ويكيبيديا

    "وكما" - ترجمة من عربي إلى تركي

    • gibi
        
    • ki
        
    • Ayrıca
        
    • kadarıyla
        
    • göre
        
    • her
        
    • daha
        
    • olarak
        
    • gördüğünüz üzere
        
    • dediğim
        
    • ve tıpkı
        
    • edeceğiniz
        
    • görüyorsunuz
        
    • bildiğiniz üzere
        
    Farketmiş olduğunuz gibi, Kanada'daki seçimler şaka gibi. Haksız ve gelişigüzel sonuçlar veren TED وكما تلاحظون فان الانتخابات في كندا مهزلة فنحن نعتمد على انظمة قديمة جداً
    Bu kültür hakkında bir kitap, ve, gördüğünüz gibi, kültür hızlıca etrafa yayılıyor TED هو عبارة عن كتاب عن الثقافة وكما ترون ان الثقافة تتأرجح بشدة هنا
    Trinidad ve Tobago`da dediğimiz gibi, kim kimdir ve ne nedir? TED وكما نقول في ترينيداد وتوباغو، من هو من، وماذا هو ماذا؟
    Bu listeye baktığımda -- benim için yaşayanların Zebur'u gibiydi -- farkına vardım ki, bunu kızlarımız için yapmış olsakta, biz de beraberinde çok değişmiştik. TED وكما انظر اليه اليوم .. انه يبدو كما لو انه ترنيمة عيش لقد ادركت .. ان ما كنت اقوم به لبناتي قد غيرني انا ايضاً
    - Ayrıca deliller yetersiz, Niles. - Mümkün değil mi yani? Open Subtitles ـ وكما ان الاثباتات ليست كافية ـ وهل الامر غير ممكن؟
    Bu kadar araba kullanmak çok masraflı, gördüğümüz kadarıyla, orta hâlli aileler zor geçiniyor. TED القيادة بهذا القدر الكبير أمر مكلف للغاية، وكما رأينا، كيف تعاني الطبقة المتوسطة لتحافظ على مكانتها.
    Bana göre, bu ülkeyi en iyi bir şekilde temsil edebilirsin. Open Subtitles ,وكما أعتقد فأنت تمثل أفضل ما يمكن لهذه البلاد أن تقدمه
    Diana'nın da bahsettiği gibi, bizim hayvanlarımız bir çok araştırmaya dahiller. TED وكما ذكرت ديانا، فإن حيواناتنا تشارك بالعديد من الأبحاث الدراسية المختلفة.
    Konut yapımında olduğu gibi, bunun için çözüm bulmakta toplumu dâhil etmek zorundaydık ve katılımcı bir tasarım süreci başlattık. TED وكما فعلنا في عملية الإسكان، كان علينا إشراك الأهالي في عملية البحث عن حلّ لهذا. حيث بدأنا عملية تخطيط تشاركية.
    Görünen o ki, bilgisayarlar görüntü tanımada sinir ağları gibi algoritma öğrenen makineler sayesinde, hızla daha iyiye gidiyorlar. TED وكما تبيّن لاحقًا، فإن أجهزة الكمبيوتر تصبح أفضل في التعرف على الصور بفضل خوارزميات تعلم الآلة، مثل الشبكات العصبية،
    Tıpkı gerçek hayattaki gibi Cervantes, romanının başarısını karakterlerinin dünyasına dâhil etti. TED وكما في الحياة الواقعية، ضم سيرفانتس نجاح روايته إلى عالم شخصياته الخيالية.
    daha önce belirttiğim gibi, palmiye yağı birçok ürünün yapımında kullanılıyor. TED وكما ذكرت سابقا، يستخدم زيت النخيل في صناعة العديد من المنتجات.
    daha önce hiç stresli olmamış gibi görünüyorlar, bu imkânsız. TED إنهم يبدون وكما إنهم لم يتعرضوا لضغط أبداً، وهذا مستحيل.
    Ve bilirsiniz ki, burada oturduğunuz zaman sizin zemininizde bir şeyler olursa, sadece ona doğru gözlerinizi hareket ettirirsiniz. TED ولهذا السبب ، وكما تعلمون ، اذا كنت جالسا هنا ويحدث شيء ما خلفك ، فستوجه نظرك مباشرة نحوه.
    Biliyorsunuz ki, savaş zamanında ortada dolaşan askeri birlikler, ordular vardır. TED وكما تعلمون، خلال فترة الحرب، هناك مليشيات، جيوش، تحوم في الجوار.
    Ayrıca dedikodulara göre, filmde kullanılan beş arabadan biri oymuş. Open Subtitles وكما يقال , فهي احدي الخمس سيارات التي شاركت بالفيلم
    Ayrıca bildiğiniz üzere son zamanlarda cemaatimiz büyük bir trajedi yaşadı. Open Subtitles وكما انكما تدركان بشكل كبير نحن مؤخراً اصبنا بمأساة في المجتمع
    Şüphelilerin eşkalleri üç olayda da uyuştu Ayrıca sadece reçeteli hapları aldılar. Open Subtitles مواصفات المجرمين متطابقة في الحالات الثلاث، وكما أنهم أخذوا فقط أقراصاً موصوفة
    Ve size göstermeye çalıştığım gibi, ilgilendiğim kadarıyla, bana kalırsa, Yardım, hükûmeti vatandaşlarından uzaklaştırdığı için zarar veriyor. TED وكما كنت أحاول أن أظهر لكم , بقدر ما أنا قلق, المساعدات تسبّب الأضرار , لأنها تُبْعِدُ الحكومة من مواطنيها.
    her oyundan sonra olduğu gibi kutlama için yemek salonuna gittik. Open Subtitles وكما كنا نفعل بعد أي مباراة ، ذهبنا لصالة الطعام لنحتفل
    Ve bildiğiniz gibi, ses olmayınca satış da doğal olarak olmuyordu. TED وكما تعلمون في حال عدم وجود الصوت البيع لا يتم عادة
    Bu öğrencilerimden birisinin anket örneği gördüğünüz üzere burada biraz mizah var. TED وهذه عينة استطلاع رأي من أحد طلابي، وكما ترون، تتضمنُ بعض الدعابة.
    Ve dediğim gibi, ilacın çok azını veriyorduk ve etkisi haftalarca sürdü, yani antidepresanlarda gördüğünüz şeyler gibi değiller. TED وكما قلت، أعطينا مقدارً ضئيلاً من العقار، والذي دام لأسابيع، وهو لا يشبه أي شيء رأيتموه مع مضادات الاكتئاب.
    Bir şeye bir şey yapıyoruz, ve tıpkı sihir gibi, o hareket ediyor. TED حيث نقوم بفعل ما على سطح ما وكما السحر .. يتحرك .. هكذا
    Tahmin edeceğiniz üzere, bu yüksek yoğunluktaki çekme anından nefret ediyordum. TED وكما يمكنكم أن تتخيلوا كنت أكره لحظة نزع الضمادة بصورة كبيرة
    Aynız amanda kafasının arka kısmındaki görme alanının da aktif hale geldiğini görüyorsunuz, çünkü baktığı şey bu, kendi beynine bakıyor. TED وكما ترون الجزء البصري من الدماغ فعال هناك في القسم الخلفي من الراس لانه يرى دماغه

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد