| dinle Jason, yaptıklarımı düzeltmek için vereceğin cevaplara ihtiyacım var. | Open Subtitles | أصغ جايسون أنت يجب أن تعطيني بعض الردود لتصحيح ماأفعله |
| Öyleyse şimdi beni iyi dinle, oğlum. Eğer oraya gidersen, Cummings kazanır. | Open Subtitles | أصغ إلي يا ـ بني ـ إن سقطت فسيفوز ـ كامينغ ـ |
| İşinin ehli bir erkek olduğunu duydum. Şimdi beni dinle. | Open Subtitles | لقد سمعتُ أنكَ رجلٌ داعر ، لذا أصغ ِ إليّ |
| Bak ahbap, kimi gerçek stüdyolardan kimi gerçek teklifler alıyorum. | Open Subtitles | أصغِ يا عزيزي تلقيت الكثير من العروض من أستوديوهات حقيقية |
| Bana Bak serseri! Canımı kurtarmak için kaçtığımdan o 12 gemiyi korumayı başardım! | Open Subtitles | أصغِ أيُّها الشاب، بسبب هروبي ذاك استطعتُ الحفاظ على تلك السفن الاثنتا عشر |
| Sormazlarsa sessiz kalın. dinleyin, öğrenin, herhangi bir şeye karışmayın. Üç gün içinde yolcu listesini istiyorum. | Open Subtitles | أصغِ واعرف ولا تتورّط، أريد قوائم بعد 3 أيام، انطلق |
| Yettin artık! Bir insanın ne kadar dayanabileceğini sanıyorsun? dinle beni! | Open Subtitles | لقد عانيت الكثير إلى أي حد يستطيع الرجل أن يتحمل ، أصغ لي |
| Sen dinle beni, seni ucuz, koca ağızlı, üçüncü sınıf savaş doktoru! | Open Subtitles | أصغ إلى يا معسول القول الرخيص و مشفى جروح الحرب الخطيرة |
| - Jake? - Evet benim. Beni iyi dinle, Lou beni 5 dakika içinde enselemeye çalışacak. | Open Subtitles | أصغ يا زميلي، أسكوبار سيحاول حجزي في غضون خمس دقائق. |
| Beni dinle. Çünkü bir sonraki hedef senin beyaz ülken olacak. Boş laf! | Open Subtitles | أصغ الي، لأن الجنوب الأبيض سيكون التالي اذا لم يتعظوا |
| dinle! Şimdi ihtiyacım var! Bir saat içinde bir tren var. | Open Subtitles | أصغ احتاج اليها الان القطار فى غضون ساعة |
| dinle, Bunny? Bela burada. Kapatmalıyım. | Open Subtitles | أصغ يا بوني بيلا هنا ويجب أن أنهي المكالمة |
| -Beni dinle. -Sen dinle George. | Open Subtitles | ـ أصغ إلي يا ـ راي ـ ـ أصغ إلي يا ـ جورج ـ |
| -Seninle konuşmak istiyor biri. -Keith Orbit -Dikkatli dinle Keith ve bölme. | Open Subtitles | ـ كيث أوربت ـ ـ أصغ جيداً يا ـ كيث ـ ولا تقاطعني |
| -O zaman beni dinle şimdi evlat. -Eğer inersen. | Open Subtitles | أصغ إلي يا ـ بني ـ إن سقطت فسيفوز ـ كامينغ ـ |
| Ama Bak, gemiyi ikiye ayırdık sancak benim, diğer taraf da onun. | Open Subtitles | لكن أصغِ ، اقتسمنـا السفينة أخذتُ الميمنة و أخذ هو الجـانب الآخر |
| Bak, üzüldüğünü anlıyorum ama üzgünüm, ben gelmiyorum. | Open Subtitles | أصغِ, أتفهم كم أنتِ مستاءة لكنني آسف, لن أقوم بذلك |
| Tamam Bak şimdi. Benim için iyi bir dostsun. | Open Subtitles | حسناً, والآن أصغِ إليّ، لقد كنتَ صديقاً طيّباً |
| Pekala, Bak. İkimiz hiç birzaman bir yalan olayında beraber olmadık. | Open Subtitles | حسناً, أصغِ, لم نعمل معاً أبداً على كذبة |
| Hey, Bak, bu şehirde yürürsen, ayağına bazı şeyler yapışacaktır. | Open Subtitles | مهلاً, أصغِ, عندما تسير في هذه المدينة فعليك أن تتوقع إلتصاق أشياء بك |
| Bu bir kurtarma görevi değil. Beni dinleyin. Bu bir saldırı. | Open Subtitles | إنها ليست مهمة إنقاذ أصغِ إليّ ، إنه هجوم |
| Bakın gençler, şu Scona teslimatı için yardıma ihtiyacım var Şu topitoşla gelen herif vardı ya | Open Subtitles | أصغ إلى , أحتاج من يعينني في توصيل ذاك الفراش الذي اشتراه ذاك الضخم الذي كان برفقة ذاك اللواط |
| Uyarılarımıza kulak ver, yoksa sen de bedelini ödersin. | Open Subtitles | أصغِ لتحذيرنا وإلا فستدفع الثمن أيضاً |
| Yıllar evvel beni bu evde eğitmeye başladığın vakitlerde aptal bir velettim ve seni hiç dinlemedim. | Open Subtitles | قبل سنوات، حين علمتني لأول مرّة في هذا المنزل، كنت طفلاً غبياً صغيراً ولم أصغ إليك قط، لكنك |
| Gidiyor Bak. Sadece seninle konuşmak istiyordu. Çıkıp dinlesene onu! | Open Subtitles | سيغادر ويريد التحدث معك فقط أصغِ إليه |