"خارج" - Translation from Arabic to Turkish

    • dışında
        
    • dışına
        
    • dışındaki
        
    • dışarı
        
    • dışarıda
        
    • önünde
        
    • uzak
        
    • dışından
        
    • çıktı
        
    • çıkmış
        
    • yokum
        
    • gidiyorum
        
    • dışarıya
        
    • önüne
        
    • dan
        
    Daha sonra bunu hücrelerine parçalarız, ve bu hücreleri vücut dışında çoğaltırız. TED ثم نقوم بفصل هذه الخلايا عن بعضها البعض، ونقوم بزراعتها خارج الجسم.
    Sizler de Kendini Örgütleyen Öğrenme Ortam'ları oluşturabilirsiniz. evde, okulda, okul dışında, kulüplerde. TED يمكنكم صناعة بيئة للتعلم الذاتي في البيت، في المدرسة، خارج المدرسة، في النوادي.
    Atölyemin dışında gerçekleşen birçok fikir ve olayla daha çok ilgilendim. TED أصبحت مهتمًا أكثر بالأفكار وبأشياء أكثر وأكثر كانت تحدث خارج معملي.
    Gelenek su ki o şehirde çoraplarınızı botlarınızın dışına giyiyorsunuz. TED التقليد أنه في الشتاء، في المدينة، ترتدي جواربك خارج حذائك
    TESS adında bir uydu olacak ve güneş sistemimizin dışındaki gezegenleri keşfedecek. TED وسيكون هناك قمر صناعى يدعى تيس والذي سيكتشف الكواكب خارج المجموعة الشمسية.
    İki köye daha ulaşmayı hedefliyoruz ve yakında inanıyorum ki Pakistan'dan dışarı, Güney Asya ve daha ötesine açılıyor olacağız. TED ونحن نخطط الآن للوصول إلى قريتين أخريين و أؤمن أننا قريباً سننطلق إلى خارج باكستان إلى شرق أسيا و أبعد.
    Trencher yaşayınca dışarıda iyi av oluyor, değil mi, Norman? Open Subtitles المعيشة هنا في ترينتشير، جيد مع إطلاق النار خارج الباب.
    Asya, Afrika ve Güney Amerika'dan 15 ülke seçtik, Batı'nın dışında ve LGBT hakları açısından değişken yerler olsun istedik. TED قمنا باختيار 15 بلدا من آسيا وأفريقيا وأمريكا الجنوبية، بلاد من خارج الغرب والتي تتسم بتنوع من حيث حقوق المثليين.
    Bu, ben ya da bir yabancı Cayla ve arkadaşlarının bulunduğu odanın dışında da olsa bebeğe bağlanabilir anlamına geliyor. TED وهذا يعني أنني أنا، أو أي شخص غريب هنا، يمكنه الاتصال بالدمية أثناء وجوده خارج الغرفة حيث توجد كايلا وأصدقاؤها.
    Bilgi görüş alanı dışında ama hala kara deliğin gizemli boşluğunda var olabilir. TED فقد تنزوي المعلومات خارج المشهد، ولكنها تظل كامنة في الفراغ الملغز للثقب الأسود.
    Teknik olarak hâlihazırda Mars'a gidenleri de sayarsak gezegenin dışında bile kullanıyorlar. TED وفنياً، حتى خارج الكوكب، إذا حسبت أولئك الذين في طريقهم إلى المريخ.
    balıkçılar, kaptanlar, bilim adamları ve teknikerler den oluşan bir takım bu hayvanı 4-5 dakikalığına suyun dışında tutmaya çalışıyor TED فريق الصيادين ، قباطنة ، علماء وفنيين يعملون معاً للحفاظ على هذا الحيوان خارج المحيط لحوالي أربعة إلى خمس دقائق
    Şehir dışında oturduğunu biliyordum ama tam olarak nerede olduğunu bilmiyordum. Open Subtitles كنت أعرف أنها تعيش خارج المدينة و لكنى لم أعرف أين
    Onları evin dışında takmıyordu böylelikle insanlar onu muhteşem görecekti. Open Subtitles وهي لم تلبسها خارج البيت لكي يعتقد الجميع بأنها جذابة.
    Robbie'nin ailesi yurt dışına çıktıklarında.. hemen eve kabul etti. Open Subtitles فقد دعت روبي الى العش عندما سافرو ابويه خارج البلاد
    Doğal parkın dışındaki bu alanda çeşitli şekillerde aşınmaya uğramış bu toprağı geliştiriyoruz. TED هذه هي منطقة خارج المنتزه الوطني، تمتد في جميع ومختلف هذه الأراضي المتدهورة.
    Siz bankacıların yaptığı gibi aileleri kollarından tuttuğum gibi, dışarı fırlatıp atmam. Open Subtitles أنا لا أركل العوائل خارج بيوتهم مثل المتسكعين الذين يعملون في مصرفك.
    Kim olduğumu merak ediyorsundur. Birçok kere dışarıda şovunun bitmesini bekledim. Open Subtitles ربما تتسائل من أنا أنا كنت أقف خارج مكان العرض كثيراً
    Yatak odası penceresinin önünde ayak izi, arabada da iç çamaşırı bulunmuştu. Open Subtitles أيضاً وجدنا طبعة حذائه خارج نافذة غرفة النوم وثيابها الداخلية في سيارته
    Uzun zaman önce ayrıldın bizden. Çok uzak bir galaksiye gittin. Open Subtitles لقد كنت خارج الثلاثي لمدة طويلة مضت في مجرة بعيدة جداً
    Bu yerel hayvanat bahçesinden bir aslan, Norrkoping'in heme dışından, Elsa, Kolmarden'den. TED اذا هذه لبوة من حديقة الحيوان المحلية خارج نوركوبينج في كولوماردين إليسا
    Tılsım neredeyse kontrolden çıktı. Çok geç olmadan onu karanlığa gömmeliyiz. Open Subtitles التميمة خارج السيطرة علينا أن ندفنها في الظلام قبل فوات الأوان
    Yukarı kata çıkmış dışarıdaki sözüm ona banyo yerinde kalan elbiseleri toplamışlar. Open Subtitles ذهبوا للاعلى وجمعوا مخلفات اليهود من ملابس وأمتعة خارج مايفترض انها حمامات
    Ve bilgine, Susie Kettle ile konuştum ve artık o sitede yokum. Open Subtitles اوه, وفي اخبار ذات صله حدثت سوسي كيتل, وانا خارج ذلك الموقع
    Hellionlara bir işimizi daha mahvettikleri için teşekkür ederim. Ben buradan gidiyorum. Open Subtitles نود ان نشكر ميليون لقيامه بحفلة اخري ، انا خارج من هنا
    Cilia (tüycükler) adı verilen bu yapılar aslında mukusu akciğerden dışarıya taşıyor. TED هذه الهياكل تسمّى أهدابا، وهي قادرة على تحريك المخاط نحو خارج الرئة.
    Eminim öyledir. Niye onun evinin önüne park etmiyorsunuz ki? Open Subtitles أراهن على ذلك لماذا لا توقفينها خارج منزلها إذن ؟

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more