"çok büyük" - Translation from Turkish to Arabic

    • كبيرة
        
    • كبير
        
    • كبيراً
        
    • كبيرا
        
    • ضخمة
        
    • هائلة
        
    • كبيره
        
    • هائل
        
    • أكبر بكثير
        
    • ضخم
        
    • عظيمة
        
    • كبيرُ جداً
        
    • شاسعة
        
    • هائلاً
        
    • جسيم
        
    Sistem bilgisayar ağı üzerinden çok çok büyük dokümanları işleyebilme yeteneğine sahip idi. TED وكان النظام قادرا على القيام بأنظمة توثيق كبيرة جدا جدا عبر شبكات الحواسيب.
    Öncesi ve sonrasında kan örneğimi aldım ve çok büyük oksitosin sıçraması olmuştu. TED وأخذت عينة من دمي قبل وبعد ذلك، ووجدت قفزة كبيرة في مستوى الأوكسيتوسين
    ve zenginliklerin toplamı gerçekten çok büyük. Klasik bir ağ etkisi. TED ومقدار الثراء الناتج عن ذلك كبير جداً. فهو تأثير شبكي ممتاز
    Benim düşüncem şu ki, bu çocuklar üstünde çok büyük etkiler yaratabilirsiniz. TED لذا هذه هي فكرتي, أنه يمكنك التأثير بشكل كبير على هؤلاء الأطفال.
    Asla ama asla dokunulmaması gereken, çok büyük tehditkâr bir düğme gördüğümde... Open Subtitles لذا فعندما أرى زراً خطراً كبيراً يجب ألا يتم ضغطه أبدأً، أبداً
    Neden tava için çok büyük olduğundan dolayı butu suçluyorsunuz? TED لماذا تلومون قطعة اللحم على كونها كبيرة على الحلة ؟
    Fark edeceksiniz ki, ortada çok büyük bir boşluk var. TED ولكن الأمر أنه، ستلاحظون أن هناك فجوة كبيرة في المنتصف.
    Bunu yaparak sürüleri çok büyük bir hızla yok edebileceğimizi gösterdik. TED وقد أثبتنا إمكانية القيام بذلك وتقليل أعداد البعوض بسرعة كبيرة جدًا.
    çok büyük bir bahis değil. Şekerin o kadar iyi sayılmaz. Open Subtitles ليست هذه مخاطرة كبيرة فأن سكرك ليس جيداً إلى هذا الحد
    çok büyük birşey değil, ama... ..seni evde görmek çocukları da çok sevindirecektir. Open Subtitles ليست كبيرة الى حد ما, لكن الأطفال يفضلون أن تكون معهم في البيتِ
    Scully, eğer CIA'deki dostumuz haklıysa, bu çok büyük bir ulusal güvenlik komplosu. Open Subtitles سكولي، إذا صديقنا من وكالة المخابرات المركزية صحيحة، هذه مؤامرة أمن قومي كبيرة.
    Yukarı eyaletler çok büyük. O ise çok küçük. Farkı sen hesapla. Open Subtitles إن الريف كبير جدا ، و هو صغير جدا يصعب البحث عليه
    Radar ya da sonar yansıması da yok. Uzay çok büyük olmalı. Open Subtitles . لا إنعكاسات أو الرادار . لابد أن هذا الفضاء كبير جداً
    Tamam, bu ev çok büyük, ama çok da samimi. Open Subtitles بالتاكيد هذا البيت كبير لكنه بالرغم من ذلك يظل عميقاً.
    Küçük bir kız için çok büyük bir sır olduğunu düşünüyor. Open Subtitles هو اعتقدان هذا سوف يكون سر كبير جدا على فتاة صغيرة
    Fakat tümör çok büyük ve tehlikeli çok fazla ameliyat yapmaları gerekiyor Open Subtitles لكنة كبير جدا و خطر يجب عليهم اجراء العمليات اكثر من مرة
    - Harika görünüyor. H'nin çok büyük olduğunu düşünmüyor musun? Open Subtitles أوه، يبدو عظيما ألا ترى أن حرف الاتش كبير جدا؟
    Çünkü bu süreçlerin her biri çok büyük miktarda enerji üretiyordu. Open Subtitles لأنّ كلّ واحدة من تلك العمليّات تُنتج قدراً كبيراً من الطاقة.
    çok büyük bir para gibi geliyor; çok büyük bir para. TED يبدو هذا المبلغ كبيرا جدا ، نعم هو ضخم في الواقع.
    Gelecek sefer şehre geldiğinde, çok büyük olacağım ve yapmak istemeyecek. Open Subtitles عندما يعود للمدينة ثانيةً سأكون ضخمة البطن و لن يود ذلك
    Bu yaklaşıma, yaşayan organizma içinde biyoreaktör adını verdik ve bu yaklaşım sayesinde çok büyük miktarlarda kemik ürettik. TED وهذه المقاربة ندعوها المفاعل حيوي داخل الكائن الحي، وقد استطعنا أن ننتج كميات هائلة من العظام باستخدام هذه الطريقة.
    Başkan, çok büyük bir sorunumuz var. Open Subtitles عندنا مشكله كبيره .. البركان الي فيذاك بينفجر
    çok büyük bir fark. Değişik bir IQ puanı kümesi gibi bu. TED هذا هائل. هذا يماثل مستوي كامل مختلف من مستويات درجات إختبار الذكاء.
    Beton blok gibi transistör sizin çok büyük, çok karmaşık devreler yapmanıza tuğlalarla izin verecekti. TED مثل وحدات البناء، يسمح لنا الترانزستور ببناء دوائر أكبر بكثير وأكثر تعقيدا، وحدة كل مرة.
    çok büyük güçlerin var ve daha bunlarin... bazilarini kesfedebildin. Open Subtitles أنت لك قوى عظيمة فقط بعض منها قمت أنت باكتشافها
    Tamam, size anlatacağım şey çok büyük. Open Subtitles الموافقة، لذا، الذي أَنا حول لإخْبارك كبيرُ جداً.
    Bir gün gelecek, bir mikroskop ordusu çok büyük bir görüntü veri tabanı içindeki her nöronu ve her sinapsı tespit edecek. TED بإنه في يوم ما، أسطول من الميكروسكوبات سيلتقط كل خلية و إشتباك عصبي في قاعدة صور شاسعة المدى.
    O haklı, efendim. Sürücüde çok büyük bir güç birikimi tespit edildi. Open Subtitles إنه على حق سيدي ، تظهر وسائل التشخيص ارتفاعاً هائلاً في كهرباء المحرك الفوقي
    Bak, çok büyük bir hata yaptım. Asla ondan ayrılmamalıydım. Open Subtitles انظري ,لقد فعلت خطأ جسيم لم يكن من الصحيح ان انهي علاقتي بها

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more