| Buradan çıkarılacak büyük ders şu, asıl sihir kağıt üzerinde olmuyor. | TED | والدرس المهم هناك كان أن السحر الحقيقي لا يُنجزُ على ورقة، |
| Bir şeye bir şey yapıyoruz, Ve tıpkı sihir gibi, o hareket ediyor. | TED | حيث نقوم بفعل ما على سطح ما وكما السحر .. يتحرك .. هكذا |
| Bunların tümü bildiğimiz herşeyin ötesinde bir sihir ağıyla birleştirilmiş. | Open Subtitles | كلشيء،جنباإلى جنب مع . السحر أمر لا تدركه المعرفة لدينا |
| Seni hayatta tutan şeyin sihir olmadığını mı düşünüyorsun? | Open Subtitles | أتعتقدين بأن هذا ليس سحراً بأنكِ حيه ؟ ؟ |
| Bir kez yeterli sihir gücüyle beslediğinde Dünya genelinde tekrarlanan bir büyü olacak. | Open Subtitles | عندما يتم شحنه بقوة سحرية كافية، سوف يقوم بالقاءسحره على الارض عدة مرات. |
| Cesur ol kardeşim. Merak ediyorum nasıl bir sihir yaptı bize. | Open Subtitles | لا أعلم ما هذا السحر الذى لديها بدونها نسينا كيف نعيش |
| sihir kaybolsun, büyü tersine bozulsun, böylece her şey normal olsun. | Open Subtitles | إلغي السحر الذي أُطلِق هنا و أرجِع التعويذة لتعود الأمور لطبيعتها |
| Biliyorsun ki baban bu sirki sihir ve fıstıkla ayakta tutuyor. | Open Subtitles | انت تعرفي ان ابيك يقيم هذا السيرك على السحر و الفستق |
| Bu gece, ayrılmamızın arefesinde sihir bize bir pantolonun içinde geldi. | Open Subtitles | في هذه الليلة, عشية إفتراقنا جاء السحر إلينا عن طريق بنطال |
| Tamam, sihir komisyonu genç büyüyü yetiştirmek için bir yere ihtiyaçları olduğunu biliyorlardı, böylece Eskiler, Büyü Okulunu yarattı. | Open Subtitles | حسناً ، إذاً المجتمع السحري عرف أنه بحاجة لمكان ليرعى السحر اليافع ، لذا إخترع . الكبار مدرسة السحر |
| Çünkü sadece sihir Jasmine'i kazandırabilir ve o sihir bende var. | Open Subtitles | لن يمكنك الحصول عليها إلا بواسطة السحر وأنا لدي هذا السحر |
| Hem sen de ben de dünyadaki gerçek gücün sihir olmadığını biliyoruz. | Open Subtitles | كما أن كلانا يعلم أن القوة الحقيقية في هذا العالم ليست السحر |
| Ve bazen azıcık bir sihir aptalca bir kararı bambaşka bir şeye dönüştürebilir. | Open Subtitles | وأحياناً القليل من السحر يمكنها إتخاذ قرار غبي وتحوّله إلى شيء مختلف تماماً |
| Gerçek sihir bu hayat şartlarında üç çocuk birden büyütmek! | Open Subtitles | السحر الحقيقي هو تربية ثلاثة أطفال في هذا النظام الأقتصادي |
| Yarış teknesindeyken bir Şahin Tanrısı telefonumu aldı. Çevre. Ayılar, aile, sihir. | Open Subtitles | باعه على متن زورق سريع البيئة ، الدببة ، العائلة ، السحر |
| İşte bu zamanlarda sihir öğrenmiş olmayı isterdim. | Open Subtitles | أوه، هذه الأوقاتَ أَتمنّى تَعلّمتُ سحراً. |
| Kağıtları, kitapları, filmleri alıyorsunuz ve yok ediyorsunuz. sihir gibi birşey. | TED | يمكنك جمع الأوراق والكتب والأفلام وإخفاءها من حياتك بلمسة سحرية |
| Üvey Anne'de sihirli değnek var, sana sihir yaptı. Herkesi kandırıyor. | Open Subtitles | زوجة الأب حصلت على العصى السحرية وألقت عليك تعويذة وخدعت الجميع |
| sihir olmayan bir dünyada sihri olan bir çocuk getirmekle ilgili. | Open Subtitles | هو حول إمتِلاك a الطفل السحري في a عالم غير سحري. |
| Oh, üzgünüm. Burada sihir meraklılarının olmadığını bilmiyordum. | Open Subtitles | اوه اسف لم الاحظ لا يوجد اى معجبين بالسحر هنا |
| Şansına küs ki, Karanlık Olan bu dünyada sihir yok. | Open Subtitles | لسوء حظّك أيّها القاتم فلا وجود للسحر في هذا العالَم |
| sihir yaptığın her zaman ona zarar verdiğini düşünüyordun. | Open Subtitles | ظننتِ أنّ بكلّ مرّة تمارسين السّحر فإنّكِ تنزلين بها الألم |
| Artık burada sihir var. Onları takip etmenin bir yolu olmalı. | Open Subtitles | يوجد سحرٌ هنا الآن لا بدّ أنّ هناك طريقةً للّحاق بهما |
| Ama yaptığın sihir değilse herkesin elini nasıl bilebildin? | Open Subtitles | حسنا. اذا لم يكن هذا سحرا كيف عرفت أوراق كل شخص؟ |
| Ama yoluna ne koyarsanız koyun, sihir yapabileceğini söyledi. | Open Subtitles | لكن مرجعها يقول أنّكَ مهما وضعتمنعقباتبطريقها.. فإنها دوماً ما يمكنها إتمام عملها بشكلٍ سحريّ. |
| Ellerimle her işi yapabilirim. Ellerimde sihir var. | Open Subtitles | يمكنني فعل أي شيء باستخدام يدي أمتلك سحرًا في يدي |
| sihir olsun ya da olmasın, bu karanlığa izin vermek demek. | Open Subtitles | لا بسحر ولا بدونه هذا إذعان للظلام ولن أقدم على فعله |