| Güzellik uzmanı da maliyet bütçesinin içinde merak etmeyin. Tamam mı. | Open Subtitles | تكاليف خبيرة التجميل من ضمن الـميزانية، لا تقلق، هل هذا جيد؟ |
| Çok satan yazar, sosyal yorumcu ve evlilik uzmanı Kelly Campbell. | Open Subtitles | المؤلفه صاحبة الكتاب الاكثر مبيعا و خبيرة الزواج .. كيلي كامبل |
| Psikiyatrist olduğunu sanmıştım. Ne zaman bir müzik uzmanı oldun? | Open Subtitles | إعتقدتُ أنكَ طبيب نفسي كيف لديكَ كل هذه الخبرة الموسيقية؟ |
| Lazer kırılmada dünyanın en önde gelen uzmanı. | Open Subtitles | الخبير العالمَي البارزَ في إنكسارِ الليزرِ. |
| Merak etme. O bir mürekkep uzmanı. Hiçbir şeyden şüphelenmeyecek. | Open Subtitles | لا تقلق، إنه مجرد خبير بالأحبار ولا يشك في شيئ. |
| Eh, şimdi hepiniz ön-hücre uzmanı oldunuz. Şimdi bu ön-hücrelerle bir oyun oynayacağız. | TED | فبما أنكم أصبحتم الآن خبراء بالخلايا الأولية، سنلعب لعبةً مع هذه الخلايا الأولية. |
| Doğruyu ve yanlışı ayırt etmek için telif hakları uzmanı olmak gerekmez. | Open Subtitles | لاتحتاج أن تكون خبيراً في الممتلكات الفكرية لتعرف وتميز بين الصواب والخطأ |
| Annem bir beslenme uzmanı ve babam bir ticari fırıncıydı. | Open Subtitles | أمي كانت خبيرة تغذية و أبي كان يملك مخبزاً تجارياً |
| Bilmiyorum. Ama dinleyin, ben silah kontrolü uzmanı değilim. | TED | لا أعلم .اسمعو،ا أنا لست خبيرة في ضبط استخدام السلاح، |
| Ben bir psikiyatr, sosyal hizmet çalışanı ya da aile içi şiddet uzmanı değilim. | TED | أنا لست اخصائية نفسية ، عاملة اجتماعية أو خبيرة في العنف الأسري. |
| - Şu çıktığın alerji uzmanı doktorun hak etmediği gibi. | Open Subtitles | لا أستحقّك، و لا حتّى طبيب الحساسيّة ذاك الذي تواعدينه. |
| Ayak hastalıkları uzmanı, optometri uzmanı, alerji uzmanı dermatolog ve üroloğum var. | Open Subtitles | لدي طبيب أقدام، طبيب عيون، طبيب أرجية، طبيب جلديات، طبيب الجهاز البولي. |
| Kürsünden verdiğin son üç karara bakarsak, saçmalık uzmanı olan sensin. | Open Subtitles | بالنَظرِ إلى آخر ثلاثة قرارات اتخَذتَها من منصبِك أنتَ الخبير في الهُراء و ما المفروض أن يعني ذلك؟ |
| Rocky Bronzino, Rutgers Üniversitesinden böcek bilimi uzmanı hizmetinizde. | Open Subtitles | روكي برونزينو، أجب على الخبير الحشري جامعة روتجيرس، في خدمتكم. |
| Sana göre Rita'nın babası, dünyanın önde gelen hidrolik uzmanı. | Open Subtitles | طبقا لك، الأب ريتا خبير العالم الأول في علم الهايدروليكا |
| İngiliz Hava Kuvvetleri'nin temsilcisi olarak gurubunuzda kaç tane silah uzmanı var? | Open Subtitles | بصفتك ممثلاً للقوات الجويه البريطانيه كم عدد خبراء الاسلحة في مجموعتك ؟ |
| Ben alkol ya da madde bağımlılığı uzmanı sayılmam, efendim. | Open Subtitles | لست خبيراً في الكحوليات أو تحري في المواد المسببة للإدمان |
| Bu işin uzmanı olduğuna göre bana yardımcı ol. | Open Subtitles | ساعدينى على الخروج من هذا المأزق فانت الخبيرة إذن |
| Ama bu dansçı çöl uzmanı bile sıcağa uzun süre dayanamaz. | Open Subtitles | لكن حتى اختصاصي الرقص الصحراوي هذا لا يُمكنه إطاقة الحرارة طويلاً. |
| Adli tıp uzmanı olmak için biraz küçük değil misin? | Open Subtitles | أنتِ صغيرة على أن تكونِ طبيبة شرعية متخصصة، ألستِ كذلك؟ |
| Tipik donanım uzmanı. - Bu iş için genç değil mi? | Open Subtitles | ـ إنه إختصاصي أجهزة حاسوب ـ أليس صغيراً على فعل هذا؟ |
| Düşünce ve davranışları yönlendirme uzmanı. | Open Subtitles | بارع في التلاعب بالأفكار و السلوك وسط مدينة ساكرمنتو |
| Ben de gelecek sefer beni bir uzmanı aramak konusunda caydırmaya çalışacağın zaman, seni dinleyeceğim. Ona hiç şüphem yok. Ee, nasıl gitti? | Open Subtitles | وفي المره عندما تحاول ردعي في جلب مختص اخر سوف اسمع كلامك اشك في ذلك اذا.. |
| Havacılık uzmanı değilim, ama başkalarından çok daha alçaktan. | Open Subtitles | لست خبيرا بالطيران لكن أكثر من أى أحد آخر بكثير |
| Ona değerlendirme yapması için bir altın uzmanı bularak toprağı test ettireceğiz. | Open Subtitles | فقط بما فيه الكفاية ..لأخذ عينةمنالتربة. وبعد ذلك نأتي بخبير للذهب للتقييم. |
| Ben konunun uzmanı değilim, sadece TEPCO'nun sözcüsüyüm. | Open Subtitles | أنا لستُ خبيرًا في هذا المجال. أنا فقط المتحدث الرسمي للشركة. |