| gönder onu, detayları halletsin ve bu iş hemen hallolsun. | Open Subtitles | أرسل له لتنفيذ تلك هذه التفاصيل وليتم هذا الامر سريعا. |
| Elinde ne varsa gönder. Şerif, eyalet polisi, ulusal muhafızlar. | Open Subtitles | أرسل كل ما لديك, رئيس الشرطة الفرق الحكومية، الحرس الوطني |
| Bir tarama ekibi gönderin gemiye. Bu geminin her yerinin kontrol edilmesini istiyorum. | Open Subtitles | أرسل طاقما ليفحص في الداخل أريد كل جزء من أجزاء السفينة ان تُفحص |
| Diyelim ki biri bize bir e- posta göndermiş olsun. | Open Subtitles | دعينا نقول بأن هناك شخصٌ ما أرسل إلينا بريد إلكتروني |
| "Bana da bir tane yolla ve ben de karşılığında... | Open Subtitles | أرسل لي واحداً و أنا بالمقابل سأعطيك أكليلاً من الزهور |
| İşe yaramadı. Bir çocuk gibi oldum. Ona hâlâ beyaz bir gül gönderiyorum. | Open Subtitles | لا فائدة، كأني طفل صغير، لا زلت أرسل لها ورود بيضاء كل يوم |
| Tam olarak nasıl işlediğini bilmiyorum, kardeşim hediye olarak bu kartı yollamış. | Open Subtitles | لا أعلم تماما كيف يسير هذا الأمرلقد أرسل لى أخى هذه البطاقة |
| Lütfen bana sadece benim anlayabileceğim bir hayran mektubu gönder. | Open Subtitles | رجاء أرسل لي رسالة تظهر كأنها رسالة من أحد المعجبين |
| Sadece bana sonuncuyu gönder. Tamamen dogru yoldayiz, söz veriyorum. | Open Subtitles | فقط أرسل لك آخر الملفات وأعدك أننا على المسار الصحيح |
| Fısat bulduğunda bana bir tane daha üstsüz fotoğrafını gönder. | Open Subtitles | أرسل لي صورة لك نصف عاري عندما تسمح لك الفرصة. |
| Beni istediğiniz yere gönderin ama bu kızlar her an evsiz kalabilirler. | Open Subtitles | الجميلة. أرسل لي أينما تريد، ولكن والمحرومين هؤلاء الفتيات في الوقت الراهن. |
| takılar bütün yıl takılmayacak artık Devsena'ya bir fıçı dolusu mücevher gönderin.. | Open Subtitles | لن يتم ارتداء الزينة المزخرفة لمدة عام أرسل كل المجوهرات الى ديفيسا |
| Hayali futbol ligi oynadığım elemanlardan birisi kısa bir video göndermiş. | Open Subtitles | أحد الشباب في فريق كرة القدم الخاص بي أرسل لي شريطاً |
| Hayır, doğum gününü unuttum ve başkası ona çiçek göndermiş. | Open Subtitles | لا، تغيّبت عن عيد ميلادها وشخص آخر أرسل لها زهور |
| On dakikaya kadar çıkmazsam, destek yolla, tamam mı? | Open Subtitles | إذا لم أخرج .خلال عشرة دقائق .. أرسل التعزيزات |
| Oraya taburlar gönderiyorum. Buraya keşif heyeti gönderiyorum. | Open Subtitles | أنا أرسل قوات إلى هناك ، أنا أبعث حملة هنا |
| Tesadüfe bakın ki aynı adam Gluant'a bol miktarda para yollamış. | Open Subtitles | و تصادف أن الدكتور هان أرسل لبلوران كميات كبيرة من الأموال |
| Ayrıca acele olarak fazladan iki birimi destek için yollayın! | Open Subtitles | و أرسل إليّ وحدتان إضافيتان إلى هنا بأسرع وقت ممكن |
| Sizce o fotoğrafları asıl gönderen kişi buraya koymuş olabilir mi? | Open Subtitles | هل تعتقد أن من أرسل هذه الصور هو من وضعه هناك؟ |
| Söyleyeceğim. Ve sonra, o uykusunu alırken, Ben birkaç özgeçmiş göndereceğim. | Open Subtitles | سأفعل ذلك، وثم عندما يأخذ قيلولته، سوف أرسل بعض من المُلّخصات. |
| Size yemin ederim Sophy'den başkasına sevgililer günü kartı göndermedim! | Open Subtitles | أقسم أني لم أرسل بطاقة عيد الحب لأحد غير صوفي |
| Ve bu durumda, insansız hava uçağının hasarını derinden inceleyerek, bu silahı kimin gönderdiğini söylemek çok zor olacak. | TED | وفي تلك الحالة، غربلة للحطام كهجوم طائرة بدون طيار انتحاري، سيكون من الصعب جداً القول من أرسل تلك الطائرات. |
| İki kişiyi kaldırmaz. Sallanmasını engelle yeter. Ben kendi kayışımı yolluyorum. | Open Subtitles | لن يتحمل ثقل شخصين حافظ عليه ثابتاً سوف أرسل لها حمالتي |
| Belki bir ara okumanız için bir şey gönderirim. -Olur. | Open Subtitles | ربما يمكنني أن أرسل لك شيئا لقراءة في وقت ما؟ |
| Rüzgârda savrulup duruyorsun bu iş için ama konseyde üç oy daha bul ben de sana helikopter göndereyim. | Open Subtitles | أنت تتأرجح بمهبّ الريح في هذا، لكن أحضر لي أكثر من ثلاثة أصوات في المجلس، وسوف أرسل لك مروحيّة. |
| Ölmek ya da yaşamak artık umurumda değil. Sadece o iblisleri elimden geldiği kadar cehenneme geri göndermek istiyorum. | Open Subtitles | لم يعد يعنينى أن أكون حيا أو ميتا كل ما أريده أن أرسل المزيد منهم الى الجحيم قدر أستطاعتى |