| Arabayla buraya kadar geldi, belki bir kez daha denemek istiyor. | Open Subtitles | لقد رغب في الحضور إلى هنا ربما يود المحاولة من جديد |
| Biraz daha inançlı halde bir daha denemek ister misin? | Open Subtitles | هل تريدين أن تعيدي المحاولة مع المزيد من الادانة ؟ |
| Cevap geliyor: 3 Cevap geliyor: 2 Cevap geliyor: 1 Körü körüne farklı kombinasyonlar denemek sonsuza dek sürer. | TED | الإجابة بعد: 3 الإجابة بعد: 2 الإجابة بعد: 1 سيستغرق الأمر للأبد إن حاولت تجربة تركيبات مختلفة للأرقام عشوائيًا. |
| O yüzden. Ama neden sen denemek istiyorum ağızlarıyla borçlanma kılavuz? | Open Subtitles | حسناً إذاً, ولكن هل تريد أن تجرب نصائحهم بشأن الجنس الفموي؟ |
| - Belki de bu ilk sefer için çok fazla oldu. - denemek zorundayız. | Open Subtitles | ـ ربما هذا كثيراً جداً على رحلة واحدة ـ علينا أن نحاول |
| Şansını kaçakçılıkta denemek istemişti, ama gerçekten de bu işe hiç yeteneği yoktu. | Open Subtitles | التي ﺄزدهرت في شبكة نيـو ريو. أردتُ ان أجرب يدي في مجال التهريب, |
| Yapıştırıcı beyinde kullanım için tasarlandı ama ben kalbinizde denemek istiyorum. | Open Subtitles | الغراء صمم كي يستخدم في دماغك، لكنني أريد تجربته في قلبك. |
| Bağları çözüp denemek istiyorum. - Olmaz. - Bilincini zapt ediyor olabiliriz. | Open Subtitles | كلا، لا يمكنه رفع يده، إنها الزاوية أريد المحاولة ثانيةً دونما تصفيد |
| Oscar'a, profesyonel bir kariyere adım atmayı denemek istediğimi söyledim. | Open Subtitles | أخبرت أوسكار أنــي أرغب في المحاولة للحصول على مهنة كمحترفة |
| O, bir sanatçı olarak boşluk sayesinde gelişiyordu ve benim işimse denemek ve sürdürmekti. | TED | تعلمون، كان يشارك كفنان من خلال المكان، وكانت وظيفتي المحاولة والمواكبة. |
| Ağrıyı hisseden hasta üzerinde yeni bir migren ilacı denemek yanlış olur. | Open Subtitles | من الخطأ تجربة دواء يمنع الصداع النصفي على شخص لا يشعر بالألم |
| Hayır, iki gündür ön kapıyı denemek hiç aklımıza gelmedi. İyi ki geldiniz! | Open Subtitles | لا، خلال يومين لم يخطر ببالنا تجربة الباب الأمامي شكرا لله أنك هنا |
| Bir şeyi denemek ve başarısız olmakta hiçbir yanlış yok. | Open Subtitles | ليست هناك خطيئة ما في تجربة شيئاً ما، والفشل فيه. |
| Belki belindeki silahla şansını denemek istersin. | Open Subtitles | قد تريد أن تجرب حظك من جديد مع هذا السلاح .. |
| Yeni biftek ve peynir turtamızı denemek istermisiniz? | Open Subtitles | هل تودّ أن تجرب لحم بقرنا الجديد وفطيرة بالجبن على العصا؟ |
| - denemek görevimiz. Zaman harcamak ve bir hiç uğruna ölmek de mi öyle? | Open Subtitles | مهمتنا هى أن نحاول وتهدرون وقتكم بلا سبب |
| ..uzun bir zaman için. Sadece, New York'u denemek istedim. | Open Subtitles | لقد كنت هناك لوقت طويل ثم قررت أن أجرب نيويورك |
| Bugün işyerinden biraz ot aldım, denemek isterseniz. | Open Subtitles | حصلت على بعض الحشيش في العمل اليوم , إذا تودون تجربته |
| Başka bir ülkedeki iş için şu an uygun zaman, mesela o staj için, denemek istediğiniz yeni bir iş için. | TED | لذا الآن هو الوقت المناسب لذلك العمل في الجهة الأخرى من البلد، لذلك التدريب، لهذه البداية التي تودين تجربتها. |
| Fakat emin olun bunları gerçekleştirmek için denemek zorundaydık. | TED | ولكن أعدكم، مهما كان الأمر، كان علينا التجربة للوصول. |
| -Biliyorum. Sana aldığım o hapları denemek ister misin? | Open Subtitles | اسمعي لم لا تجربي الدواء الذي اشتريته لك ؟ |
| Ya şu an manyetik alana doğru ilerliyorsan Ben şansımı denemek zorundayım | Open Subtitles | ربما تكون تسافر فى مشار المجال المغناطيسى يجب ان اجرب هذه المخاطره |
| Hayır, hayır, hayır. Yeni birini denemek istediğime kara verdim. | Open Subtitles | لا، لا، لقد قررت فقط بأنني أرغب بتجربة شخصاً جديد |
| İzninizle denemek istiyorum. Haftada bir mektup. | Open Subtitles | أود المحاوله بعد اذنك خطاب واحد كل اسبوع |
| Başka isimler denemek, art arda. | Open Subtitles | أن نجرب أن نناديه بأسماء أخرى. اسم بعد أخر |
| - Satmayı denemek istermi? | Open Subtitles | أعني، مذ أنه جيد جدًا، بأن يجرب بأن يبيع ؟ |
| Yeni bir parfüm denemek ister misiniz? | Open Subtitles | أعذرني سيد، هل تود تجربه عطر جديد اليوم؟ لا .. |