ويكيبيديا

    "بأنّ" - ترجمة من عربي إلى تركي

    • olduğunu
        
    • ki
        
    • olduğuna
        
    • göre
        
    • olduğu
        
    • in
        
    • diye
        
    • dair
        
    • bu
        
    • olduğundan
        
    • de
        
    • için
        
    • ettiğini
        
    • senin
        
    • olmadığını
        
    Bir çok uygar ülkede bu kısırlaştırmayı destekleyen kanunlar olduğunu biliyor musunuz? Open Subtitles وهـلّ تُدرك بأنّ ذلك له مَن يؤيده بين نخب المواطنين ببلدان أخرى؟
    Şimdi bunun ne kadar umutsuz bir hayal olduğunu görüyorsunuz. Open Subtitles لكن ألا تعتقد بأنّ هذا هو فشل ميؤوس منه الآن؟
    Ve biz Bayan Atwell'i öldüren kişinin Yuri olduğunu biliyoruz. Open Subtitles ونحن نعرف بأنّ الرجل الذي قتل الآنسة سوزان هو يوري،
    Sene 1979 idi ve yüz insanın portresinin ki bunlardan kırkı filmde yer aldı, ruhsal durumumuzun genel bir portresi olacağını düşünmüştüm. Open Subtitles لقد كُنا في العام 1979 وكنت أعتقد وقتها بأنّ لوحة من مئة شخص يظهر منهم 40 في الفيلم من الممكن أن تُظهر
    Biz insanın ekolojik ölüm bakımına erişimin insan hakkı olduğuna inanıyoruz. TED نحن نؤمن بأنّ الدخول إلى دار رعاية موتى بيئيّة حق إنساني.
    Bilirsin, insanlar, En erojen bölgenin insan beyni olduğunu unutuyorlar. Open Subtitles كما تعلم، النـّاس ينسون بأنّ الدّماغ هو أكبر المناطق الجنسيـّة
    Bunun korkutucu olduğunu biliyorum ama sana söz veriyorum bu evde güvendesin. Open Subtitles أَعْرفُ بأنّ هذه مخيف، لَكنِّي أَعِدُك، أنت آمن هنا في هذا البيتِ.
    Ne olduğunu bilmiyorum, ama Çok fazla çalıştığımı biliyorum! Soyun. Karşılığını ödeyeceğim. Open Subtitles انا مش عارف اية دة لكني أَعْرفُ بأنّ زبي بيقف من الرؤيا
    Başka biri için yaşamanın, güzel birşey olduğunu bana öğreten öğretmen. Open Subtitles الذي علّمَني بأنّ هناك الكثير من السعادة في العيش لشخص آخر
    Gob, niye Kolombiyalılarla ilgili şeyin babamın fikri olduğunu söylemedin? Open Subtitles يا، فَمّ، لماذا أخبرتَني بأنّ الشيءِ الكولمبيِ كَانَ فكرةَ الأَبِّ؟
    İstediğin tek şeyin, bağımlılığımı kontrol etmemi sağlamak olduğunu söylemiştin. Open Subtitles قلتِ بأنّ كلّ ما أردتِه هو مساعدتي بالسيطرة على إدماني
    Yanlış bir şeyler olduğunu biliyordum. Alman yemeklerini kim zikler ki! Open Subtitles علمت بأنّ هناك أمراً غريباً مَن سمع بالطعام الألماني من قبل؟
    Chuck, Larry ilişkinizde bir miktar tutku olduğunu söyleyebilir misiniz? Open Subtitles هَلْ تَقُولُ بأنّ هناك كمية معقولة؟ عاطفةِ في علاقتِكَ؟ بالتأكيد.
    Şunu bilmelisin ki; Megan'a duyduğun aşk, o ölse bile hâla duracak. Open Subtitles أنت يَجِبُ أَنْ تَعْرفَ بأنّ حبَّكَ لمايجن سَيَبْقى مستوي متى هي ذَاهِبةُ.
    Bana hepsinin basit bir kaza olduğuna inanmak zor geliyor. Open Subtitles أجد من الصّعوبة تصديق بأنّ هذا كان كلّ ببساطة حادث.
    Gazetelerde yazdgna göre, karnz kendi istegiyle yalan testinden geçmis. Open Subtitles الآن، الصُحُف تَقُولُ بأنّ زوجتَكِ تَطوّعَت لأَخْذ إختبار كشف الكذب.
    Raporda aynı zamanda kurbanlardaki yaraların birbirinin aynı olduğu yazılı. Open Subtitles ذكر أيضا بأنّ نمط الجرح على كلّ الضحايا كان مماثلين.
    Ama bu resim Mondrian'in yüzyılın başında yaptığı bir çalışma olabilir. Open Subtitles لكنّ يظهر بأنّ هذا العمل ..يحمل ميزاتموندريان. والمرسومة في بداية القرن.
    Sadece bir kız için, sevgilisi onun üyelerinden biriyle abisi izlerken seviştiğinde bunu atlatmak zaman alır diye düşündüm. Open Subtitles فقط إفترضت بأنّ الفتاة تحاول أكثر من يومان للتغلّب على حقيقة أن خليلها خانها وأن أخاها الأصغر شاهد ذلك
    Bana o sıçanların insanlara cevap vereceklerine dair söz vermeni istiyorum. Open Subtitles وأنا أريدك أن تعد بأنّ هؤلاء لقطاء الجرذ يستجيبون إلى الناس.
    Aslında bu meydana gelen hücre dışı yapılar vücudun her parçasından daha farklıdır. TED وتبيّن بالفعل بأنّ مصفوفة خارح الخلية مختلفة عن كل جزء مستقلّ من الجسم
    Bundan sana bahsedecektim, ama sonra yasadışı olduğundan, en iyisinin inkâr edebilesin diye seni bunun dışında bırakmak olduğunu düşündüm. Open Subtitles لقد كنتُ سأخبركِ بذلك لكنني عرفتُ بأنّ هذا غير قانوني من الأفضل عدم إشاركك بالأمر حتى يكون لديكِ حجة الإنكار
    Benim hoşlandığım şeylerden senin de hoşlandığını düşünmüştüm, ama yanılmışım. Open Subtitles لقد افترضتُ بأنّ مايعجبني يعجبك أيضاً, لكن كنت على خطأ
    Onu çok sevdiğiniz için ağlamış, bulmak için çok çabalamanıza üzülmüş, Open Subtitles انها تبكى بأنّ كلاكما أحببتُمَاها كثيرا وبدا الطريق صعبا لكل منكما
    Kardeşinin, annenin ölümünden sorumlu kişiyi öldürmeye yemin ettiğini hatırlatmama gerek yok herhalde. Open Subtitles أنا لا يلزم أن أذكّرك بأنّ أختك أقسمت لقتل الرجل مسؤول لموت أمّك.
    Ona buranın kötü olmadığını söyledim; çünkü her zaman hep beraberdik. Open Subtitles أخبرتهـا بأنّ الأوضـاع هنـا ليست سيئة لأنّ هنـاك الكثير منّـا سويـة

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد