| Demokrasi yaratmak için, aynı zamanda özgürlüğümüzü bizden almak isteyenleri protesto etmek için biraraya geldiğimiz toplumsal alanları barındıran buluşma yerlerinden bahsediyoruz. | TED | نحن نتحدث عن الأماكن العامة التي نجتمع فيها لنبدأ الديمقراطية، وفي نفس الوقت نحتج ضد من يريد سلب حريتنا. |
| Ama Rick'i almak için geldi. Kimse oğlumu benden alamaz. | Open Subtitles | وقد أتي ليأخد مني أبني ولا يوجد رجل في العالم يستطيع سلب أبني مني |
| Yara izi olan adam... değer verdiğim her şeyi aldı götürdü. | Open Subtitles | الرجل الذى به الندبة سلب كل شىء أهتممت به. |
| Hayatımı benden aldı Ben de ona kahrolası iyilikle karşılık verdim. | Open Subtitles | لقد سلب منى حياتى لذلك فقد فعلت معه نفس الشيء |
| Hayır! Dinleyin, Tek Göz Willy bir hazine çaldı. | Open Subtitles | لا أنظر، ويلي الأعور سلب الكنز مرة |
| Can almanın nasıl olduğunu nereden bileceksin ki sen? | Open Subtitles | كيف يكون بإمكانك أن تعلم كيف يكون سلب حياة آحدهم؟ |
| - Bak, eğer dünyayı böyle görmek istiyorsan bu senin seçimin ama sakın bunu benim elimden almaya çalışma cüretini gösterme! | Open Subtitles | إذا كانت تلك طريقة نظرتك إلى العالم فليكن ذلك لكن لا تجرؤ على سلب ذلك مني |
| Su baskını,deprem,yıldırım düşmesi, uçak kazası,yağmalanma,talan,askeri veya sivil ayaklanma,yangın, bina çökmesi,ve tabi ki soygun ve hırsızlık gibi tüm risklere karşı 1,000,000 $ değerinde sigorta yaptırmış olacaksınız. | Open Subtitles | مؤمن ب 1,000,000 ضد كل الأخطار يتضمن ذلك الفيضان ، زلزال ، صاعقة الطائرة الساقطة ، سلب ، كيس ، سرقة الإضطراب العسكري أو المدني الحريق ، إنهيار هيكلي للمبنى |
| Tüm kontrol elinden alındı. | Open Subtitles | سلب منكِ كل التحكم |
| 16 Banka Soyuldu 2 Şüpheli ortalama $2,700 çalındı | Open Subtitles | سلب 16 بنك عنوان الحلقة المشتبه بهم إثنان |
| Birinin canını almak asla kolay olmamalı. | Open Subtitles | يجب ألا يكون من السهل أبداً سلب حياة شخص ما |
| Bir insanın bilerek ve isteyerek canını almak, insanlıktan kopmak anlamına geliyordu. | Open Subtitles | "وهو أنّ سلب الحياة عن سابق قصد يمثّل الانفصال الأقصى عن الإنسانيّة" |
| Çünkü onun canını almak, kimseyi geri getirmeyecekti. | Open Subtitles | كنت أعرف أن سلب حياة لن يؤدي إلى عودة أي شخص مجددا |
| Kanunların adilliğine inanırdım ama bunu benden sizin gibi insanlar aldı. | Open Subtitles | كنت لأقبل تنفيذ العدالة بالقانون.. لكن تم سلب ذلك مني عن طريق أناسٍ مثلك |
| Bu adam binlerce kişinin hayatları için yaptığı birikimleri ve yardım fonlarını aldı. | Open Subtitles | هذا الرجل سلب آلاف الاشخاص مدخراتهم من بينها أموال لأعمال خيرية |
| Benden her şeyimi aldı şimdi de beni kızartmak mı istiyor? | Open Subtitles | لقد سلب مني كل شيء. والآن يريد مني أن أنضج علي النار؟ |
| Yani, obez bir inek kızımı benden çaldı ve bodrumuna taşındırdı. Öyle mi? | Open Subtitles | إذن، بدين فظ سلب ابنتي لتعيش في قبوه؟ |
| İkimiz de bir can almanın olağandışılığını biliyoruz. | Open Subtitles | كلانا يعرف المأساة المترتبة على سلب حياة شخص ما. |
| Bunca yaptıklarımdan sonra benim için önemli olan tek şeyi benden almaya mı çalışıyorsun? | Open Subtitles | بعد كل الأشياء التي فعلتها حاولت سلب الشىء الأكثر أهمية بالنسبة لى ؟ |
| Ve mekanı tamamen talan edilmiş. | Open Subtitles | و مكانها لقد سلب بالكامل |
| İnsanların iradesi ellerinden alındı. | Open Subtitles | قد تم سلب إرادة الشعب |
| Hayatı çalındı, asil bir ölüm bile değil. | Open Subtitles | سلب الحياة, حتى من الموت النبيل. |
| Ama eğer çocukların parasını çalmaya veya sizi kurtardığım sefil hayatınızda ne yapıyorsanız onu yapmaya dönmek istiyorsanız zengin olmak isteyen başkalarını bulurum. | Open Subtitles | .الوصول لسعري لكن ان كنتم تفضلون العودة الي سلب الاموال من الاطفال او اي كان ما تقوموا بعمله في العفن |
| Ama birlikte çok eğlendik. Kimse bu yaşadıklarımızı elimizden alamaz, değil mi? | Open Subtitles | لكننا حظينا بالكثير من المرح، ولا أحد يستطيع سلب ذلك الوقت الذي أمضيناه معاً، أليس كذلك؟ |