| Ama bunun optik bir yanılsama olduğunu biliyorum. Çünkü ay ışığı yansımıyordu. | Open Subtitles | كنت أعرف أن هذا وهم بسبب الجو العام الناشيء عن ضوء القمر |
| Onun kadar biliyorum. Kistik fibrozisi nasıl tedavi edeceğini bilmiyordu. | Open Subtitles | كنت أعرف بمقدار ماتعرفه كانت جاهلة بكيفية معالجة التليف الكيسي |
| Ya da o zaman kimden nefret ettiğimi bilseydim bunu yazmıyor olacaktım. | Open Subtitles | او ربما لم اكن لاكتب هذا لو كنت أعرف حينها من أكره |
| Allen Dulles'ı iyi tanırdım. Sık sık evinde ona rapor verirdim. | Open Subtitles | كنت أعرف ألين دالاس جيدا أنا غالبا ما ألقاه في منزله |
| İlk sayının diğerlerinden daha küçük olduğunu biliyorsun, değil mi? | Open Subtitles | أتعرفين لماذا الرقمين الأولين أصغر من البقية كنت أعرف أنها |
| Oğlunuzu az çok tanıyordum, daha doğrusu ismen tanıyordum. | Open Subtitles | لم أعرف ابنكما جيداً يمكنني القول أنني كنت أعرف اسمه |
| 15 yaşına geldiğimde, opera eğitimi için artık çok geç kaldığımı biliyordum. | TED | لذلك في سن 15 سنة ، كنت أعرف بأنني أكبر من أتدرب |
| İster inanın ister inanmayın, eşeğin suyu koklaması gibi altını koklayabilen birini tanıyorum. | Open Subtitles | صدق أو لا تصدق, كنت أعرف شخصاً يمكنه شم رائحة الذهب مثلما يشم الحمار رائحة الماء |
| Altı yaşındaydım ve ölmenin nasıl bir şey olduğunu anlamıştım. | Open Subtitles | عمري ست سنوات, وقد كنت أعرف كيف يكون الشعور بالموت. |
| Tüm o kuvark ve süpercisim zırvaları. Ben hepsini biliyorum zaten. | Open Subtitles | كل ما يخص الكوارك و الأوتار الفائقة، كنت أعرف كل ذلك |
| Ve sahip olduğumuz güzel arkadaşları kaybettiğimiz zaman bile, tepki göstermedim sana, hiç bir şey söylemedim ve biliyorum ki hata yaptım. | Open Subtitles | حتى عندما خسرنا أفضل الأصدقاء الذين لم يكن لدينا خيرا منهم، لم أقل شيئاً أبداً، كنت أعرف أنه خطأ حول هذا الأمر. |
| biliyorum ki, yapmayı gerçekten sevdiği bir şey bulursa mutlu olabilir, bu yüzden-- | Open Subtitles | كنت أعرف أنه إن وجد شيء يحب فعله .. سيكون سعيداً، لذلك أنا |
| İnanın bana, daha iyi bir yer olduğunu bilseydim onu oraya kendim götürürdüm. | Open Subtitles | عليك أن تصدقني ، لو كنت أعرف مكاناً فضل من هنا لأخذتها بنفسي |
| Eğer bu bebeğin burada olduğunu bilseydim, bizi oradan daha çabuk çıkarırdım. | Open Subtitles | لو كنت أعرف بوجود هذه الحلوة هنا لكنتُ أخرجتنا من هنا أسرع |
| biliyorsun, bu çocuğu tanırdım. komik görünümlü küçük bir fırlamaydı. | Open Subtitles | أتعلم، كنت أعرف ذلك الفتى، ذو المظهر المرح، صغير وشقي. |
| Acılarıyla yaşayan, canının yanmasını iş edinen bir adam tanırdım. | Open Subtitles | كنت أعرف رجلا كان يعرف كيف يعيش مع ألمه ويسخره لصالحه |
| - Annesini tanıyordum... uzun zaman önce yolcu gemilerinde çalışıyorduk. | Open Subtitles | - كنت أعرف أمه - عندما عملنا على سفينة الرحلات |
| Bir şekilde kanamayı durdurmam gerektiğini biliyordum yoksa adam ölecekti. | TED | كنت أعرف أنه يتوجب علي إيقاف النزيف، وإلا سوف يموت |
| Onu çocukluktan beri tanıyorum, ve ona güvenebileceğimi biliyordum. | Open Subtitles | كنت أعرفه جيدا منذ الطفولة و كنت أعرف أنني أستطيع الثقة به |
| Bir şeyler olacağını anlamıştım etrafı dağıttım, adam kaçırma olayıymış gibi gösterdim. | Open Subtitles | كنت أعرف شخص قادم، لذلك أنا قذف المكان. جعلتها تبدو وكأنها اختطاف |
| Uzun zaman önce Jan Smuts adında birini tanımıştım. | Open Subtitles | لقد كنت أعرف رئيس الوزراء جان سموتس لمدة طويلة |
| Kaç kişi olduklarını ve sadece bir kişinin silahlı olduğunu biliyordun. | Open Subtitles | كنت تعرف عدد الذين كانوا هناك. كنت أعرف واحدا منهم المسلحة. |
| Bir şey bilsem bile bunu neden sana söylemek isteyeyim ki? | Open Subtitles | حتى لو كنت أعرف, لِمَ أود أن أكون على استعداد للخيانة؟ |
| O halde, dönüş hızını Biliyorsam, kütleyi biliyorum. | TED | لذا، كنت أعرف سرعة الدوران، فسأعرف الكتلة |
| Aslında ona aşık olduğumu düşünerek kendimi kandırırken bile yaptığım hatanın farkındaydım. | Open Subtitles | لقد خدعت نفسي بشأن حبها. في أعماقي كنت أعرف أني أتصرف بأنانية... |