| Şehirde 2,300 kayıtlı taksi var, bir o kadar da kayıt dışı vardır. | Open Subtitles | يوجد 2,300 سيارة اجرة مسجلة فى المدينة و على الاقل مثلهم غير مسجل |
| Fare kapanına kayıt cihazım olmadan gideli bir hayli olmuştu. | Open Subtitles | مرت فترة طويلة منذ ذهب الى الحانة بدون مسجل الصوت |
| İşte Edison'un fonografı ile ses kaydetmenin ve kaydı oynatmanın bir gösterimi. | TED | هنا مثال لعملية تسجيل وإعادة تشغيل الصوت من مسجل إديسون. |
| Tom Dowd, sekiz-kanallı bir karıştırma konsolu, iki kaydedici ve mekanizmaları kurdu. | Open Subtitles | توم دوت بني مسجل شرائط ثمانية الوجه ، و مسجلين و المعمل |
| Boone emniyetinden Walter Morris adına kayıtlıymış. | Open Subtitles | مسجل باسم والتر موريس , شرطة مدينةِ بون. |
| ikincisi... bir ay önceden evlilik için kayıt gerekir. | Open Subtitles | ثانياً لكى تتزوج زواج مسجل يجب أن تحجز قبل موعد الزواج بشهر |
| Izu'nun hiç bir yerinde illegal televizyon yayını yapıldığına dair herhangi bir kayıt yok. | Open Subtitles | ليس هناك بث غير مسجل ليس قانوني في أي مكان في إيزو |
| Pudra bir kamera, ruj ses kayıt cihazı, çakmak ise bir USB hafıza sürücüsü. | Open Subtitles | الاكسسوار عبارة عن كاميرا, وأحمر الشفاة مسجل صوت, والقداحة عبارة عن ذاكرة خارجية توصل عن طريق ال يو اس بى. |
| Bu banknotun satıldığına dair bir kayıt yok. | Open Subtitles | ولم يحصل ابداً بيع علني مسجل لهذه الأوراق النقدية |
| Veya kayıt memuruyla kendim konuşurum. | Open Subtitles | سأكتب ملاحظه او سأتحدث مع مسجل الطلاب بنفسي |
| kaydı olabilecek bir adama 'kaydı yok' demeyeceğim. | Open Subtitles | أنا لن أعطي لشخص تقرير أنه غير مسجل لو كان عندي شك أنه ممكن يكون مسجل |
| Ve bizim, izini sürdüğümüz her insanın Motorlu Taşıtlar Dairesi'nin veritabanında kaydı vardır. | Open Subtitles | و كل شخص نتتبعه مسجل اسمه بقاعدة بيانات قسم المركبات |
| Babam Johannesburg'dan döner dönmez telefona bir ses kaydedici takmalıyız ve ne söylediklerini kağıda geçirmeliyiz. | Open Subtitles | عندما يعود بابا من جوهانسبرج يجب أن نضع مسجل على الهاتف ونطبع ما يقولونه على الصحيفة |
| Ancak aradığın numaralardan birisi birinin üzerine kayıtlıymış. | Open Subtitles | ولكن أحد الأرقام التي ،قمت بالإتصال بها .مسجل فعلاً |
| Burası senin evin değildi, anneme ait. | Open Subtitles | لم يكن هذا منزلك أبداً، إنه مسجل باسم أمي |
| Paranın geri kalanı, New York'taki kendi posta kutuma giden taahhütlü kargoda. | Open Subtitles | بقية المال بداخل طرد مسجل معنون لي علي صندوق بريد في نيويورك |
| Biliyorum bozuk plak gibiyim ama seni seviyorum ve seninle olmak istiyorum. | Open Subtitles | أنا أعلم أني أشبه مسجل مكسور و لكني أحبك و أريد أن أكون معك |
| kayda alacağım çünkü birisi seninle ne sebeple konuşursa konuşsun, kaydetmen gerekir. | Open Subtitles | يكون ذلك مسجل لأن ربما كان السبب عندما يتحدث الناس معك، نعم هذا صحيح |
| Seni anlıyorum ama burada açıkça yazıyor. Bu adrese 36 kutu Drano getirmem gerekiyormuş ve getirdim. | Open Subtitles | صندوق 36 اورد ان على ان هنا مسجل درانو سائل من |
| Bill Keeler, balkondan düşen adam kayıtlara geçmiş bir cinsel tacizciymiş. | Open Subtitles | بيل كيلر، لديك هبوط الرجل اتضح انه مسجل مرتكبي الجرائم الجنسية. |
| Arkadaşım, seslendirme çalışmalarım için bir teyp vermişti ve onu kaybetmiştim. | Open Subtitles | أعطاني صديقي مسجل شرائط للتدرب على تمثيل الأصوات و أضعتها |
| Benim burada kaydım yoksa sizin nasıl fişiniz oluyor? | Open Subtitles | لا ادري ان كان عندك، ولكن يجب ان يكون عندي مسجل هنا. |
| Vay canına, adamın üç tabanca ve iki tüfek ruhsatı varmış. | Open Subtitles | تمهل ، إنه مسجل لأجل 3 مسدسات وإثنين من بنادق الهجوم |
| Söylemeliyim ki Dizel, Tescilli seks suçlusu için bayağı bir burnun havada. | Open Subtitles | أتعلم أنا يجب أن أقول ديزل أنت معتد بنفسك بالنسبه لشخص مسجل كمعتدى جنسى |
| Silah işinde çıkmaz sokağa saptım. Kurbanımızın ruhsatlı silahıymış. | Open Subtitles | أجل لقد وصلت طريق مسدود مع السلاح لقد كان مسجل بإسم الضحية |