| Ama kısa bir süre için Flavian İmparatorları savaş ve su akışlarını görkemli bir güç gösterisinde kontrol ettiler. | TED | ولكن لزمنٍ مختصر، سيطر أباطرة فلافيان على أمواج الحرب والماء من خلال عرضٍ رائع للقوة. |
| Bu yüzden sinyal sesinden sonra, kıskançlığınızı kontrol altına alın ve mesajınızı bırakın. | Open Subtitles | لذلك عندما تسمع الصوت سيطر على غيرتك و اترك رسالة |
| Bu yüzden sinyal sesinden sonra, kıskançlığınızı kontrol altına alın ve mesajınızı bırakın. | Open Subtitles | لذلك عندما تسمع الصوت سيطر على غيرتك و اترك رسالة |
| - Hayret bir şeysin Brian. Kendine gel. | Open Subtitles | يا إلهي، بريان، سيطر علي نفسك. |
| Anlayacağımız dilde virüs ağ üzerindeki tüm bilgisayarları ele geçirdi. | Open Subtitles | باللغة العامّية الشائعة، الفيروس سيطر على كلّ الحواسيب في الشبكة |
| Sayın meclis üyesi, bütün saygımla, kendinize hakim olun. | Open Subtitles | أحب اللوثريين مع كامل احترامي أيهـا المستشار سيطر على نفسك |
| Limanların bazılarını ve Hawaii'deki bazı inşaatları kontrol ediyor. | Open Subtitles | سيطر على بعض ميناء وبعض البناء في هاواي. |
| Mutlak kontrol sahibi olur ve güvenini kazanır. | Open Subtitles | ماذا لو هو من خلق شريكه ثم سيطر عليه؟ لابد من أنه يخضع لتحكم مطلق ويثق فيه |
| Yerleştirdiğin verici sayesinde SD-6'ya giden konuşmaları kontrol edebiliyoruz. | Open Subtitles | مرسل التأخير يتركنا سيطر على الإشارة. نحن لم نتركهم إسمع النداء. |
| Sınıfı kontrol altında tut. Terlediğini görmelerine izin verme. | Open Subtitles | سيطر على قاعة الدروس ولاتدعهم يشاهدون عرقك |
| Parmak uçlarınla kontrol edeceksin.. | Open Subtitles | سيطر عليه بأطراف أصابعك. لمس كل شيء حساس. |
| Ellerinin etrafındaki güçleri kontrol et... ve sınırlamalar kalksın. | Open Subtitles | سيطر على القوى التي حول يديك، والحدود ستصبح بلا صلة |
| Kendine gel, o evli. | Open Subtitles | سيطر على نفسك انها متزوجة |
| Kendine gel. Yok birşey. | Open Subtitles | سيطر علي نفسك انه بخير |
| - Çabuk kendine gel! | Open Subtitles | سيطر على نفسك هذا ما أقوم به |
| En sonunda, 1799 yılında ordu, ülkenin kontrolünü ele geçirdi. | Open Subtitles | فى النهاية ، بعام 1799 سيطر الجيش على قيادة البلاد |
| Kanunlar bir kenara atılmış, kabadayılar hakimiyeti ele geçirmiş. | Open Subtitles | حكم القانون قد غادر هذا المكان ولقد سيطر حكم الأدغال |
| Hristiyan Avrupa üzerine ki asır süren Osmanlı fetihlerinden sonra babası Afrika'da ve Arap Müslüman dünyasında yeni topraklara hakim oldu. | Open Subtitles | بعد قرنين من الفتوحات العثمانية في أوروبا المسيحية سيطر والده على أراضي جديدة عبر أفريقيا والعالم العربي الإسلامي |
| Bilincime hakim olduğunu söyleyebilirim. | Open Subtitles | كان وقودي وغرضي. أجرؤ على قول أنه سيطر على إدراكي. |
| Reklam maskotları şehri yakıp yıkarken şehirde panik havası hüküm sürüyor. | Open Subtitles | الهلع سيطر على سبرنقفيلد كعملاق يهيج الإعلانات جالبة الحظ خلال المدينة |
| Pym, kontrolü al ve şu şeyi Ultra City'ye çevir. | Open Subtitles | بام , سيطر على الطائرة وتوجه بنا الى آلترا سيتي |
| Dikkat ederseniz, bu şehirlerin tüm maddi ve manevi yaşamı onların hayatta kalmasını sağlayan tahıl ve hasat tarafından şekillendirilmektedir. | TED | لذلك, إن أحببتم, فإن جميع مظاهر الحياة الروحانية و المادية لهذه المدن سيطر عليها الحبوب و الحصاد اللذان حافظا عليهم. |
| O pis parmaklarını battaniyelerden çek... o veletlere de sahip ol. | Open Subtitles | إبعد أصابعك اللزجة عن الملآءات إذا لم تشتريها و سيطر على الأولاد |
| Duygularına hâkim ol. Duygularına hâkim ol! | Open Subtitles | سيطر على عواطفك سيطر على عواطفك |
| Ve kanser ciğerlerini tamamen sarana kadar da hiçbir şey belli etmedi. | Open Subtitles | لم يُبين لنا مرضه حتى سيطر السرطان كلياً على رئتيه |
| Beş gün içerisinde Çekoslovakya hükümetini komünistler devraldı. | Open Subtitles | في خمسة أيام فقط سيطر الشيوعيون على الحكم في تشيكوسلوفاكيا |