"سمعته" - Translation from Arabic to Turkish

    • duydun
        
    • duyduğuma
        
    • duydunuz
        
    • duyduğun
        
    • duymadım
        
    • duyduğumda
        
    • duyduğumu
        
    • itibarını
        
    • duyduğunu
        
    • duymuş
        
    • duyduklarım
        
    • itibarı
        
    • duyuyorum
        
    • duyduğu
        
    • dinledim
        
    Bir şeyler yapmalıyız. Adamın dediklerini duydun. Her zaman aynı şekilde bitiyormuş. Open Subtitles يجب علينا فعل شيئ لقد سمعته إن الأمر ينتهي دائما ًبنفس الطريقة
    - Cevap ver! - Yalan söylemek zorundaydım, onu duydun! Open Subtitles ـ أجبني ـ كُنت مُضطراً إلى الكذب ، لقد سمعته
    Benim hakkımda ne duydun bilmiyorum ama... kurtarılmaya ihtiyacım yok. Open Subtitles لا أعرف ما الذي سمعته عنّي لكنّي لا أحتاج إنقاذاً
    Ve duyduğuma göre o en güçlü köpeğinin ölmesine ramak kalmış. Open Subtitles ومما سمعته ان كلبك الاقوى كان بينه و بين الموت شعره
    Gövdeye vurduğunu duydunuz. Ve ben...asla burada değildim. Open Subtitles لقد سمعته يضرب الهيكل و أنا لم أكن هنا أبداً
    Günün birinde duyduğun en doğru şey olduğunu fark edeceksin. Open Subtitles يوماً ما ستدرك أن هذا أصدق شيء سمعته على الإطلاق
    Daha The Banner'ın iftira dolu kampanyalarından kurtulan bir kişi duymadım. Open Subtitles لم أعف شخص استطاع أن ينجو من حملات بانر لتشويه سمعته
    Ama onu duydun, tek umursadιğι o adamlarι ele geçirmek. Open Subtitles لقد سمعته بأنه يهتم فقط بهؤلاء الرجال فقط
    - Ellerini duvara daya. - Dediğini duydun. Ellerini duvara daya! Open Subtitles قف بمواجهة الحائط سمعته , قف بمواجهة الحائط
    Amerika Birleşik Devletleri Başkanı söyledi bunu. Sen de duydun. Open Subtitles قال ذلك رئيس الولايات المتحدة وأنت سمعته
    -Malfoy'dan söz ediyorsan... -Elbette! Onu duydun. Open Subtitles ـ كما لو كنت تتكلم عن مالفوي ـ بالطبع، سمعته
    Amerikan kızlarla ilgili ne duydun bilmiyorum ama biz yeni tanıştığımız bir adamla direkt yatağa atlamayız! Open Subtitles معاشرة قف قف , لا , لا ليس الان انا لا اعرف ما الذي سمعته عن الفتيات الامريكيات ولكنا لا نقفز
    Beni duydun, Kont. Görünüşe göre ben yalnız biniyorum. Open Subtitles لقد سمعته ايها الكونت يبدو اننى سأركب بمفردى
    Son duyduğuma göre, sürekli seks yasın beş derecesinden biri değildi. Open Subtitles آخر ما سمعته , الغزل الدائم ليس أحد المراحل الخمس للحزن
    Son duyduğuma göre,onun en çok öldürmek istediği kişi sendin. Open Subtitles آخر ما سمعته أكثر شخص يريده هو ميتاً هي أنتي
    Ama burada değil. Ve burada olacağına söz vermişti. Siz de duydunuz. Open Subtitles انه لم يأتى وقد وعدنى بأنه سيأتى لقد سمعته
    Dikkatli dinle. Günün birinde duyduğun en doğru şey olduğunu fark edeceksin. Open Subtitles يوماً ما ستدرك أن هذا أصدق شيء سمعته على الإطلاق
    Ayrıca bana Alexander tekniği sertifikası aldığını söyledi ki hayatımda bu kadar geyce bir şey daha duymadım ben. Open Subtitles لقد أخبرني للتو أنه سيحصل على شهادة الكسندر التقنية وهو فعلاً الشيء الأكثر شذوذا قد سمعته في حياتي كلها
    En son sesini duyduğumda gece yarısı otel kapımı çalıyordun. Open Subtitles اخر ما سمعته منك وانت تطرق باب غرفتى فى الفندق
    Ben ne gördüğümü ve ne duyduğumu çok iyi biliyorum. Open Subtitles .دعيني أخبركِ شيئاً أنا أعرف جيداً ما سمعته و شاهدته
    Benim arkadaşımın peşinden gidip, itibarını kirletip sonrada çekip gidemezsin. Open Subtitles لا تستطيع ملاحقة أحد أصدقائي تلطخ سمعته ثم ترحل
    Herkese o gece neler görüp, neler duyduğunu söyleyebilirsin. Ve bum! Open Subtitles دعني أضعك على الهواء و أخبر الجميع بما شاهدته و سمعته تلك الليلة
    Şey, duymuş olabileceklerinin aksine cep telefonları sağlığın için çok faydalı olabilir. Open Subtitles حسنا بغض النظر عما سمعته الهواتف الخلوية قد تكون جيدة جدا لصحتك
    duyduklarım eşimin söyledikleriyle tam bir tutarlılık içindeydi. Open Subtitles ما سمعته أيها المفتش يتطابق تماماّ مع ما قالته لي زوجتي
    – Birbirinizin itibarına zarar vermeyin. – Cha Do Hyun ve lanet itibarı. Open Subtitles تشا دو هيون ، هذا الوغد ، لقد كان يخطط دائماًً لحماية سمعته
    Bazen gülüşler duyuyorum, ardından çığlık ve ağlama, ve ardından daha önce hiç duymadığım bir ses. TED أحياناً سمعت صوت ضحك ثم صراخ وبكاء وصوت لم أكن قد سمعته من قبل
    Biliyorsun, ona son sözlerim benden duyduğu son şey eteğinin kenarlığı hakkındaydı. Open Subtitles هل تعلمين أخر كلماتى لها أخر شىء سمعته منى كانت عن طرف تنورتها
    İyi duyamadığını biliyorum çünkü onu karaoke yaparken dinledim. TED أعرف أنه لا يسمع جيدا، لأنني سمعته يؤدي كاريوكي.

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more