| Ve iyi haber ise, insanlar artık sürdürülebilir gemi taşımacılığı hakkında konuşuyorlar. | TED | و الجميل في الأمر أن الناس يتحدثون الآن عن النقل البحري المستدام. |
| Yani, bu kötü haber. Soru şu: hiç iyi haber var mı? | TED | إذن هذا هو الخبر السيء. السؤال هو: هل يوجد أي خبر جيد؟ |
| Müdürden patronu arayıp bir haber var mı diye sormasını istedik. | Open Subtitles | اطلب من المدير الاتصال بالرئيس ويرئ اذا كانت هناك اى اخبار |
| Ve en iyi haber ise cerrahların araştırma yapmamız gerektiğini bilmesidir. | TED | وأفضل الاخبار على الاطلاق أن الجراحين يعلمون اننا نحتاج لعمل البحوث. |
| Aslında senden hiç haber alamadım. Nasıl olduğunu merak ettim. | Open Subtitles | في الواقع, لم أسمع منك منذ مدة وأردت السؤال عنك. |
| Sayın Başkan, biraz önce bir haber aldık dünya, uzaylıların saldırısına uğramış. | Open Subtitles | سيدي الرئيس، لقد تلقينا أنباء للتو الكوكب متعرض للهجوم من قبل الغزاة |
| Bu arada, eğer ondan haber alırsanız, bize de bildirirseniz memnun oluruz. | Open Subtitles | في هذه الأثناء إذا سمعت عنها شيئاً فنحن نقدر لك إعلامنا بذلك |
| Kendine acıma seansın bittiğinde haber ver, bir fikrim var. | Open Subtitles | عندما تكون مستعداً للتوقف عن الشفقة على حالك لديّ فكرة |
| Peki ya, besleyici bir kahvaltısı olmayan çocuktan ne haber? | TED | فماذا عن ذلك الطفل الذي لا تنتظره وجبة إفطار مغذية؟ |
| Hükümet bile depremi, Şinhua haber Ajansı'ndan değil, kendi vatandaşlarından öğrendi. | TED | فضلا عن وكالة أخبار شانهان وهذه الأشياء تنتشر كالنار في الهشيم |
| Üçüncü Takım haber Alma Birimine Altıncı Takım da Halk Güvenliği Birimine saldıracak. | Open Subtitles | الفرقة الثانية أصبحت مسؤولة عن قنوات الأعلام الفرقة السادسة مسؤولة عن الأمن والنظام |
| Flaş haber! Dışarıda ki tüm o gazetecileri görmedin mi? | Open Subtitles | انه خبر كبير ، الم ترين المراسلين هناك في الخارج |
| Onun kullanılabildiği bilselerdi şaşırırdım ve bu da iyi haber. | Open Subtitles | سأُفاجأ إذا كانوا يعرفون أن بإمكانهم استخدامها، وهذا خبر جيد |
| Pek çok yaralının bulunduğu, bir kaza olduğunu haber aldık. | Open Subtitles | لقد تلقينا للتو خبر عن حادثة مروعة بالقرب من هنا |
| Bağışlayın, eski bir arkadaşınızdan gelen haber sizi biraz üzmüş görünüyor. | Open Subtitles | عفوا, يبدو ان اخبار صديقك القديم قد سببت لك الأزعاج قليلا |
| Pasifik haber Ajansından fotoğraf başına 15 dolar için mi? | Open Subtitles | من اجل 15دولار احصل عليهم من وكالة اخبار باسيفيك نيوز؟ |
| Ve onların bazı hikâyeleri nasıl kemiklerinden sıyırıp bir Cumartesi öğleden sonrası haber masasına gelen haber malzemesi yapacaklarını görmek istedim. | TED | و أردت أن أرى كيف سيقومون باستخدام العناصر الاساسية لبعض القصص، اذا اتتهم كمادة اخبارية على مكتب الاخبار مساء يوم سبت. |
| "Sevgili dostum Truman, çok uzun zamandır senden haber alamadım. | Open Subtitles | صديقي العزيز ترومان لم أسمع عنك شيئا منذ وقت طويل |
| Evet, müfettiş. haber yok mu? | Open Subtitles | آجل أيها المفتش، لا يوجد أنباء على الإطلاق ؟ |
| Şu konuşana bakar mısınız? Daha önceki performanslarından ne haber? | Open Subtitles | هلا سمعت هذه أيها الرجل أين تسجيلك لموسيقى المسرحية ؟ |
| Hey, maymun adam. Selam tatlım, ne haber? | Open Subtitles | مرحباً أيها الرجل القرد مرحبا حبيبي كيف حالك يا آنا ؟ |
| Oh, sen delisin, kaçabilme umudun olmamalı Polise hemen haber vermeliyim! | Open Subtitles | أنت مجنون ، لن يحدوك أمل في الهروب سأخبر الشرطة في الحال |
| Bu, haber yapmak için kılık değiştirdiğim ilk iş değil. | Open Subtitles | ليست هذه أول مرة أخفى شخصيتى الحقيقية لأحصل على قصة |
| Ama daha haber gelmedi olumsuz düşünmek için erken değil mi? | Open Subtitles | لم تسمع شيئاً بعد ، ألا تعتقد أن سلبيتك مبكرة قليلاً؟ |
| Ufak bir haber bile yok. Adam yüz bin dolarlık malını özlemeli biraz. | Open Subtitles | ليس خبراً ثانوياً أي رجل يجب أن يفتقد مئة ألف من النقود والجواهر |
| İyi yapmamız gereken çok işi var. Önce Earl'den haber var mı? | Open Subtitles | لدينا الكثير من العمل الذي يتعين القيام به، أيّ كلمة على الإيرل؟ |
| Bana haber verirsin. Yeni ayrılmış kızlarla birlikte olurum, biliyorsun. | Open Subtitles | عندما يحدث هذا, اتصل بى فانا خبير بأعادتها لحالتها الطبيعية |
| Bakması bedava, ki bu senin için iyi haber olsa gerek. | Open Subtitles | سوف لن تكلّف شيئاً، و هذا يمثّلُ أخباراً طيبة بالنسبة لك |