| Her günkü kadınların hikayeleri Küresel ve Ulusal hikayelerimizdeki bilerek ihmal edilen hikayeler. | TED | قصص المرأة اليومية التي قد حُذِفَت قصصها عن قصد من تاريخنا الوطني والعالمي. |
| Bunun tek nedeni Ulusal Portreler Galerisinin Amerikan hayatını görselleştirmeyi amaçlayan doğası. | TED | و ذلك لأن معرض اللوحات الوطني يقام أساساً ليُقدم حياة أفراد أمريكيين. |
| Fakat, sonra 1993 te, NIH(Ulusal sağlık enstitüsü) Yeniden Canlandırma Yasına imza attı. | TED | ولكن في العام 1993 تم توقيع مرسوم المعاهد الوطنية لتحسين الصحة ليصبح قانونا. |
| Ulusal Bilim Madalyası alan Craig Venter ve Nobel Ödülü sahibi Ham Smith. | TED | نرى هنا الفائز بالميدالية الوطنية للعلوم كريغ فينتر والفائز بجائزة نوبل هام سميث. |
| Sorarım size, nasıl bir Ulusal güvenlik... halkın temel gücünü elinden alıp... | Open Subtitles | ما الأمن القومي الذى يسمح بإزالة القوة الأساسية من يد الشعب الأمريكى |
| Ulusal güvenlikten anlaşılan buysa... gerçekte ne olduğu her haliyle ayan beyan ortada. | Open Subtitles | هذا النوع من الأمن القومي عندما تشتم رائحته وتشعر مثل شعوره وتظهر بمظهره |
| Ulusal Çevre Politikası Hareketi'ni, Temiz Hava Hareketi'ni, Temiz Su Hareketi'ni ortaya çıkarttı. | TED | وقامت أيضا بوضع القانون الوطني للبئية وقانون الهواء النظيف ، وقانون الماء النظيف |
| Alman Ulusal marşını bile çalamazken ne yararı var ki? | Open Subtitles | ما الفائدة إن كنت لا تجيد عزف النشيد الوطني حتى؟ |
| MlAMl BEACH, 1972 CUMHURİYETÇİ PARTİ Ulusal KONGRESİNE HOŞGELDİN DER | Open Subtitles | المؤتمر الوطني للحزب الجمهوري لعام 1972 1, 2, 3, 4 |
| Elinde ne varsa gönder. Şerif, eyalet polisi, Ulusal muhafızlar. | Open Subtitles | أرسل كل ما لديك, رئيس الشرطة الفرق الحكومية، الحرس الوطني |
| Ben de Ulusal televizyonda çalışmak için birini terk ettim. | Open Subtitles | تركت شخصاً ما، أيضاً لكي أكون هنا في التلفزيون الوطني |
| ABD Ulusal Bilimler Akademisi tarafından düzenlenen bir toplantı gerçekleştirilecek. | TED | من قبل الأكادمية الوطنية للعلوم للإجابة على هذا السؤال بالتحديد. |
| Paul yıllarca Kamerun Ulusal radyo ve televizyonunda çalıştı ve sağlık sorunlarından bahsediyordu. | TED | عمل بول لسنوات في الاذاعة الوطنية الكاميرونية والتلفزيون، وكان يتحدث عن القضايا الصحية. |
| Biz bunun yayıldığını gördükçe Ulusal merkezlerin ortaya çıktığını görüyoruz. | TED | وكما نرى انتشار هذا ، فإننا نرى المحاور الوطنية الناشئة. |
| Ulusal Kurtuluş Cephesi'nin merkez yönetiminden önemli... biri olduğunuzu biliyorum. | Open Subtitles | فأعرف بأنك أحد الرؤوس الرئيسية للقيادة العسكرية في اللجنة الوطنية |
| O halde bugünden itibaren çayı Ulusal içeceğimiz ilan ediyorum. | Open Subtitles | حسناً, اعتباراً من اليوم أعلن أن الشاي هو مشروبنا القومي |
| Ulusal güvenliği tehlikeye attılar ve aşırı derecede yanlış kararlar aldılar. | Open Subtitles | لقد عرضوا الأمن القومي للخطر بحكمة سيئة وفقيرة في أداء واجبهم |
| Ulusal güvenlikle alakalı olduğunu ve seni de içerdiğini söyledi. | Open Subtitles | لقد قال إنه أمر يتضمن الأمن القومي و كذلك أنت |
| Tüm birimler burası Ulusal park birim 238, lütfen cevap verin tamam. | Open Subtitles | الى كل الوحدات.. هنا المتنزه القومى وحدة رقم 238 الرجاء الاستجابة.. حَوِّل |
| Ulusal kaynaklarını halka veren bir Marksist'e daha ihtiyacınız yok, değil mi? | Open Subtitles | أنت لا تريد ماركسياً آخر يهب الموارد القومية للشعب ، أليس كذلك؟ |
| Ulusal Sağlık Sigortasına kayıtlı mısınız, değil misiniz? | Open Subtitles | أنت مسجلة بموجب قانون التأمين الصحى الوطنى ، أم لا ؟ |
| Ulusal Güvenlik çalışanları geçici yönetime hizmet etmekten dolayı gurur duymaktadır. | Open Subtitles | الرجال والنساء سواسية في الأمن الداخلي وبكل فخر يخدمون السلطات الأنتقالية |
| İster Ulusal Güvenlik olsun ister Vatikan Polisi. | Open Subtitles | ولا آبه إن كان من أمامي وكالة الأمن القوميّ أم الشرطة الفاتيكانيّة |
| Ulusal Silah Birliğine üye olduğunu söylediğinden beri, sana bunu vermek istiyordum. | Open Subtitles | لحظة معرفتي بأنكِ كنتي بإدارة الطواريء الدولية عرفت أني أردت إعطاؤه لكِ |
| Vahşi dinsel, Ulusal ve etnik çekişmeleri görüyoruz. | TED | نرى الغضب الديني والنزاعات الوطنيّة والعرقية. |
| 48 eyalet, en alttan başlayarak Ulusal [eğitim] politikası oluşturdular. | TED | شارك 48 ولاية في هذا، وأوجدوا سياسة تعليم وطنية جديدة. |
| Küçük bir caz topluluğu olan Ulusal Gençlik Caz Orkestrası'ndaydım. | Open Subtitles | كنت اغني مع فرقة جاز صغيره فرقة الجاز الوطنيه الشابه |
| David, benim Ulusal Kanser Enstitü'sünde bir konuşmaya davet etti. Anna Barker de oradaydı. | TED | ديفيد حصل لي على دعوة لأعطي محاضرة في معهد السرطان الدولي و آنا باركر كانت هناك. |
| Şimdiye dek Nanga Parbat'ın fethi Ulusal bir saplantıdır Almanların gurur meselesidir. | Open Subtitles | الأن غزو ننجا بربات هو هاجس قومى مسألة فخرِ ألمانيِ. |
| Türk hükümeti Ulusal günleri için, 26 ülkeyi davet etti. | Open Subtitles | الحكومة التّركيّة 26 أمّةً مدعوّة إلى عيدهم الوطنيّ |