asla satın almayacağını söyleyen biri sendin. Open Subtitles أنك لن تشتري خاتم خطوبة إذا لم يأتي من ماكينة كرات العلكة
    Biri seni durdurursa de Kral Horik'in yüzüğünü taktığını söyle. Open Subtitles اذا اوقفك اي احد فلتخبره بأنك تحمل خاتم الملك هوريــك
    Tabii. Benim verici yüzüğüm de ısınmadan çalışmaz. Open Subtitles بالطبع، خاتم حل الشيفرة يجب أن يكون حامياً أيضاً طوال الوقت
    Elimizde olmayan o çok değerli kitabı açan bir yüzüğün var. Open Subtitles لديك خاتم يفتح كتاب غالي جداً والذي لا نملكه في الاصل
    Teknemizi, Jared'ın para koleksiyonunu hatta nişan yüzüğümü bile sattık. Open Subtitles لقد بعنا قاربنا ومجموعة القطع النقدية لجاريد خاتم زواجي ايضاً
    Cihaz çalışıyor. Marshall bunun Dahlgren'in yüzüğünün aynısı olduğunu söyledi. Open Subtitles مارشال يقول أن هذا نسخة طبق الأصل من خاتم دالجرين.
    Alyansların nişan yüzüğüne uyması lazım. Ee, o neye benziyor? Open Subtitles يجب أن يلائم خاتم الزفاف خاتم الخطوبة، فما رأيك بهذا؟
    Ayrıca arama izni de çıkartıyoruz. Platin bir alyans arıyoruz. Open Subtitles كما أنّنا سنستصدر مذكّرة تفتيش، نبحث عن خاتم زواج بلاتينيّ
    Eğer parmağıma takmayı kabul edersem o mermiyi bir yüzüğe taktıracağını söyledi. Open Subtitles عرض وضع تلك الرصاصة على خاتم إنْ قبلت أنْ أضعه في إصبعي
    Bu da, yine, çelik somunları olan bir çelik halka. TED حسنا، هذا، مجددا، مجرد خاتم، خاتم فولاذي بعقد فولاذية.
    İyi, o zaman kralın uyuşturucu halkası hala aktif gemektir. Open Subtitles يعني ذلك أيضا بناء خاتم الملك المخدرات لا تزال نشطة.
    - Sahte yüzük. - Evet. Deden cam bir yüzükle evlenme teklif etmiş. Open Subtitles هذا صحيح، طلب الجد الزواج بجدتكِ بإستعمال خاتم مزيف.
    alyansı unuttuğun tek yer orası değil. Open Subtitles ليست المرة الوحيدة التي تنسين بها خاتم زواجك
    Tek farkı bu kudretini yüzükten değil müdür yardımcılığından alıyor. Open Subtitles مثل اللورد المظلـم ساروون, إنهم من ملك الخواتم, و لكن بدلا من خاتم القوة, انه يسيطر على المساعد

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد