| Mishima'nın tek oğlunun evlatlık Lee Chaolan olduğunu sanıyordum. | Open Subtitles | ظننت ان ابن ميشيما الوحيد هو طفل بالتبني اسمه لي تشان لينج |
| Öyle deme. İyi olduğunu sanıyordum. | Open Subtitles | لا تجعلني اشعر بالسوء ظننت ان الامر سيكون رائع |
| Belki beraber yaparız diye düşündüm, Sevgililer Günü hediyesi gibi. | Open Subtitles | ظننت ان بإمكاننا فعل هذا معاً كأنها هدية لعيد الحب |
| O gece hastaneye gittiğimde bunun en iyi şansım olduğunu düşündüm. | Open Subtitles | ما ان وصلت للمشفى في تلك الليلة ظننت ان تلك هي فرصتي المثالية |
| Ben hep barbut olduğunu düşünmüştüm. | Open Subtitles | حقا؟ ظننت ان لعبة كرابس فيها أفضل احتمالات |
| Amerikalıların uzun uzun kahvaltı etmek için erkenden kalktıklarını sanırdım. | Open Subtitles | ظننت ان كل الأمريكان ينهضون من أسرتهم مبكرا ليتناولوا افطارا كبيرا |
| - Elbette. İkiye sıfır durumundayken, bir fiyatına iki iyi fikir olur dedim. | Open Subtitles | منذ ان كنا صفر إلى إثنان ظننت ان الإثنان لواحد كانت فكره جيده |
| Hippilerin trende olmasının yeterince kötü olduğunu düşünüyordum. | Open Subtitles | ظننت ان الامر كان بالغ السوء مع الهيبز على القطار و الان جائنا ابائهم |
| Ben sadece, bunun cuma günü olduğunu sanıyordum. | Open Subtitles | انه فقط .. لقد ظننت ان التجارب يوم الاربعاء |
| Esas amacının Popo'dan uzaklaşmak olduğunu sanıyordum. | Open Subtitles | ظننت ان الفكرة من الأمر كله هي الابتعاد عن بوبو |
| bunun geçici bir ayrılık olduğunu sanıyordum, nasıl ayrıldığımızı görmek, mutlu olup olmadığımızı anlamak için sandım. | Open Subtitles | ظننت ان هذا انفصال تجريبي لنرى كيف نبلي و نحن منفصلان لنرى ان كنا سنصبح سعداء |
| - İyi bir cinsel hayatımız olduğunu sanıyordum. | Open Subtitles | ظننت ان حياتنا الجنسية جيدهـ بلى , انها جيده |
| Meleklerin iyi polis olduğunu sanıyordum. | Open Subtitles | ظننت ان الملائكة من المفترض ان يكونوا طيبين |
| Ben de antreman yapabilirim diye düşündüm ki sen belli ki yapmışsın. | Open Subtitles | لذلك ظننت ان أستمتع خارج العمل قليلاً، حيث من الواضح انكِ فعلتِ |
| Dün geceki buluşmamızda sana hiçbir şey getirmemiştim bu yüzden bunlar hoşuna gider diye düşündüm. | Open Subtitles | منذ انك لم تجلب معك شيئا في اخر موعد ظننت ان الافضل ان اجلب انا |
| Ben sadece kötü olmak istedim. Beni okuldan attıklarında bunun harika olduğunu düşündüm! | Open Subtitles | .أنا فقط أريد أن كون سيئاً لقد طردوني من المدرسة، ظننت ان هذا رائع |
| Biliyorum. Cevap vermedim çünkü mesajın açık olduğunu düşündüm. | Open Subtitles | وأنا لم أجيب ,ظننت ان الرسالة أمست واضحة |
| En baştan Laburnums'da bir tuhaflık olduğunu düşünmüştüm. | Open Subtitles | سأخبرك, من البداية, ظننت ان هناك شئ غير طبيعى فى الفيلا. |
| Siz Güneylilerin araba kullanmayı bildiğini sanırdım! | Open Subtitles | ظننت ان كثرة اكلك للنقانق علمتك كيف تقود السيارة |
| Şirket için hiçbir şey yapmadığımı söyledin. Bir deneyim dedim ben de. | Open Subtitles | قلت أنني لم أفعل شيء من قبل للشركة لذا ظننت ان أحاول |
| Onların evliliğinin gerçekten kusursuz olduğunu düşünüyordum. Sanırım gerçek olamayacak kadar iyiydiler. | Open Subtitles | لقد ظننت ان لديهم زواج مثالى أتعرف ؟ انهم كانوا جيدين كفاية حتى انهم لم يخبروا بعضهم الحقيقة |
| Ben de Bertram's gerçek olamayacak kadar iyi diye düşünmüştüm. | Open Subtitles | ظننت ان فندق برترام كان جيدا جدا لكى يكون افضل. |
| Alice Alquist'in hayata döndüğünü sandım. | Open Subtitles | لقد ظننت ان اليس اليكويست قد عادت الى الحياة |
| Bu okul farklı olur sanmıştım ama yine berbat geçiyor. | Open Subtitles | و .. و ظننت ان هذه المدرسه مختلفه و لكن بسرعه اقتل |