| Değilim. Ama o salondaki o gün zor bir gündü. | Open Subtitles | و لكن هذا اليوم هو أصعب يوم في صاله الالعاب |
| Evet Ama o cümle Nigel'ın karakterini çok iyi tanımlıyordu. | Open Subtitles | نعم، نعم. لكن ذلك الخَطِّ لذا بعناية عرّفَ شخصُ نايجل. |
| Ama o hep etrafta dolaşırdı. Mutlaka her şeyi görmüştür. | Open Subtitles | لكنه كان متوجداً هناك دائماً لابد أنه رأى الأمر برمته |
| Doğa bizi kandırmış olabilir Ama o kural hâlâ geçerli. | Open Subtitles | ربما الطبيعة تنقلب علينا ولكن هذا القانون ما زال صحيحاً |
| Konuşmak istemiştim Ama o kendi arkadaşlarıylaydı ben de kendi arkadaşlarımla. | Open Subtitles | اردت التحدث اليها و لكنها كانت مع صديقاتها و انا بمفردي |
| Eskiden ciddiydi.Yani en azından ben ciddiydim. Ama o ciddi değildi. | Open Subtitles | حسنا، لقد كان جديا على الأقل أنا كنت، لكنه لم يكن |
| Ama o güç de kendine özgü bilimsel meselelerle geliyor. | TED | لكن هذه الطاقة تأتي مع حاضنها الخاص في الامور العلمية |
| Aile veya para züppesi değildi, Ama o bir züppeydi, tamam. | Open Subtitles | لم نكن عائلة متكبرة أو متكبرون بالمال و لكنه كان متكبراً |
| Dünya Savunma'da sürekli hazırda bekleyen bir filomuz var, Ama o kuşlar sadece önleme uçağı olacak şekilde donatıldılar. | Open Subtitles | لدينا سرب دائم مستعد للدفاع عن الأرض لكن تلك الطائرات لم تجهز لأي شيء أكثر من كونها مقاتلات اعتراضية |
| Ritchie bu işe kendi girmek istedi. Ona yardım ettim, Ama o istedi. | Open Subtitles | ان ريتشى هو الذى اراد هذا العمل, انا ساعدته فقط, ولكنه كان يريده |
| Affedin beni Leydim Ama o adam... On iki defa karşılaşma yaptı. | Open Subtitles | عذراً , سيدتي ,لكن هذا الرجل استمر في الدائرة إثني عشرة مرة0 |
| Ama o benim kardeşim olsaydı, sorunun üstesinden gelmeye çalışırdım. | Open Subtitles | لكنت بحثت عن طريقة لتسوية الأمور. لكن هذا أنا فقط. |
| Oğlumu da öldürecektim, Ama o kadar da kolay değildi... | Open Subtitles | وكنت سوف أقتل أبنى أيضا لكن ذلك لم يكن بالسهوله |
| Ama o anda aklıma geldi. Nereden bedava pizza bulabileceğimi biliyordum. | Open Subtitles | لكن ذلك أعطاني فكرة عرفت من أين يمكنني الحصول على بيتزا |
| Ama o... o katillerin beni öldürmediklerinden emin olmak için oradaydı. | Open Subtitles | لكنه كان الطبيب الذي من المفترض أن يحرص إلّا يقومون بقتلي. |
| Evet Ama o sizin 25 milyon dolarlık devlet ihalesini aldığınız zamandı. | Open Subtitles | أجل، ولكن هذا حدث عندما كان لديك مناقصة حكومية ب25 مليون دولارًا |
| Gelmeyişim çok insanın hoşuna gitmedi, Ama o benim kızkardeşim. | Open Subtitles | كان هناك العديد ممن ينوبون عني و لكنها كانت اختي |
| Hiç söylemedi. Ben ona söyledim Ama o bana söylemedi. | Open Subtitles | لم يقلها أبداً لقد أخبرته بها، لكنه لم يقلها لي |
| Sağulun Ama o top gerçekten de Bebek Ruth imzalı. | Open Subtitles | هذا كرم منك, لكن هذه الكرة موقعة من روث حقيقة |
| Babamın yardımını çaresizce istiyordum Ama o pragmatik düşüncenin mucidi gibiydi. | Open Subtitles | كنت شديد الحاجة لمساعدة والدى و لكنه كان ملك التفكير العملى |
| Üstünde ne kadar kaldı bilmiyorum Ama o ilaçlar ucuz olmaz. | Open Subtitles | أنــا لا أعرف كيف حصــل عليه، لكن تلك العقاقير ليست رخيصة |
| Pek uygun bir zaman değil biliyorum Ama o konuda çok ketumdu. | Open Subtitles | أعني, أعلم أنه وقت غريب ولكنه كان سريا للغاية لفترة من الزمن |
| Axel, seni benim o olduğuma inandırmak istiyor Ama o ben değilim. | Open Subtitles | اكسيل يريدك ان تعتقدي انه انا من فعل ذلك,ولكن ذلك ليس صحيح |
| Anne ve babası naziymiş Ama o buraya geldiğinde sekiz yaşındaymış. | Open Subtitles | والداها كانا نازيين، لكنّها كانت تبلغ 8 سنوات عندما جاؤوا هنا |
| Ama o sıcak kumlar, masmavi deniz. | Open Subtitles | ولكن تلك الرمال الساخنة والمياه الزرقاء هذا ما أُحب |
| Sabah olunca arayacağını biliyordum Ama o gece hayatımda geçirdiğim en üzgün ve en uzun gecelerden biriydi. | TED | كنت أعرف أنه سيتصل في الصباح، ولكن هذه الليلة كانت واحدة من أطول وأحلك أيام حياتي. |