| Bu araştırmayı bana bırak. Sana rapor vereceğim, tabi ki. | Open Subtitles | دع أعمال التحري لي، دعها لي سأبلغك بكل شيء بالطبع |
| bırak deneyeyim. Eğer yarın daha iyi olmazsam, o zaman çağırırız. | Open Subtitles | دعيني أجربه وإن لم أتحسن في الغد سنرى حينها ما نفعل |
| Beni sen tuttun. Şimdi peşimden gelmeyi bırak yoksa kızacağım. | Open Subtitles | لقد استأجرتنى, نعم, ولكن, توقف عن ملاحقتى, والاّ سوف اغضب |
| Beni rahat bırak, böyle giderse seninle görüşmeye son vereceğim. | Open Subtitles | دعني وشأني، سأتوقف عن رؤيتك لو استمريتَ على هذا المنوال |
| Bir dahaki sefere, telefon aç. Kargocu çocukları evde bırak. | Open Subtitles | في المرة القادمة اترك نداء عند عامل التسليم في البيت |
| Madem Hadleyberg'deki kızı o kadar seviyor, bırak onunla zengin olsun. | Open Subtitles | هو يحب هذه الفتاة من هادليبرج كثيرا، دعه يحلم بالثراء معها |
| Hey, adamı rahat bırak O haklı. "tamir yok " | Open Subtitles | أنت أترك الرجل بحاله إنه على حق لا يمكن إصلاحها |
| - Haritaya bakmama izin ver. - bırak haritaya baksın. | Open Subtitles | ـ هنا ، دعني أرى الخريطة ـ دعها تلقي نظرة |
| Uğraşma. bırak yaşlı annen düşünsün. Sana ne kadar verdi? | Open Subtitles | لا تحاولين ، دعي ذلك للسيدة العجوز كم أعطتك ؟ |
| Tamam, bırak da deneyeyim. Emniyet kemerini ayarlamama yardım et. | Open Subtitles | حسنا , دع لي المحاولة فلتساعدني في تعديل حزام الامان |
| Bu işi şimdilik bana bırak. Sakın o eve yaklaşma | Open Subtitles | دع الأمر لي منذ الآن لا تقترب من المنزل أبداً |
| Madem rahatımı o kadar düşünüyorsun, bırak da eve geleyim. | Open Subtitles | إن كنتي قلقة جداً على مصلحتي إذا دعيني أعود للمنزل |
| İstediğin kucağı aldın, şimdi beni rahat bırak, tamam mı? | Open Subtitles | حصلتي على عِناقك , الآن دعيني وشأني , حسناً ؟ |
| Hayır. Onlardan hapishanede yeterince gördüm. bırak dırdırı, yoksa canını acıtırım. | Open Subtitles | رَأيتُ الكثير مِنهن في السجنِ ، توقف عن مُضايقتي أو أُؤذيك |
| Başka bir şey bulursan, sadece 802'li numaraya mesaj bırak. | Open Subtitles | اذا وجدت شىء آخر اترك رساله على الرقم 802 فقط |
| bırak uçsun, Frank... Aöma tabağımda biraz yiyecek istiyorum. Beni anlıyor musun? | Open Subtitles | دعه يطير يا فرانك ،ولكن أريد بعض النتائج على مكتبي هل فهمتي؟ |
| Dinle, seni nereye istersen götüreceğim. - bırak çocuk gitsin. | Open Subtitles | سأحلق بك إلى أي مكان تريده فقط أترك الولد يذهب |
| Hayır, Allison, aslında senden rica ediyorum. Kendi haline bırak. | Open Subtitles | لا، أليسون، أنا فقط أتوسل إليك، فقط دعي هذا الأمر |
| - Bunu sana yapmayı hiç istemedim. - Numara yapmayı bırak. | Open Subtitles | ــ لم أريد أن أفعل ذلك بك ــ ضع منديلك جانباً |
| - Ne dediğimi anladın mı? - Ray, beni yalnız bırak! | Open Subtitles | ـ أتعرفين ما أعنيه ـ ابتعد عني يا راي، وأتركني وشأني |
| Yalanı bırak, insanlarla oynamayı bırak. Daha kibar biri ol, yeter. | Open Subtitles | توقفي عن الكذب , توقفي عن التلاعب , فقط كوني ألطف |
| Bu nedenle artık oraya gitme ve onu rahat bırak. | Open Subtitles | إذاً لا تذهب الى هناك مرة اخرى اتركه و شأنه |
| Ben sana hiçbir zaman işini bırak demedim. Bana dürüst davranmanı istiyorum. | Open Subtitles | انا ما طلبت منك ترك شغلك انا طلبت منك تكون صادق معي |
| - Ona cevap verme. bırak avukatımızla konuşsun. - Avukatımız mı? | Open Subtitles | ـ لا تجيبيّه ، دعيه يتحدث مع مُحامينا ـ محامينا ؟ |