| Bu dosyalarda yer alan kanıtlar eğer Güvenlik Güçlerinin amaçlarına hizmet etmiyorsa değiştiriliyordu. | Open Subtitles | لو أنّ الدليل في هذه القضايا لم يناسب أهداف خدمات الأمن، كانوا يزورونها |
| eğer not bırakmış olsaydınız bu zavallı adamın kolu hâlâ duruyor olurdu. | Open Subtitles | لو أنّ أحدهم قد ترك ملاحظة لم يكن ليفقد هذا الرجل ذراعه |
| Sanki bütün kafam memba suyuyla dolmuş gibi, serin ve tertemiz. | Open Subtitles | إحساس كما لو أنّ رأسي كلها ملئت بماء النبع، البارد والنظيف |
| Kararı bana hiç danışmadan, Sanki ikimiz üzerinde hiçbir etkisi yokmuşçasına aldın. | Open Subtitles | لقد اتخذت قرارك من دوني كما لو أنّ ذلك لن يؤثر علينا |
| Ona inanmıyorum! Annemin bir kız kardeşi olsa bize bahsederdi. | Open Subtitles | وأنا لا أصدّقها، فوالدتنا كانت لتخبرنا لو أنّ لها شقيقة |
| Keşke güneşi tersine çevirip dünyayı daha yaşanır kılabilecek güce sahip olsaydım. | Open Subtitles | أود لو أنّ لديّ القوة لأعكس الشمس وأعيد العالم إلى وضعيته الملائمة |
| Baba, okulda bir Berserker varsa ateş gücüne ihtiyacın olacak. Hem de çok. | Open Subtitles | أبي، لو أنّ هناك أحد المساعير بالمدرسة فستحتاج إلى العديد من الأسلحة النارية. |
| Bir sorun olursa, bana gelin. | Open Subtitles | آنا سأمر عليكم. لو أنّ عندك أيّ مشاكل، أعلمني. |
| Peki, eğer bu doğruysa, eminim buna iyi bir açıklaması vardır. | Open Subtitles | لو أنّ هذا حقيقي، فأنا واثق من أنّ لديها سبب وجيه |
| eğer işler normale dönecekse o zaman normal davranmaya başlamalıyız. | Open Subtitles | لو أنّ الأمور ستعود لطبيعتها فعلينا أن نتصرف على طبيعتنا |
| eğer kitap koleksiyon içinde ise, onu hemen şimdi almalıyız. | Open Subtitles | لو أنّ الكِتاب ضِمن المَجموعة، فعلينا أن نحصل عليه الآن. |
| Bak, eğer tüm o çocuklar birbirlerine karşı bu sihiri kullanıyorlarsa, | Open Subtitles | لو أنّ كل هؤلاء الأطفال يَستخدمون التَعاويذ السحريّة ضدّ بعضهم البعض، |
| eğer bu en kötü kısımsa kulağa çok da kötü gelmiyor.. | Open Subtitles | لو أنّ هذا أبغض ما في الأمر فالأمر ليس بهذا السوء. |
| eğer Allison, tüm çocuklarına besleyici bir kahvaltı sunan bir okula giderse, işte şunlar olacak: | TED | لو أنّ أليسون تذهبُ لمدرسة تقدمُ فطورًا مغذيًا لجميع الأطفال، إليكم ماذا سيحدث لاحقًا. |
| Sanki ciğerlerime yeterince hava gelmiyormuş gibi bir hisse kapıldım. | Open Subtitles | شعرتُ كمـا لو أنّ الهواء لا يستطيع أن يصل إلـيّ بصورة جيّدة |
| Sanki biri kanalları değiştiriyormuş gibi, değil mi ? | Open Subtitles | تمامًا كما لو أنّ أحدهم يُقلّب بين المحطات التليفازيّة |
| Ondan sonra hayatım, Sanki bir solukta geçmiş gibi geldi. | Open Subtitles | ثمّ حياتي شعرت كما لو أنّ هي كانت طول نفس واحد، |
| Sanki bir şey kanı ölümden önce, damarda pıhtılaştırmış. | Open Subtitles | سبّب كما لو أنّ شيء الدمّ لثخن أو تخثّر قبل الموت. |
| Yine de sevdiğin iş, define avcılığı olsa iyi olurdu. | Open Subtitles | لكن لكان من الجيّد لو أنّ ما تحبّه هو العثور على الذهب. |
| Ya gerçekten başım dertte olsa? | Open Subtitles | ماذا لو أنّ أبداً في المشكلةِ الحقيقيةِ؟ |
| Keşke güneşi tersine çevirip dünyayı daha yaşanır kılabilecek güce sahip olsaydım. | Open Subtitles | أود لو أنّ لديّ القوة لأعكس الشمس وأعيد العالم إلى وضعيته الملائمة |
| İçinde ateş ve kükürt olan eski hikayeler Keşke doğru olsaydı diyeceksiniz. | Open Subtitles | سيجعلكم تتمنّون لو أنّ حكايات العهد القديم عن النار والكبريت كانت صحيحة |
| - eğer gerçekten bir manyak varsa? | Open Subtitles | ـ هل يمكن أن تتصوروا ـ ماذا لو أنّ هناك مجنون في الحرم الجامعي؟ |
| Akademik endişelerin olursa, odama uğra. | Open Subtitles | لو أنّ لديك أيّة مخاوف من الاكاديمية, تعالي إلى مكتبي |