| Bilgileri olup olmadığına ve gelmek isteyip istemediklerine göre Değişir. | Open Subtitles | هذا يعتمد على كونهم علموا بخصوص الحفل وإذا ورغبتهم بالقدوم |
| Sorumluluk bunun nefret suçu olup olmamasına bağlı olarak Değişir. | Open Subtitles | إلزام الجامعة يعتمد على ما إذا كانت الجريمة جريمة كراهية |
| Neden doğum kontrolü için çiftlerin yüzde 20'si kondoma yılda yüzde 15'den fazla başarısızlık oranına rağmen güveniyor? | TED | لماذا يعتمد 20 بالمائة من الأزواج على الواقي الذكري لمنع الحمل في حين أن للواقي الذكري معدل فشل سنوي يفوق 15 بالمائة؟ |
| Takım menajeri onu deneyeceğine söz verdi. Gerisi ona kalmış. | Open Subtitles | المدرب وعدني ان يعطيه تجربة والباقي يعتمد على اداء سانتياغو |
| Duruma göre Değişir. Daha fazla seks sorusu soracak mısın? | Open Subtitles | هذا يعتمد ، هل ستسأليني أسئلة أخرى عن الجنس ؟ |
| Senin adamlarından ne kadar iyi eğitim aldığıma göre Değişir bu. | Open Subtitles | ذلك يعتمد على قَدر ما تلقّيته من تدريب مِن زملائك السابقين |
| Cevap, "Evet ama hangi ülkede olduğunuza göre Değişir" olacak. | TED | نعم ولكنه يعتمد على البلد التي أنت فيها |
| Aslında bu tür yargılarda bulunmak, dayanmak zorunda olduğun değerlerin türüne göre Değişir. | TED | حسنا، هذا بالأساس يعتمد على نوع القيم التي تقوم بتطبيقها لاتخاذ هذا النوع من الأحكام؟ |
| Bu soruya cevap şu: Genetik değişiklik tanımınıza göre Değişir. | TED | و الجواب على هذا السؤال هو: يعتمد على مفهومكم للتحسين الجيني. |
| Bu filmde nasıl kullanıldığına göre Değişir. | TED | ذلك يعتمد على طريقة استخدامه في كلّ فيلم على حدى. |
| Hayır, mahzenin stokları ve kontrolü konusunda üvey anneme güveniyor. | Open Subtitles | لا، فهو يعتمد على أمي في الاهتمام بالقبو. |
| Ben de 5. seviye güvenlikçiyim yani Bay Helpmann bana gün geçtikçe daha çok güveniyor. Çok iyi bir yıl olacak. | Open Subtitles | السيد هلبمان يعتمد عليَّ أكثر فأكثر لقد كانت سنة رائعة |
| Bir katil, kendisini korumak için bir şeye güveniyor olabilir. | Open Subtitles | هناك شئ واحد يعتمد عليه القاتل كوسيلة للحماية |
| Açıkcası hepimizin bir arada kalmasını yeğlerim, ancak bu size kalmış. | Open Subtitles | للامان أنا أقترح أن تبقو هنا سويا لكن هذا يعتمد عليكم |
| Belli bir zaman içinde gerçekleşmez. Herkeste farklı bir seyir gösterir. | Open Subtitles | الأمر لا يعتمد على جدول زمني، فهو يختلف مع كل شخص |
| Bizim hayatta kalmamızın diğerlenin hayatta kalmasına bağlı olduğunun farkındasınız. | TED | وأن استمرار بقائنا جميعاً يعتمد على بقاء كل فردٍ منا. |
| Ben yaşlıyım. Benim vizyonları son zamanlarda çok güvenilir olmamıştır korkuyorum. | Open Subtitles | أنا كبير ، أخشى أن رؤياي . لا يعتمد عليها مؤخراً |
| Ne kadar kıllı olduğuna bağIı. Genelde 2-4 seans. | Open Subtitles | هذا بالطبع يعتمد على إلى درجة أنت مشعر فالمسألة دوماً تستغرق من جلستين إلى أربعة جلسات |
| Her bakımdan sana bağımlı biri olunca insanın bakış açısı değişiveriyor. | Open Subtitles | تتغير أفكار المرء عندما يعتمد شخص ما عليه لفعل كل شئ |
| Hangi olgun adam kendini finansal çöküntüden kurtarmak için sürüngenlere güvenir ki? | Open Subtitles | ما الرجل البالغ الذي يعتمد على الزواحف لإنقاذ نفسه من فوضى مالية؟ |
| Sülügün, nerene yapisacagina da bagli biraz, anliyor musun? | Open Subtitles | هذا يعتمد أين سيستنزف المستنزفون أتعرف مذا أقول؟ |
| Umarım doğru karar veriyorsundur çünkü artık sana güvenen biri var yanında. | Open Subtitles | -أتمنى أن تتخذ القرار الصحيح -لأنه يوجد شخص آخر يعتمد عليك الآن |
| Bu insanların hepsinin geleceği bu birlikteliğe bağlıydı. Bu durumda... | Open Subtitles | كُلّ أسهم مستقبل هؤلاء الناسِ كَان يعتمد على هذا التحالفِ. |
| Ancak bu çalışmalar aynı zamanda göstermiştir ki, iletişim ortak bir zemine dayanır. | TED | ولكن تكشف هذه الدراسات أيضاً على أن التواصل يعتمد على أسس ومفاهيم مشتركة. |
| Yani, kanınızda ve vücut sıvılarınızda ne kadar virüs olduğuna bağlıdır. | TED | لانه يعتمد على مقدار وجود الفيرس في دمك وفي دم شريكك |
| Olağanüstü bir sorun bu. Özellikle de İsviçre ekonomisi gibi finans endüstrisine yatırım yapılan tröste dayalı bir ekonomi açısından. | TED | فهذه مشكلة كبيرة إذا كنت تفكر، خصوصا في اقتصاد دولة كسويسرا، والذي يعتمد كثيرا على الثقة الملقاة على القطاع المالي |