| Tüm görevin senin işin senin sorumluluğun olduğunu söylemeye çalışıyorum. | Open Subtitles | أنا أحاول أن أقول المهمة بأكملها كانت عملك و مسؤوليتك |
| Tamam. Senin sorumluluğun değil biliyorum ama şu bokun geri kalanını paspasla. | Open Subtitles | أعرف أن هذا ليس مسؤوليتك , لكن نظّف بقية القذورات |
| Ancak artan servet ve kârlarla birlikte kurumsal sosyal sorumluluğun daha da artması gerektiğinin fark edilmesi için ricacıyım. | TED | ولكني اريد الإقرار أن الثروة والأرباح المتزايدة للشركات تستوجب مسؤولية اجتماعية كبيرة. |
| sorumluluğun, kabinenin onun makamdan alınması için oy vermesini sağlaman. | Open Subtitles | حسناً ، مسئوليتك هي أن تتأكد بأن يصوت الوزراء على عزل الرئيس |
| Onlar, sorumluluğun ve demokrasinin ne olduğunu anlıyorlar. | TED | إنهم يفهمون تماما ما تمثله المسؤولية والديمقراطية. |
| Yine de öylesin, ve bu yüzden büyük bir sorumluluğun var. | Open Subtitles | ومع ذلك, أنت قدوة وهذا يتطلب مسؤوليات كبيرة |
| Şimdi senin sorumluluğun, tamam. üzerimdeki yük kalktı, tamam? | Open Subtitles | إنها مسؤوليتك الآن لقد زال العبء عن كاهلى أليس كذلك ؟ |
| Babanın vefatıyla birlikte Missy'nin uygun bir eş bulduğuna emin olmak tamamen senin sorumluluğun. | Open Subtitles | إنها مسؤوليتك لتتأكد من أن ميسي ستختار رفيقا مناسبا |
| Her zaman senin önceliğin, sorumluluğun olacaklar. | Open Subtitles | دائماً سيكونون من أولوياتك ..وتحت مسؤوليتك |
| Bence ilk sorumluluğun kendin olmak. | Open Subtitles | اعتقد من مسؤوليتك أن تصبحي انسانه صلبه من أجل نفسك |
| Bence ilk sorumluluğun kendin olmak. | Open Subtitles | اعتقد من مسؤوليتك أن تصبحي انسانه صلبه من أجل نفسك |
| Bu küçük çocuğun düşünmesi gerekliydi: Bir hayvanın varsa, sorumluluğun da vardır. | Open Subtitles | على ذلك الصغير أن يفكر ، أنه إن كان لديك حيوان أليف فلديك مسؤولية |
| Bu aileye karşı bir sorumluluğun vardı ve kaçıp hepsini bana bıraktın. | Open Subtitles | كان علي عاتقك مسؤولية تجّاه هذه العائلة. وهربت منها، ورميتها بأكملها على عاتقي. |
| Daha fazla sorumluluğun olacak, daha fazla para kazanacaksın, | Open Subtitles | حول طلب الإذن لتغذية المريض. سيكون لديكِ مسؤولية أكبر، وتجمعين مال أكثر |
| Pekâlâ. Demek istediğim belki de onlar senin sorumluluğun altında değillerdir. | Open Subtitles | حسناً ، كل ما أقوله أن هذا ليس تماماً مسئوليتك |
| sorumluluğun aileneydi, bir kitap kulübüne değil. | Open Subtitles | مسئوليتك كانت عائلتك ليس أحد نوادي الكتب المبجلة |
| Buna veri filantropisi deniyor, kurumsal sosyal sorumluluğun geleceği bu şekilde olacak. | TED | هذا هو العمل الخيري للبيانات، وهو مستقبل المشاركة في المسؤولية المجتمعية. |
| Kendimize sormamız gerektiğini düşündüğüm bir soru, neden sorumluluğun bu bireye ait olduğunu düşündük. | TED | السؤال الذي في اعتقادي أنه علينا جميعا أن نسأل أنفسنا، وهو، لماذا كنا نعتقد أن المسؤولية تقع على عاتق هذا الشخص هنا. |
| sorumluluğun yok , yapman gereken şey yok , kimse hayatının her gününde berbat ensende dikilmiyor . | Open Subtitles | ليس لديك أيّة مسؤوليات أو إلتزامات لا أحد يزعجك كل يوم في حياتك |
| Ve, onu keserken tüm sorumluluğun onlarda olduğuna işaret edeceğiz ve şantaja boyun eğmeyeceğimize. | Open Subtitles | وبالطبع, نُشير إلى أن مسؤلية تقطيعها تقع عليهم وأننا لا نستسلم للأبتزاز |
| "Çok açgözlüydük, sorumluluğun bir kısmı bizde." Güzel. | Open Subtitles | دار حديثهم عن أننا جشعون جدا لذلك فعلينا مسئولية جزئية |
| Bu yüzden de herhangi bir sorumluluğun yok. | Open Subtitles | لذا لستم قادرين على تخيل حجم المسؤلية عليها |
| Üzgünüm, kendi başımıza böyle bir sorumluluğun altına giremeyiz. | Open Subtitles | أنا آسف ، ولكننا ببساطة لا يمكن أن نتحمل هذه المسئولية على عاتقنا |
| Hastanenin şefi olarak elemanlarına danışma sorumluluğun olduğu hiç aklına gelmedi mi? | Open Subtitles | ألم تفكري ولمجرد لحظة كرئيسة في هذا المستشفى انه من مسؤولياتك الوقوف بجانب جماعتك |
| Harika bir iş. Birçok sorumluluğun... | Open Subtitles | هذه وظيفة مثيرة لابد و أن لديك أطنان من المسئوليات |
| - Senin evin, senin sorumluluğun. - Kızımı senin adamın öldürdü. | Open Subtitles | ــ منزلكَ، تحت مسؤوليتكَ ــ رجلك قتل فتاتي |
| Bu sorumluluğu senin istemediğini biliyorum ama ister hoşuna gitsin ister gitmesin, senin sorumluluğun. | Open Subtitles | أعرف أنكِ لم تطلبى هذه المسؤولية لكن سواء اردتيها أم لا فهى مسؤوليتكِ |
| Biliyorsun, annenin sorunlarını üstlenmek senin sorumluluğun değil. | Open Subtitles | أتعلم .. انها ليست مسؤليتك لتأخذ مشاكل أمك |
| Eminim, belki, bir yerlerde saklanmış bazı iyilikleri vardı, ama... bu senin sorumluluğun değildi. | Open Subtitles | أنا متأكدة أنه ربما كان هناك بعض الخير مختبئاً في قلبها لكنها ليست مسئوليتكِ |