| Size Pat'in arabasını getirdim. Sizi bir arkadaşının evinde bekliyor. | Open Subtitles | جلبت بات العربة وفريق لك هي منتظرة في بيت صديقِ |
| Bize hizmet etmek istiyorsan beni Kikui'nin evinde görmeye gel. | Open Subtitles | إن كنت ترغب بخدمة عشيرة. تعال وقابلني في بيت المراقب |
| O zamandan beri, bu papaz evinde sessiz ve mutlu bir hayat yaşadık. | Open Subtitles | منذ ذلك الحين و عشنا في هدوء و حياة سعيدة في بيت القس |
| Aranızda kaç kişinin, Çamurdan bir evde yaşama deneyimi var? | TED | كم شخصاً منكم هنا جرّب العيش في بيت من الوحل؟ |
| İlk altı ay, parkın yakınındaki küçük bir evde yaşadık. | Open Subtitles | ومن اول ست أشهر عشنا في بيت صغير بجانب المنتزه |
| Glory'nin evinde Ben'in odasını buldum. Pek bir şey öğrenemedim. | Open Subtitles | لقد وجدت غرفة بين في بيت جلوري ألم تتعلم الكثير؟ |
| Ben burdayım, Tanrının evinde, önceki gün tam olarak olanları size anlatmak için | Open Subtitles | أنا هنا في بيت الله لأشرح لكم الحقيقة عما حدث بالضبط يوم أمس |
| - Evet baya sinirlendi, ama bilirsin, bunu annesinin evinde yapmamalıydım. | Open Subtitles | لقد كانت مجنونة تماما , لكني لم أفعلها في بيت أمها |
| - Evet baya sinirlendi, ama bilirsin, bunu annesinin evinde yapmamalıydım. | Open Subtitles | لقد كانت مجنونة تماما , لكني لم أفعلها في بيت أمها |
| Hatta Fransa'nın en büyük liderinin evinde bulunma onurunu bile verdiler. | Open Subtitles | لالقى شرف ان اكون السفير في بيت القائد العظيم لكل فرنسا |
| Aşkı hiçbir zaman bitmedi ne koruyucu ailelerde ne de ıslah evinde. | Open Subtitles | ولم يتوقف شيئاً من هذا ليس في بيت نشأتها او في الاصلاحية |
| Evet, kimse o şeyin oyun evinde ne aradığını bilmiyordu. | Open Subtitles | لا أحد يعلم لم كان ذلك الشيئ في بيت الألعاب.. |
| Adamım, grup evinde, tek sahip olduğumuz kırık boyalar ve kuru yapıştırıcılardı. | Open Subtitles | في بيت المجموعة كل ما حصلت عليه طباشير مكسورة, وبعض اعواد الغراء |
| Küçük bir evde yaşamak isterdim, ikimize yetecek kadar bir evde. | Open Subtitles | أنا أرغب ان أعيش في بيت صغير فقط يسعنا نحن الاثنين |
| Annem bunu Shadowbrook Yolundaki eski bir evde bulduklarını söyledi. | Open Subtitles | امي قالت بأنهم وجدوها في بيت قديم على طريق شادوبروك |
| Onunla güvenli bir evde buluştum, ama saldırıyı gerçekleştirmek için yola koyuldu bile. | Open Subtitles | لقد قابلته في بيت امن ولكنه كان في طريقه بالفعل لمكان الهجوم التالي |
| - Geç saatte ev göstereceğimi söyleyip . Larson Yolu'ndaki evde James'le buluşurdum. | Open Subtitles | كنت أقول له أني سـأضطر للعمل متأخرة لذا أقابل فينس في بيت لارسـون |
| Adaletin evine olan... borcumu ödedim ama kimse bana adil davranmadı. | Open Subtitles | اقضي وقتي في بيت العدالة ومع ذلك ليس هناك عدالة لي |
| Annemlerin evindeki dolaba koydum ama bir şey olmaz, ışığı açık bıraktım. | Open Subtitles | إنهم في خزانة في بيت والديّ ولكنهم بخير لقد تركت الأضواء تعمل |
| Sanırım onu bir genelevde yakalamış olmamın da bir önemi yok. | Open Subtitles | أعتقد أنه لا يهم أني كشفته في بيت دعارة بوسط المدينة. |
| Dinle, Soprano'ların evindeyim. | Open Subtitles | إستمعْ، أَنا في بيت السوبرانو. وtony قليلاً الأخضر حول الخياشيمِ. |
| Patron, Ho Tung Evi'nde istediğimizi elde edemedik. | Open Subtitles | هي جميلة. الرئيس، نحن لم نحصل على طريقنا في بيت هو تونج. |
| 2 odalı bir evde yaşıyorduk ve yeşil bir Volvo'muz vardı, bir ev hanımı annemiz vardı, bu saçmalık çünkü o her zmaan çalıştı. | Open Subtitles | عِشنَا في بيت يتكون من غرفتين معيشتين لقد قدنا فولفو خضراء.. كان يجب علينا ان نبقي في البيت |
| Bu su beyfendinin Potomac'taki evindeydi Maryland'i bilenler icin soyledim | TED | لقد كان في بيت هذا الشخص في بوتوماك، لأؤلئك منكم الذين يعرفون ميريلاند. |
| Tanrının evindesin sen! | Open Subtitles | .انت في بيت الاله ، ايها الوثني |
| Evet. İyiyim. Tate'lerde hiç gerçek bir Şükran Günü geçirmedim. | Open Subtitles | نعم، أنا بخير، فقط لم أحظ بعيد شكر حقيقي في بيت تايت من قبل |
| Rocky ile beraber Lokensgardların evindeyiz ama burada kimse yok. | Open Subtitles | أنا مع روكي في بيت لوكينسجارد. لكن هناك لا أحد هنا. |