| Vladimir, sana güvenmiştim. Sense ailene ve bana bunu yapıyorsun. | Open Subtitles | فلاديمير , لقد وثقت بك الان تفعل هذا بعائلتك وبي |
| Ve sen de bunu günde 20 kere yapıyorsun. Bana maval okuma. | Open Subtitles | و أنت تفعل ذلك عشرين مره فى اليوم لذلك لا تسمعنى هذاالهراء |
| Ve sen de bunu günde 20 kere yapıyorsun. Bana maval okuma. | Open Subtitles | و أنت تفعل ذلك عشرين مره فى اليوم لذلك لا تسمعنى هذاالهراء |
| Dad, burada ne yapıyorsun? O kadar utandım ki, ölebilirim! | Open Subtitles | ابي ماذا تفعل هنا انا محرجة لدرجة اريد ان اموت |
| Orada ne yapıyorsun? Eve çişini yapmak için mi girdin? Hayır. | Open Subtitles | ماذا تفعل هناك هل اقتحمت منزلى لتتبول فقط لا فى الحقيقه |
| Bizi bir dakika yalnız bırakır mısın? Ne yapıyorsun, Joe? | Open Subtitles | هل يمكنك أن تتركينا بمفردنا دقيقة؟ ماذا تفعل يا جو؟ |
| Bu bir yanıt değil. Sen limuzin şoförüsün. Ne yapıyorsun? | Open Subtitles | هذا ليس جوابا، أنت سائق السيارة ماذا تفعل أنت هنا؟ |
| - Onlar orada değildi anlamına gelmez. - Neden bunu yapıyorsun? | Open Subtitles | هذ لا يعني أنهم لم يكونوا هنا لمَ تفعل هذا ؟ |
| Çitin üzerinden bakan komşu kadın, sormuş: "Küçük Johnny, orada ne yapıyorsun?" | Open Subtitles | فنظرت إليه الجارة عبر السور وقالت له ماذا تفعل يا جوني ؟ |
| Kes! Ne yapıyorsun, serseri, en iyi sahnemi bok ettin. | Open Subtitles | اقطع , ماذا تفعل ايها الاحمق لقد افسدت احسن لقطاتي |
| Hayvan bakıcılığının bir yönü de bu. Sen ne iş yapıyorsun? | Open Subtitles | هذا جانب صغير من تجميل الحيوانات الأليفة ماذا تفعل أنت ؟ |
| Eğer onu suçlamaya niyetliysen diye uyarıyorum... Öyle yapıyorsun zaten. | Open Subtitles | اقترح انه اذا كنت تنوي تهمته عليك ان تفعل ذلك |
| Hayır, hayır bunu açıklamana gerek yok. Sen doğru olanı yapıyorsun. | Open Subtitles | لا، لا، لا حاجة للشرح، أنت تفعل ذلك على الطريقة الصحيحة |
| Kevin, neredesin ve ne yapıyorsun bilmiyorum, ama sana ihtiyacım var. | Open Subtitles | لا أعلم أين أنت أو ماذا تفعل كيفن لكني أحتاج إليك |
| Kimin ne düşündüğü umursamadan her zaman, her şeyi istediğin şekilde yapıyorsun. | Open Subtitles | تفعل دائماً كل شىء بالطريقه التى تريدها و لا تكترث لأى أحد |
| Hala bir şeyi yanlış yapıyorsun. Bu herkesin yaptığı hata. | Open Subtitles | مازلت تفعل شيء وحدي بطريقة خاطئة هذا ما يفعل الجميع |
| Bu uygulamanın daha az olumlu uygulamalar için kullanılmasını önlemek için neler yapıyorsun? | TED | ماذا تفعلون لمنع استخدام هذه التكنولوجيا ربما لتطبيقات أقل إيجابية؟ |
| Bir şeyler istediğin gibi olmadığında, sen de bunu yapıyorsun. | Open Subtitles | عندما لا يحدث الشيء كما تريد، أنت تعمل هذا أيضا |
| Margaret, o lanet tuvalette ne yapıyorsun? | Open Subtitles | مارجريت، بِحقّ الجحيم ما تَعْملُ في ذلك المرحاضِ؟ |
| Sen çok daha zorunu yapıyorsun. Dev dalgaların içinde kano kullanıyor! | Open Subtitles | .أنت تقوم بأشياء أصعب بكثير إنه يركب الأمواج على قارب شجري |
| Bunu hep beni sikmek istediğin için yapıyorsun, değil mi? | Open Subtitles | أنت ستفعل هذا لأنك دائماً تريد أن تضاجعنى، أليس كذلك؟ |
| Tamam. İşini yapıyorsun ve elbise senin oluyor. At gitsin. | Open Subtitles | عليك ان تفعلي الشيء عليك اللباس , وبعدها ارميها بعيدا |
| Bunu uzun süredir yapıyorsun, hala kurucu ve başkan olarak oradasın. | TED | كنت تقومين بهذا منذ وقت طويل، وما زلت هناك كمؤسسة ورئيسة. |
| Fakat sen bu yaptıklarını ... anlamadığın için mi yoksa korkutuğun içinmi yapıyorsun | Open Subtitles | ولكن مهما فعلت لا يمكنك القبض عليها بسبب شئ انتَ لاتفهمه ولأنكَ مرعوب |
| Pazar günü ne yapıyorsun bilmiyorum ama yemek için babamların evine gideceğim. | Open Subtitles | لا اعلم ما تفعليه في يوم الاحد لكني اتجه لمنزل ابي للغداء |
| - Bu haftasonu ne yapıyorsun? - Senin yaptığını. Burada çalışıyorum. | Open Subtitles | ـ ماذا ستفعلين في عطلة نهاية الاسبوع ـ مثلك اعمل هنا |
| Hep büyük planlar yapıyorsun herkes heyecanlanıyor ve işlerini bırakıp sana geliyor. | Open Subtitles | أنت دائماً تصنع خطة عظيمة الجميع يتحمس لها ويتركون أعمالهم ويأتون إليك |
| bazen birizi zengin etmek için gereken ne varsa yapıyorsun. | Open Subtitles | أحياناً عليك أن تفعلى ما بوسعك للوصول الى شخص ما. |
| Hepsi bu değil buzkıracağı... Ne yapıyorsun, bayan garson Lady? | Open Subtitles | ليس الأفضل في التعارف كيف حالك أيتها الآنسة النادلة ؟ |
| Bugün on üç sene sonra kırk dört yaşındasın ve en iğrenç Meksika Hava Yolları'nda hosteslik yapıyorsun. | Open Subtitles | ..بعد 13 عام ، أنت في الرابعة والأربعين ..وأنت تعملين بشركة طيران المكسيك الصغيرة الحقيرة اللعينة |