"başarılı" - Traduction Turc en Arabe

    • ناجحة
        
    • ناجح
        
    • النجاح
        
    • نجحت
        
    • بنجاح
        
    • نجح
        
    • ناجحاً
        
    • نجاح
        
    • الناجحة
        
    • أنجح
        
    • نجحنا
        
    • ناجحا
        
    • ناجحين
        
    • الناجح
        
    • نجاحا
        
    Böylece, başarılı bir toplu taşım haritası için, kesin gösterime bağlı kalmamalıyız ama onları beynimizin çalıştığı şekilde tasarlamalıyız. TED إذا، من أجل خريطة مواصات عامة ناجحة يجب أن لا نلتزم بالتمثيل الدقيق و لكن نصممها بطريقة عمل عقولنا
    Şu an da size pek etkileyici gelmeyebilir, ama bu büyük problem için yaptığımız bu cihaz ilk başarılı girişimimizdi. TED ربما قد لا تبدو راقية جدا لكم الآن، ولكن تلك كانت أول محاولة ناجحة لنا لإنشاء جهاز لهذه المشكلة الكبيرة.
    Sana bunu söylediğim için üzgünüm ama bu başarılı değil. TED أنا آسف لإخبارك بهذا، ولكنني لا أعتقد أن منتجك ناجح.
    Ananth, süreçlerin yeniden yapılandırılması üzerinde çalışan çok başarılı bir iş adamıydı. TED كان أنانيث رجل أعمال فائق النجاح عمل على إعادة هيكلة إدارة الأعمال.
    Onlara uzaklığı hesaplattırdığımızda onların algısını değiştirmede bu strateji başarılı mıydı? TED عندما جعلناهم يقدرون المسافة، هل نجحت هذه الخطة لتغيير خبرتهم الإدراكية؟
    İlk spiral Bolivya'daki hastaların sadece yarısını başarılı bir şekilde tedavi edebildi. TED إن اللفافة الأولى تمكنت أن تعالج بنجاح نصف المرضى في بوليفيا فقط.
    İlerleyişleri başarılı olsa bile daha farklı bir acı sonla bitireceğim. Open Subtitles حتى إذا نجح التقدّم سأنتهي الى مزيد من الأوضاع الصعبة أخرى
    başarılı bir cep diyetindeyim ve bu şekilde devam etmek istiyorum. Open Subtitles نفّذت نظاماً غذائياً ناجحاً للجيب وأريد الاستمرار في ازالة ذلك الوزن.
    başarılı bir web geliştirme şirketi işletiyor ve birkaç kişi çalıştırıyor. TED فهي تدير شركة تطوير مواقع إليكترونية ناجحة وتوظّف العديد من الأِشخاص.
    Sevgi dolu bir aile ve başarılı bir kariyerim vardı, ayrıcalıklıydım. TED فقد كنت أعيشُ حياةً منعّمة مع أسرة محبِّة ومسيرة مهنيّة ناجحة.
    Çok başarılı oldu. O adam bugün nerede biliyor musun? Open Subtitles لقد كانت ناجحة بقوّة أتعلم أين هو ذلك الرّجل الآن؟
    Zamanının büyük çoğunluğunu başkalarına yardım ederek geçiren başarılı bir seri girişimci. TED هو رائد أعمال ناجح جداً يقضي الكثير من وقته في مساعدة الآخرين.
    Sonuç olarak, kızlarla başarılı bir çevrimiçi topluluk oluşturduğumuzu düşünüyoruz. TED لذا، فإننا نشعر بأننا شكلنا مجتمع إلكتروني ناجح مع الفتيات.
    - Tamam. Bu güçlü Yankee hücumu karşısında hiçbiri başarılı olamadı. Open Subtitles و لا حد كان ناجح في التصدي لهذا الهجوم القوي لليانكيين
    fakat okulda ve gerçek hayatta başarılı olabilmeniz yeterliliğinizden daha çok hızlı ve kolay öğrenmenize bağlıysa ne yapardınız? TED هو نسبة الذكاء،لكن ماذا لو كان النجاح بالمدرسة والحياة متوقف على أشياء أكثر من قدرتكم على القراءة بسرعة وسهولة؟
    Ne yazık ki; tıp bilimi her zaman başarılı olamaz. Open Subtitles للأسف , والعلوم الطبية لا يمكن أن يكون دائما النجاح.
    Bu ziyaretlerden bir tanesi düzenlemekte başarılı olursanız, lütfen beni haberdar edin. TED إذا نجحت من قبل في ترتيب زيارة كهذه، من فضلك أخبرني عنها
    Bu iş bittikten sonra, ve eminim ki başarılı olacak... Open Subtitles عندما تنتهي هذه العملية ، وأنا متأكد أنها ستتم بنجاح
    İlerleyişleri başarılı olsa bile daha farklı bir acı sonla bitireceğim. Open Subtitles حتى إذا نجح التقدّم سأنتهي الى مزيد من الأوضاع الصعبة أخرى
    Şiirler de yazmıştı. Bir kısmı yayınlandı ama başarılı olmadı. Open Subtitles وقد كان يكتب الشعر، وأصدر ديواناً، ولكن لم يكن ناجحاً.
    İyi bir iş modeli, güzel fikir ve harika yönetimi bir yana, başarılı olmasının sebeplerinden biri de zamanlamaydı. TED لكن من اسباب نجاح ذلك المشروع إلي جانب نموذج العمل الجيد، و فكرته الجيدة، و التنفيذ الممتاز، هو التوقيت.
    Şimdi, başarılı sistemlerin neler yaptıklarını bilmek bize nasıl geliştiklerini anlatmıyor. TED معرفة ما تقوم به الأنظمة الناجحة لا يخبرناعن كيف يمكننا التحسن.
    Ve oldukça uzun süre önce ilk başarılı bilgisayar virüsünü yazdığımda başladı. TED وبدأ منذ فترة وجيزة عندما كتب أحدهم أحد أنجح فيروسات الحاسب الاَلي
    Geçen yüzyıl içinde altı kez denendi ve sadece bir kere başarılı olundu. TED قمنا بالمحاولة ستة مرات في القرن الماضي ، و نجحنا فقط في واحدة
    Hey, daha başarılı olacağımı biliyorsun ama daha fazla denememi istiyorsan... Open Subtitles ظننت أنني كنت ناجحا ولكن إذا أردتي أن أجرب بقوة أكبر
    Onlar eğlence sektörü denen iş alanında başarılı olmaları en az beklenenler ama cesaretleri ve yetenekleri onları buraya ulaştırdı. TED وكانوا أقل من يُتوقع أن يكونوا ناجحين في مجال العمل الترفيهي في النهاية تغلبت شجاعتهم ومواهبهم الى اتخاذ هذه الخطوة
    Chris Anderson: Demek istediğim, senin daha kibar, nazik iş felsefeni başarılı bir ekonomi ile birleştirebileceğine inanıyor musun? TED كريس أندرسون : أعني هل تؤمن أنه يمكن التوفيق بين فلسفتك الودية والعادلة عن العمل مع مفاهيم الاقتصاد الناجح
    En başarılı erkeklerin her zaman en iyiler olduğunu hep söylerim. Open Subtitles لماذا انا أقول دائما ان أكثر الرجال نجاحا هم أكثرهم لطفا؟

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus