| ...senin işinin bulaşık satmak, benimkinin de huzuru sağlamak olduğunu sanıyordum ben. | Open Subtitles | إعتقدتُ أن بيع غسالات الصحون هو من إختصاصك |
| Hayır. Ben evin boş olduğunu sanıyordum. | Open Subtitles | إعتقدتُ أن المنزل سيكون خالياً. |
| Bir sınırın olduğunu sanıyordum, ama yanılmışım. | Open Subtitles | إعتقدتُ أن لك حدود، ولكن كنتُ مخطأة. |
| Neden bunun kolay olabileceğini düşündüm ki? | Open Subtitles | لما إعتقدتُ أن هذا سيكون أمراً هيناً؟ |
| Bayan Judy 'nin masal anlatmış olabileceğini düşündüm. | Open Subtitles | إعتقدتُ أن الآنسة (جودي) قد تحكي الحكايات الطويلة. |
| - Strucker'ın Doğu Avrupa'da olduğunu sanıyordum. | Open Subtitles | إعتقدتُ أن (ستراكر) في (أوروبا الشرقية) هو كذلك |
| - Büyüleyici. Dönüş terapisi olduğunu sanıyordum. | Open Subtitles | لقد إعتقدتُ أن هذه المحاضرة كانت عن ـ"المعالجة بالنّكوص/ الإنحدار" ـ ـ(المعالجة بالإنحدار أو النكوص هي جلسة علاج نفسي يتم فيها إسترجاع ذكريات المريض من عقله الباطن)ـ |
| Bunun Mildred'in işi olduğunu sanıyordum. | Open Subtitles | إعتقدتُ أن ذلك عمل (ميلدريد) |
| Bunun ona ait olabileceğini düşündüm. | Open Subtitles | إعتقدتُ أن ذلك ينتمي إليها |