ويكيبيديا

    "يثق" - ترجمة من عربي إلى تركي

    • güveniyor
        
    • güvenmiyor
        
    • güvendiği
        
    • güvenir
        
    • güvenmez
        
    • güvendiğini
        
    • güvenen
        
    • güvenmesini
        
    • güvenmesi
        
    • güvenmedi
        
    • güvenmiyordu
        
    • güvenmediği
        
    • güvendi
        
    • güvenmeyen
        
    • güveni
        
    Çok uzun zamandır burada değilim ama anladığım kadarıyla burda kimse kimseye güveniyor. Open Subtitles أنا لم أكن هنا مده كافية ولكن يبدو أنه لا يثق أحد بأحد.
    Bizi Four Seasons'a götürürse işte o zaman bana güveniyor demektir. Open Subtitles عندما يأخذنا إلى فندق الفور سيزون بعدهـا نعرف انهُ يثق بي
    Çok uzun zamandır burada değilim ama anladığım kadarıyla burda kimse kimseye güvenmiyor. Open Subtitles أنا لم أكن هنا مده كافية ولكن يبدو أنه لا يثق أحد بأحد.
    Ben basitçe diyorum ki, eğer Valera gibi güvendiği biri, Open Subtitles انا ببساطة اقول اذا كان هناك شخص يثق به كفاليرا
    Ama tekrar ona güvenir mi diye soracak olursan Hiç sanmıyorum. Open Subtitles :لكن إن سألتني هل يثق بها مره أخرى؟ لا اعتقد هذا
    Öz annesine bile güvenmez. Sahip olduğu herşeyin bir koruması vardır. Open Subtitles وقال إنه لا يثق أمه كل ما لديه ،وقال انه الحراس.
    Baban beni hâlâ seviyor ve bana, senden daha çok güveniyor. Open Subtitles والدكِ لا يزال يُحبّني ويثق بي أكثر ممّا يثق بكِ بكثير.
    Mesela, kadınlar ve erkekler dijital ortamda farklı şekilde mi güveniyor? TED على سبيل المثال، هل يثق الرجال والنساء في البيئات الرقمية بشكل مختلف؟
    Biliyor musun, Sterling gibi zeki biri sana kesinlikle çok güveniyor, değil mi? Open Subtitles أتعلم بالنسبه لرجل ذكى مثل "ستيرلنج"، لابد وانه يثق بك، أليس كذلك ؟
    -Bir tek bana güveniyor. -Zavallıcık, ne kadar da mutsuz. Open Subtitles انه يثق بى انا فقط يبدو حزين , يا للمخلوق المسكين
    Görünen o ki, giyotin numarasını yapacak bu sarsılmaz ellerle güvenmiyor. Open Subtitles يبدو أنه لا يثق بهذه اليدين الثابتتين للعمل على خدعة المقصله
    Düke ihanet ettin, karısını çaldın... şatosunu aldın, artık kimse sana güvenmiyor. Open Subtitles أنت خدعت الدوق و سرقت زوجته أخذت قصره, الآن لا أحد يمكن أن يثق بك
    Bay Stevens da bir insan ve kendine güvenmiyor olabilir mi? Open Subtitles هل لأن السيد "ستيفينز" من لحم و دم ولا يثق بنفسه؟
    güvendiği insanlardan şüphelenmeye başlarsa, bu kamp kan gölüne döner. Open Subtitles إن شك فيمن يثق بهم فستسيل الدماء في هذا المخيم
    Papa, iyi niyetli insanlar arasındaki anlaşmaya güvenir. Open Subtitles البابا يثق في التفاهم بين الرجال ذوي النوايا الحسنة.
    Kimse, kim olduklarını bilmeden birine güvenmez yani gerçekten kim olduğunu biliyorsun. Open Subtitles لا أحد يثق بشخص دون العلم بمعرفته لذا أنت تعرِفُه معرفه شخصية.
    Bu insanların doktorlara mı, polislere mi daha az güvendiğini bilmiyorum. Open Subtitles لست مُتأكّدًا ممّا لا يثق به الناس أكثر، الأطبّاء أم الشرطيّين.
    Gerçekten benimle olmak isteyen birini buldum, bana güvenen. Open Subtitles لقد وجدت شخص من يريد حقاً أن يكون معي و يثق بي
    Doğru düzgün tıbbi malzemelerim olmadan hiçbir hastanın bana güvenmesini de bekleyemezdim. Open Subtitles لا اتوقع ان يثق فىً مرضاى لو لم يكن لدىً المعدات المناسبة.
    Ya bu oyunu da oynuyorsa iyi biri olması, herkesin ona güvenmesi sadece oyunu kazanmak içinse? Open Subtitles فمارأيكم إن كان يلعب هذه اللعبة بكونه رجل لطيف جداً والجميع يثق فيه وهذا فقط ليربح المسابقة
    Baban Hyman Roth ile iş yaptı, Hyman Roth'a saygı duydu, ama Hyman Roth'a asla güvenmedi, ne de Sicilyalı habercisi Johnny Ola'ya. Open Subtitles والدك تعامل معه و احترمه و لكنه لم يثق به أبداً و لا يساعده الأيمن جونى أولا الصقلي
    Onu KGB'nin elinden kurtardı ama CIA'e de güvenmiyordu. Open Subtitles لقد قام بتهريبها من المُعتقل ولكنه لم يثق بالإستخبارات المركزية أيضاً
    Başka bir kahraman polis, Süper Çocuk diye bilinen Murray Babitch arkadaşının ölümüne sebep olan sisteme güvenmediği için George Washington Köprüsü'nden atladı. Open Subtitles شرطي بطل آخر مياري بابيتش الملقب بالفتى الخارق لم يثق بالنظام الذي حطم صديقه وقفز من فوق جسر جورج واشنطن
    Babam ona güvendi, ve benimde güvenmemem için bir sebep göremiyorum. Open Subtitles إنه عمي الذي أنت تتحدث عنه والدي كان يثق به أنا لا أرسى سبباً لكي لا أثق به
    Yeni Dışişleri Bakanı Ernest Bevin komünistlere güvenmeyen, eski bir işçi sendikalıydı. Open Subtitles كان إرنست بيفن، وزير الخارجية الجديد، نقابيًا عماليًا محنكًا وكان لا يثق بالشيوعيين
    Birisinin büyük aile sırrını bana söyleyecek güveni olması güzel. Open Subtitles جميل أن أحدهم يثق بي بأسرار عائلته الخطيرة

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد