ويكيبيديا

    "لابد" - ترجمة من عربي إلى تركي

    • olmalı
        
    • olmalısın
        
    • bir
        
    • gerek
        
    • olmalısınız
        
    • Bu
        
    • olmalılar
        
    • mutlaka
        
    • lazım
        
    • herhalde
        
    • olmalıyım
        
    • gerekiyor
        
    • zorunda
        
    • gereken
        
    • olması
        
    Elimizde tek kalan duvar rengi sarı olduğundan Bu 7. ipucunun Dunhill sigarasını içtiğini söylediği ilk ev olmalı. TED والآن اللون الوحيد المتبقي هو الأصفر، لابد أن يكون للمنزل الأول، حيث يعيش مدخن الدونهل حسب المفتاح رقم سبعة.
    - Hayır. Ama Avusturya'daki hayatı çok farklıydı. Bırakıp gelmesi zor olmuş olmalı. Open Subtitles كلا، ولكن لابد أنه أمر شاق أن تهجر الحياة التي اعتادتها في النمسا
    Bu kadar yıldan sonra, sonunda oraya biri yerleşiyor olmalı. Open Subtitles لابد وان هناك من سيسكنه اخيرا بعد كل هذه السنين
    - Çok düşünceli bir davranış. O divanda çok rahatsız olmuş olmalısın. Open Subtitles لابد أنك كنت غير مرتاحاً على الإطلاق فى النوم على تلك الأريكة
    - Öyle bir şey olduğunu hiç bilmiyordum. - bir yerlerde olmalı. Open Subtitles ـ لم أعرف أبداً أنها كذلك ـ لابد أنها في مكان ما
    - O zaman yoldayken çalınmış olmalı. - Onları gördünüz mü? Open Subtitles ـ إذن لابد أنهم قد سرقوا فى الطريق ـ هل رأيتهم؟
    - Paine yanında götürmüş olmalı. - Yalan söylüyorsun, Scalise. Open Subtitles لابد وأن بيين قد أخذها معه انت تكذب يا اسكاليسى
    bir hata olmuş olmalı çünkü aniden 2000 pinpon topumuz oluverdi. Open Subtitles والأهم من ذلك,كور تنس الطاوله لابد وأن كان هناك خطأ ما
    Onun için randevunuzu iptal ettiğinize göre özel biri olmalı. Open Subtitles لابد انه شخص مميز إذا كنتي ستلغين موعداً من اجله
    İrtibata kurmaya gidiyor... ve çiçek te bir işaret olmalı. Open Subtitles .. لابد أنه المروج و الزهرة هي الإشارة المتفق عليها
    Gece yarısından önce olmuş olmalı, doktorun düşüncesi Bu, ölüm sertliğine bakarak. Open Subtitles لابد أنه حدث منتصف الليل كما يقول الطبيب بناءَ على تيبس الجثة
    Kafayı yemiş olmalısın. Ben o çatıyı barikat falan yapmıyorum. Open Subtitles لابد أنك فقدت عقلك لن أحصن نفسي في سطح لعين
    Bu durumda, sen dünyanın en sağlıklı insanlarından biri olmalısın. Open Subtitles فى هذه الحالة لابد انك من اصح الناس فى العالم.
    Her ilaç alışınızda, bir grup yan etkiyle yüzleşme ihtmaliniz vardır. TED لان كل دواء لابد ولا محالة ان يكون له عارض جانبي
    1915, fizikçi olmak için heyecan verici bir yıl olsa gerek. TED لابد أن عام 1915 كان عاما مثيرا إذا كنت عالما فيزيائيا.
    Siz gerçek bir kitapsever olmalısınız. Bunları kimlerin adına imzalayayım? Open Subtitles لابد انك من محبى الكتب, الى من اكتب الاهداء ؟
    Ve Bu nedenle, buraya gelmek için Inverleith Row'daki kestirme yolu kullanmış. TED ولذلك لابد أنها سلكت طريقاً مختصراً عبر ايفيرليث رو لتصل إلى هنا.
    İzin verir misiniz? Burada olmalılar, Kuzey sektörünüm hemen yakınlarında. Open Subtitles عفواً , لابد أنهم هنا فى نطاق القطاع الشمالى الغربى
    Dünyada mutlaka sadece yerellikle ilgili çözümleri olan ve birinin de bunlara yatırım yapacağı bir yer olmak zorundadır. TED لابد من وجود مكان ما في العالم. ينتج حلولًا تتعلق فقط بمشكلات خاصة بإقليم معين، ويمنحنا أيضًا القابلية لتمويلهم.
    Şimdi, geri kalanında şöyle bir şey yapmam lazım, mesela TED الآن, لابد أن أقوم بما تبقى من الخدعة, بهذه الطريقة.
    herhalde bir ağaca falan takılmış ki, rüzgârla yere dağılmış. Open Subtitles لابد أنه كان فى شجرة . و هبت عليه الرياح
    - İlan kampanyamızı gördünüz. - Hayır, kaçırmış olmalıyım ilanları. Open Subtitles انت رأيت حملتنا الاعلانية فى الصحف لا، لابد انها فاتتنى
    Sanırım tıp kültürünün değişmesi gerekli bir yanıyla ilgili bir şeyler yapmamız gerekiyor. TED اعتقد اننا لابد من فعل شئ عن جزء الثقافة الطبية التي تحتاج لتغير
    Şu anda gitti, er ya da geç gelmek zorunda kalacak. Open Subtitles إنه يحلق في تلك اللحظة لابد أن يهبط عاجلاً أو آجلاً
    Fakat şu an bilmem gereken şey, istediğin şeyin Bu olup olmadığı? Open Subtitles يمكنني إعادة تعيينك، ولكن لابد أن أعرف، هل لديك رغبة في هذا؟
    Tüm Bu türlerin ortak bir ataya sahip olmuş olması gerektiğini biliyoruz. TED وبذلك ندرك أن جميع هذه الكائنات لابد أن يكون لها سلف مشترك.

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد