Dün karın panik içinde bize geldi Ve ineğinin öldüğünü söyledi. | Open Subtitles | بالأمس ، جاءت زوجتك إلينا في ذعر وقالت إن بقرتك ماتت. |
Çıldırdı Ve, " Bu hayatımın en büyük deneyimi", dedi. | Open Subtitles | اصبحت كالوحش. وقالت انها اروع تجربة مرت بها فى حياتها. |
Çıldırdı Ve, " Bu hayatımın en büyük deneyimi", dedi. | Open Subtitles | اصبحت كالوحش. وقالت انها اروع تجربة مرت بها فى حياتها. |
Birgün ofisime geldi Ve benim sahte olduğumu bildiğini söyledi, fakat yine de bana aşık olmuştu, Ve 3 ay Sonra onunla evlendim. | Open Subtitles | و قد حضرت إلى مكتبي مرة ، وقالت أنها أنني كنت مزيفاً, لكنها مع هذا قد أحبتني ، وقد تزوجتها بعد ثلاثة أشهر. |
Şu sıralar birkaç arkadaşıyla kalıyor Ve ofise uğrayabileceğini söylemişti. | Open Subtitles | إنها تُقيم لدى بعض الأصدقاء وقالت أنها سوف تمُرّ بالمكتب |
vakumu "boş uzay" olarak düşünebilmenizin öncesinde, izafiyet "bir ethere ihtiyacınız yok" demişti, böylece vakumun resmi boş yapılmıştı. | Open Subtitles | وقالت النسبية، انك لا تحتاج إلى أثير، اذا الصورة كانت ان الفراغ خالِ. |
Bir kadın arayıp dün gece oğlunun eve gelmediğini söylemiş. | Open Subtitles | امرأة تدعى وقالت لم ابنها لم تأت المنزل الليلة الماضية. |
Asyalı bir bebeği evlat edinmiş Ve bunun hayatını değiştirdiğini söylüyordu. | Open Subtitles | ولقدتبنتطفلمنآسيا , وقالت ان ذلك غير حياتها |
Annemle konuştuk. İlk başta çok kızdı Ve bunu babaya yapamayacağımızı söyledi. | Open Subtitles | لقد تحدثنا مع والدتى,وقالت لنا . لا نسطيع أن نفعل ذلك لوالدك |
Ve eğer savaş böyle giderse, ...geleceğin çok kötü olabileceğini söylüyor. | Open Subtitles | وقالت إذا أستمرت الحرب بهذا الشكل المستقبل قد يكون سيئ جدا |
Gelin kendisi takılıyor Ve o sadece arabayı sürmek için orada. | Open Subtitles | وقالت إنها تدعو الطلقات وانه هو مجرد امتداد لل؟ . ركوب. |
Ama onun çok eğlenceli Ve harika bir insan olduğunu bilmelisin. | Open Subtitles | ولكن يجب أن تعرف، وقالت انها الكثير من المرح. شخص رائع. |
Son günlerinden birinde, yanında oturuyordum, bana baktı Ve açıkça dedi ki: | Open Subtitles | في أحد آخر أيامها، وعندما كنت جالسة بجانبها. نظرت لي وقالت بوضوح: |
Bay Andersson, karınız size bu notu yazdı Ve benden iletmemi istedi. | Open Subtitles | سيد اندرسون, زوجتك كتبت لك هذه الورقة. وقالت لي ان اعطيها لك. |
Sonra bir gün beni aradı Ve.. ...hamile olduğunu söyledi. | Open Subtitles | وفي يوم اتصلت بي وقالت انها حبلى أعتقد أنه إبني |
Sana söylemiş olduğum gibi, mezuniyetimden Sonra yerel liseye matematik öğretmeni olarak başladım. | Open Subtitles | وقالت لك مسبقا انه بعد تخرجي.. .. انضممت إلى مدرسة محلية كمدرس حساب.. |
İşin özellikle kadınlar için daha önemli olduğunu söylemişti, çünkü gelirlerinin olması onlara saygı kazandırıyordu Ve para kadınlar için güçtü. | TED | وقالت ان العمل هو امرٌ بالغ الاهمية للنساء لان الحصول على دخل يساوي الحصول على الاحترام والمال يعني السلطة والقوة للمرأة |
Konuştuğum kız bugün bizim, yani seninle benim yazılarımdan bahsedeceğimizi söylemişti. | Open Subtitles | وقالت الفتاة التي كنا الحديث عن الأعمدة اليوم. |
Dr. Marjorie bana oluruna bırak demişti. | Open Subtitles | شيء الدكتور وقالت مارجوري لي يدع عن الذهاب. |
Ondan imza istemişti. Ünlü olduğunu söylüyordu. | Open Subtitles | طلبت منه توقيع الاوتوجراف, وقالت انه مشهور. |
Ve sormuş, "Ne çiziyorsun?" "Tanrı'nın resmini çiziyorum", demiş kız. | TED | وقالت "ماذا ترسمين؟" فقالت الطفلة " أنا أرسم صورة للإله." |
Bir kadın kitabı eline aldı, yüzünü buruşturdu, kitabı kasaya götürdü Ve kasadaki adama şöyle dedi, "Bu kitap mahvolmuş." | TED | فجاءت إليه سيدة، وحدقت فيه بعينين نصف مغمضتين ثم أخذته إلى السجل، وقالت للرجل الذي وراء الشباك، "هذا الكتاب مخرب." |
Halk kütüphanelerini ziyaret ederek büyüdüğünü, bundan zevk aldığını söyledi. | TED | وقالت له أنها نشأت وهي تزور مكتبتها المحلية التي أحبتها. |
"Bugün 1 Kasım." Ve o da dedi ki, "Evet biliyorum, çok korkunç değil mi?" | TED | "إنه الأول من أكتوبر" وقالت"أعلم، أليس هذا مريعاً؟" |