| Teşekkürler. Tekrar alanı keşfetmekle ilgili, veya alan içindeki çizgiler. | TED | شكراً. واللتين سـ تكتشفان المساحة او الخطوط الموجودة في المساحة |
| Her yıl büyüdüğü yeri hatırlayıp yardım ettiğiniz için çok Teşekkürler. | Open Subtitles | شكراً لكِ كثيراً على تذكّـركِ و مساعدتكِ للمكان الذي تربَّـت بهِ |
| - Tüyo için Teşekkürler, patron. - Hepsi bu değil. | Open Subtitles | شكراً على المعلومة , يا زعيم هذا ليس كل شئ |
| Tommy Mizzone: Çok Teşekkürler. Burada olduğumuz için çok heyecanlıyız. | TED | تومي مزون: شكرا جزيلا لكم. نحن متحمسون جداً لوجودنا هنا. |
| Hepsi bu kadar Teşekkürler. Sayın Yargıç, size bu silahı göstermek istiyorum. | Open Subtitles | هذا كل شيء، شكرا لك فضيلتكم، اود ان اعرض عليكم هذا المسدس |
| Benim için büyük şeref, Bay Bond, Bayan Anders'e Teşekkürler. | Open Subtitles | انة لسرور عظيم لي، سّيد بوند، شكراً إلى الآنسةِ أندرس. |
| Teşekkürler, ama acil haberler taşıyorum ve yoluma devam etmem gerek. | Open Subtitles | شكراً لك، ولكني أحمل إرساليات هامة ويجب أن أستمر في طريقي |
| Teşekkürler, baba, fakat D eksinin bir bölümü Tanrı'ya ait. | Open Subtitles | شكراً يا أبي، ولكن الفضل في نجاحي يعود إلى الله |
| Teşekkürler bayım, tekrar hatırlatmak istiyorum... 21 yarışmasının soruları her hafta, program saatine kadar... bir Manhattan bankasının kasasında saklanıyor. | Open Subtitles | شكراً يا سادة تذكروا، أسئلة برنامج 21 يتمّ تأمينها كلّ أسبوع في.. في خزنة مصرف مانهاتن حتى ماقبل وقت العرض |
| Teşekkürler. Şana da, baba. Geri aldın, söz verdiğin gibi. | Open Subtitles | شكراً ، وشكراً يا أبي لقد استعدته ، مثلما وعدتني |
| Teşekkürler. Bugün burada bulunmamızın nedeni, görkemli cemiyetimizin 1500. yıldönümünü kutlamak. | Open Subtitles | شكراً لكم ،الليلة نحن هنا لنحتفل بدوام مجتمعنا لـ 1500 سنة |
| İyice garipleşmeye başladı ama Teşekkürler, bowling salonunda çalışmaktan keyif alıyorum. | Open Subtitles | الأمور تتلخص بسرعة، لكن شكراً أنا أتمتع بالعمل في نادي البولينق |
| Teşekkürler, evlat. Şimdi normal giyinmeyi bırakmanın zamanı gelmiş midir? | Open Subtitles | شكراً يا بنيّ، هل يمكنك أن تقلع عن السباب الاعتيادي؟ |
| Teşekkürler.İçeri gönder ve onlara söyle direk bana rapor verecekler. | Open Subtitles | شكراً لك, أرسله إلي و أخبريهم بأن يقدمواتقاريرهم لي مباشرة |
| Bir klişe olmayacağım. Sadakan için Teşekkürler, ama sağ ol, almayayım. | Open Subtitles | لن أكون متصدّق عليها, لذا شكراً على منحتكِ, لكن لا شكراً. |
| İyiyim, Teşekkürler. Acaba beraber yemek yiyebilir miyiz diye sormak istedim. | Open Subtitles | بخير، شكرا لك، كنت أتسائل إن كان يمكن أن نتغدى سوية |
| Teşekkürler. Her neyse, sadece Oliver ve ben evde olacağız. | Open Subtitles | شكرا , بأي حال , سنكون أنا واوليفر لوحدنا هنا |
| - Yardım ettiğin için Teşekkürler. - Arabayı sürelim mi? Açlıktan ölüyorum. | Open Subtitles | شكرا لك على مساعدتي و الان جر تلك العربه انا اتطور جوعا |
| Harika gece için Teşekkürler, Martin. - Seni sonra ararım. | Open Subtitles | ـ شكرا على الامسية اللطيفة مارتن ـ ساتصل بك لاحقاً |
| - Savcının raporunun bir kopyasını istemişsiniz. - Evet. Teşekkürler. | Open Subtitles | لقد أردت نسخة من تقرير القاضى صحيح ، شكرا لك |
| Neden gidip babanla ya da başka bir şeyle dövüşmüyorsun? Teşekkürler. | Open Subtitles | لمَ لا تذهب وتتدرب مع والدك أو شيء ما، شكرًا لك |
| Miguel Nicolelis, teşekkür ederim. MN: Teşekkürler Bruno. | TED | ميغويل: أشكركم. أشكرك برونو. شكرًا لكم. |
| ve biz önümüzdeki sene bunu ilk kez Birleşik Devletler'e getirmeyi istiyoruz, o yüzden bize şans dileyin. Teşekkürler. | TED | وسوف نحضره السنة القادمة للولايات المتحدة الأمريكية للمرة الأولى .. لذا تمنوا لنا الحظ شُكراً |
| Onlara şimdi geldiğimi söyle. Teşekkürler, bayan Moore. Sizi durumdan haberdar edeceğiz. | Open Subtitles | مقارنه لعيوب موكلك الجسديه. اشكرك يا مس مورو سأخبرك التفاصيل عند حدوثها |
| Bu röportaj için Teşekkürler. Ben Roxanne Simpson. Görüşmek üzere. | Open Subtitles | شكر لكشف البيانات روكسان سيمبسون مباشر في مرحلة من رأى |
| Tavsiye için Teşekkürler ama artık işi kendimiz halletmek istiyoruz. | Open Subtitles | أقدر بصيرتك هذه ولكننا نريد تولي الأمور من هنا بأنفسنا |
| Yerel güvenliğe Teşekkürler, üniversite kampüsünde olmak elektronik tasma takmak gibi bir şey. | Open Subtitles | حسنا، بفضل الأمن الداخلي أن تكون في حرم جامعي كأنك تلبس سوارا إلكترونيا |
| Hoşça kal Arthur. Bütün sıkı çalışman için tekrar Teşekkürler. | Open Subtitles | وداعا آرثر وشكرا لك مرة أخرى من أجل عملك الجاد |
| Tek bilmeniz gereken: ben; "Teşekkürler" osuran "lütfen" yiyen bir kibarlık canavarıyım, hanımefendi. | Open Subtitles | كل ما عليك معرفته أنا وحش مهذب يأكل الرجاء و يخرج الشكر سيدتي |
| Şu an toplantıdayım. Lütfen mesaj bırakın, Teşekkürler. | Open Subtitles | أنا في اجتماع، اترك رسالتك من فضلك، شُكرًا لك. |
| - Gitmem gereken bir öğrencim var ama teklif için Teşekkürler. | Open Subtitles | حسنا, انا لدي .. انا لدي زبون الآن لكني اقدر عرضك |
| Bana en kısa zamanda dön. Teşekkürler, dostum. Şimdiden sağ ol. | Open Subtitles | عاود الاتصال بي حالما تستطيع شكراً يا صديقي، أقدّر لك ذلك |