| Üniversitenin, yetenekli çocuklar için önerdiği harika bir uydu okul var. | Open Subtitles | هناك العديد من المدارس التي تأتيها منح من الجامعات للأطفال المميزين |
| Sen kraliçenin üniformasını giydin ve eski okul fularını taktın. | Open Subtitles | كلا .. أنت ترتدى زى الملكه و كرافتة المدرسه القديمه |
| Köyde büyükannemle geçirdiğim her okul tatili bu inanılmaz fırsatın kendi ailem içinde yarattığı eşitsizliklerin bilincine varmamı sağladı. | TED | في كل عطلة مدرسية أقضيها في القرية مع جدتي جعلتني أدرك التفاوتات التي خلقتها هذه الفرصة المدهشة داخل عائلتنا. |
| Normal okul ve yaz okulu arasındaki o harika hafta sonuydu. | Open Subtitles | لقد كانت نهاية الأسبوعية للإجازة الذهبية بين الدراسة الصيفية والدراسة المنتظمة |
| Neden? Biliyorsun ki anneler okul tarafından trafik yönetmekle görevlendiriliyorlar. | Open Subtitles | أنت تعرفين كيف توصل الأمهات أولادهن للمدرسة هل تستطيعين ذلك؟ |
| Böylece saati 1,25 dolara okul kitaplarını istif ederek, kültürel bir iş yapıyor. | Open Subtitles | وهنا ينمى ذكائه بترتيب النصوص المدرسية على الأرفف مقابل 1.25 دولار لل ساعة |
| Birkaç öğrenci ailesinin de içinde olduğu kişiler, okul öğrencilerin gitmesini engellemek için daha fazlasını yapmadığından çok öfkeliydi. | TED | والبعض، بما في ذلك بعض عائلات الطلاب، كانوا غاضبين أن المدرسة لم تفعل أكثر من ذلك لمنعهم من المغادرة. |
| Şu okul arkadaşını bizde kal diye çağırdı ve bana sormadı bile. | Open Subtitles | لقد دعا صديقاً له من الجامعة ليقيم في منزلنا ولم يطلب رأيي |
| Ulaştırma dairesini, okul idarelerini, hapishaneleri arayın. Eldeki tüm otobüsleri hastanelere sevk edin. | Open Subtitles | اتصلوا بسلطات النقل، هيئة إدارة المدارس و السجون أوصلوا كل حافلة ممكنة لمستشفى |
| Bunu ülkenin dört bir yanındaki tüm yatılı okul kızları için yapabilirim. | Open Subtitles | يمكنني فعل ذلك لأجل كل فتيات المدارس الداخلية في كل أنحاء البلاد |
| Önümüzdeki bahar, okul yönetim kurulu başkanlığı için adaylığımı koyacağım. | Open Subtitles | سأكون في لائحة الإنتخابات مجددًا للرئاسة في المدارس الربيع المقبل |
| Ve okul başladığından beri bu ikinci gizemli patlak lastiğim. | Open Subtitles | و هذا يحدث لي للمرة الثانيه منذ أن بدأت المدرسه |
| okul danslarınızda bu kadar müthiş grupların çıkması ne kadar güzel. | Open Subtitles | مُدهِشُ جداً بانكم حلتم عى هذه الفره ليعزفو في حفلة المدرسه |
| Bazıları güvercinler kadar küçüktü, bazıları ise okul servisi büyüklüğündeydi. | TED | كان بعض منها صغيراً كالحمام، وكان بعضها بحجم حافلة مدرسية. |
| Ama şimdi okul borçlarını ödemek için sadece 100 kağıt alıyorum. | Open Subtitles | كان يجب أن يكون لديّ مئة ألف دولار لتسديد نفقات الدراسة |
| Hadi ama. okul 3 km uzakta. Burada ızdırap içindeyim. | Open Subtitles | هيا انها مجرد ميلين للمدرسة انني فارس يواجه الخطر هنا |
| Umarım Lord Voldemort'un eski okul eşyaları bir daha masum çocukların eline geçmez. | Open Subtitles | نأمل ألا يقع المزيد من أدوات اللورد فولديمورت المدرسية القديمة بين أيد بريئة |
| Zaman zaman okul aniden bir haftalığına iptal edilirdi çünkü Taliban şühpelenirdi. | TED | من وقت لآخر كانت تلغى المدرسة فجأة لأسبوع لأن طالبان بدأت تشك |
| Son birkaç aydır, ucuz bir okul pansiyonunda kirada kalıyormuş. | Open Subtitles | استأجر وحدة سكنية رخصية في الجامعة في الأشهر القليلة الماضية. |
| Evet. Problemin büyük bir sebebi de bu. O okul yüzünden buradan soğudu. | Open Subtitles | كان هذا جزءٌ كبيرٌ من المشكلة كانت تلكَ الكلية تعمل على تحفيزه وحسب |
| Bu sadece okul içi bir iş değil. Noel tatilinde dahi bazı çocukların çalıştığını izledik. | TED | فالأمر غير متعلق بالمدرسة وحدها لقد لاحظنا، حتى خلال عيد الميلاد، بعض التلاميذ يقومون بالدراسة |
| Tamam, üzüldün. Sonra bir okul servisini sollayıp, arabayı göçertiyorsun. | Open Subtitles | اوكى انت زعلانه و عرضتى اتوبيس مدرسه و العربيه للخطر |
| okul taksitlerine para koparmak için haftada beş gün zoraki yemeğe çıkmazsın. | Open Subtitles | انتي كنتي لا تبتزيني لأدفع قروض مدرستك وهربتي خمسة ايام على التوالي |
| Ole Miss'in en sevdikleri okul olduğunu söylemek doğru olur mu? | Open Subtitles | هل من الصحيح ان اقول ان جامعة ميسيسيبي هي جامعتهم المفضلة؟ |
| Şimdi bu okul sistemini ücretsiz olarak dünyaya yaymak için çalışıyorum ve fark ettim ki çok ilginçtir, kimse bunu bedavaya istemiyor. | TED | الأن أعمل على جعل هذا النظام المدرسي المجاني متاحا للعالم و لقد وجدت بشكل مثير للاهتمام أن لا أحد يرغب فيه مجانا. |
| Bu, resmi olmayan bir okul; ancak gerçekten de bütüncül eğitim veriyor. | TED | هي مدرسة غير رسمة لكنها في الحقيقة هي حول التعليم الشامل .. |