ويكيبيديا

    "يحاول أن" - ترجمة من عربي إلى تركي

    • çalışıyor
        
    • çalışıyordu
        
    • istiyor
        
    • isteyen
        
    • çalışmış
        
    • istediği
        
    • çalıştığını
        
    • çalışır
        
    • çalışmıyor
        
    • çalışan
        
    • çalıştı
        
    • istiyordur
        
    • çalışıyormuş
        
    • çalıştığı
        
    Yeni bir şehre geliyorsunuz ve beyniniz bu yeni yerin anlamını kavramaya çalışıyor. TED وصلت إلى مدينة جديدة، وعقلك يحاول أن يكوّن فكرة عن هذا المكان الجديد
    Söylemem lazım. burada olmak biraz korkutucu. Yaşlı bir Amerikalı, Afrikalılar'a kendi kıtaları hakkında yeni bir şeyler anlatmaya çalışıyor. TED عليَ إخباركم، وجودي هنا شيء مثير أكثر مما تتخيلون، رجل أمريكي مسن يحاول أن يخبر الأفارقة شيئاً جديداً عن قارتهم.
    ...Ama o, ülkedeki siyah insanların bakışını sosyal ve ekonomik durumunu iyileştirmeye çalışıyor. Open Subtitles ببساطة لأنه يحاول أن .. يرفع مستوى الوعى . الإجتماعى و الإقتصادى لجماعته
    Hayır, o kadar emin değilim. O bizi uyarmaya çalışıyordu. Open Subtitles لا ، أنا لست متأكدة لقد كان يحاول أن يحذّرنا
    Bunu yapmak onların oyunlarını oynamak olacak. O senin paranoid görünmeni istiyor. Open Subtitles و يحاول أن يلعب هذه اللعبة هو يريد أن يزج بكِ للجنون
    Ama o, ülkedeki siyah insanların bakışını sosyal ve ekonomik durumunu iyileştirmeye çalışıyor. Open Subtitles ببساطة لأنه يحاول أن .. يرفع مستوى الوعى . الإجتماعى و الإقتصادى لجماعته
    Dışarıda iri yarı bir adam başka bir adamı ısırmaya çalışıyor. Open Subtitles أحتاج لإستدعاء الشرطة فهناك رجل ضخم يحاول أن يعض شخص ما
    O zamandan beri bir yedek gövde bulmaya çalışıyor edilir. Open Subtitles لقد بقي يحاول أن يجد جسد بديل منذ ذلك الحين
    Bir sorayım dedim. Bu, onun suçu değil. Olayları çözmeye çalışıyor. Open Subtitles لم يكن ذلك خطأه كان يحاول أن يعرف ما يحدث له
    İçeri zorla biri girmiş gibi bir hava yaratmaya çalışıyor. Open Subtitles هو يحاول أن يجعل الأمر كأن هناك شخصاً أقتحم المكان
    Sence birileri malzemeler yoluyla onlara zarar vermeye mi çalışıyor? Open Subtitles إذاً تعتقد بأن شخصاً يحاول أن يؤذيهما من خلال مورديهما؟
    Küçük, acıklı deli hikâyesine gizem havası katmaya çalışıyor, o kadar. Open Subtitles إنّه يحاول أن يصفّي ذهنه لأجل قصّته الحزينة قليلاً من الجنون
    Erkek arkadaşın bana ait bir şeyi aradığım için beni mülkünden kovmaya çalışıyor. Open Subtitles صديقك الحميم يحاول أن يطردني من منزلك لأنني كنت أبحث عن شيء يخصّني
    Bu büyük problemi ortadan kaldırmaya çalışıyordu ama ona yardım eden kimse yoktu. Open Subtitles يحاول أن يصحح تلك المشكلة الهائلة ولكنه لا يستطيع أن يجد أحداً لمساعدته
    Babam bana bir şey öğretmeye çalışıyordu, fakat onu görmek için çok aptaldım. Open Subtitles أبي كان يحاول أن يعلمني شيئاً . كنتُ غبياً للغاية حتى لا أراه
    Kendin dedin, sana mesaj göndermeye çalışıyor. Seninle görüşmek istiyor. Open Subtitles قلتِ بنفسكِ إنّه يحاول أن يبعث إليكِ برسالةٍ، يريد لقاءكِ
    Sorun değil bizi biraz geri itti. Temiz çıkmamızı istiyor. Open Subtitles لا مشكلة ، يدفع بشكل خلفي يحاول أن يبقينا صادقين
    İş nedeniyle ailenize zarar vermek isteyen birileri olabilir mi? Open Subtitles أهنالك أحد ما يحاول أن يؤذي عائلتك لسبب متعلق بالعمل
    Anlaşılan biri tek mezar fiyatına iki cenaze defnetmeye çalışmış. Open Subtitles يبدو مثل شخص ما كان يحاول أن يصبح دفن لسعر واحد.
    Hayır, sanırım söylemek istediği şey; kıskançlığın bize, kendimizi gösterdiği. TED لا. أظنّ أنّه يحاول أن يقول لنا الغيرة تكشف عن بواطننا لأنفسنا.
    Biliyor musun Sydney, burada yaptığımız iş Rambaldi'nin kim olduğunu, ne üzerinde çalıştığını anlamak benim için bir saplantı oldu. Open Subtitles أنتى تعرفين ياسيدنى أن العمل الذى نفعله هنا لمعرفة من كان رمبالدى,ماذا كان يحاول أن يفعل لقد أصبح هوس لى
    Birisi alana girenleri savunmaya çalışır. TED وأحد يحاول أن يمنع الآخرين من التقدم إلى وسط الملعب.
    Kimse seni satın almaya çalışmıyor. Bu adam haksızlığı gidermek istiyor hepsi bu. Open Subtitles لا أحد يحاول رشوتك وإنما يحاول أن يكون منصفاً لك، ليس إلا.
    - Tek bildiğim Kaynak'ı etkilemeye çalışan her iblisin bize saldırdığı. Open Subtitles كل ما أعرفه أن كل مشعوذ يحاول أن يبهر المصدر يهاجمنا
    Şu adamın küstahlığını düşünebiliyor musun! Bütün dünyayı kandırmaya çalıştı! Open Subtitles هل تتخيل صفاقة ذلك الرجل الذي يحاول أن يخدع العالم بأكمله؟
    Eğer henüz Kevin'i öldürmemişse, bir an önce uzaklara kaçmak istiyordur. Open Subtitles إذا هو ما قتل كيفين، هو يحاول أن يصبح على بعد هو يمكن أن.
    Bence bir şeyleri uzak tutmaya çalışıyormuş. Öyle değil mi? Open Subtitles أظن أنه كان يحاول أن يحتفظ بشئ فى الخارج
    O zaman büyük zorlukla söylemeye çalıştığı şeyi işittim, fısıldayarak söylüyordu. Open Subtitles ثم سمعت كلمة كان يحاول أن يقولها ، كهمس ناعم وخفيف.

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد