| Ne yazık ki; tıp bilimi her zaman başarılı olamaz. | Open Subtitles | للأسف , والعلوم الطبية لا يمكن أن يكون دائما النجاح. |
| Kız kardeşi yakın arkadaşın. Seni damdan düşercesine istemiş olamaz. | Open Subtitles | أخته هي صديقتك الحميمة لا يمكن أن يكون قد فاجأك |
| Hiçbir şey için söz veremem. Ne gerekiyorsa öyle yaparız. | Open Subtitles | لا يمكن أن آعدك بأي شئ سنتصرف معة أن جاء |
| Bıraktığımız yerlere geri dönüp, Onu asla aynı şekilde bulamayız. | TED | لا يمكن أن نعود لمكان ما ونجده تماما كما تركناه. |
| Yo, hayır! Bataklık sonsuza kadar böyle devam edemez adamım. | Open Subtitles | لا يمكن أن يمتد هذا المستنقع إلى ما لا نهاية |
| Ama aynı zamanda komik olup, bir ilkokulun müdürü olamazsın | Open Subtitles | لكنّك لا يمكن أن تكون مضحكاً وتكون مدير مدرسة تمهيدية |
| Bana doğru söylemezsen sana yardım edemem. | Open Subtitles | أنا لا يمكن أن تساعدك، إذا لم تكن صادقة معي. |
| Hala kayıplar. Lakin polisin işi berbat etmesine izin veremeyiz. | Open Subtitles | مازالوا مفقودين لكننا لا يمكن أن نفسد الخطة بتدخل الشرطة |
| İki dakika geçtiğine göre aynı olamaz, öyle değil mi? | Open Subtitles | لا يمكن أن تكون نفس الساعة إذا مرت دقيقتين؟ صحيح؟ |
| Anlarsın ki, lanet olsun, üç ikiden daha kötü olamaz, tamam mı? | Open Subtitles | تعتقد أن الججيم لا يمكن أن يكون أسوأ بكثير من إثنان، صحيح؟ |
| - Yangın 30 yıl önceydi. Bu ceset daha yeni, yangından olmuş olamaz... | Open Subtitles | الحريق منذ 30 عاما، وهذا ميت حديثا، لا يمكن أن يكون السبب الحريق |
| Maddie büyükannesiyle yaşayacak, kimse ondan daha fazla mutlu olamaz. | Open Subtitles | مادي ستعيش مع جدتها التي لا يمكن أن تكون أسعد |
| Öyleyse bu gerçek olamaz, çünkü o tür şeyler yoktur. Bu... | Open Subtitles | لا يمكن أن يكون حقيقياً إذن لأنه لا وجود لشئ كهذا |
| Hiçbir şey için söz veremem. Ne gerekiyorsa öyle yaparız. | Open Subtitles | لا يمكن أن آعدك بأي شئ سنتصرف معة أن جاء |
| Seni bir kere ele geçirdi mi bir daha asla bırakmaz. | Open Subtitles | ما أن أمسكتك .. لا يمكن أن تتركك الا أن تموت. |
| Senin kadar güzel ve duyarlı kimse öyle üzgün olmayı hak edemez. | Open Subtitles | لايوجد أحد فى جمالك أو إحساسك لا يمكن أن تكونى بهذة التعاسه |
| Hayır, hayır, hayır. Bunu yapmış olamazsın. Buraya gelip seni öldürmeye çalışacak. | Open Subtitles | لا، لا يمكن أن تكوني فعلتِ ذلك، ستأتي إلى هنا محاولة قتلكِِ |
| Üzgünüm Bay Bowden. Bu görüşmeye devam edemem. | Open Subtitles | أنا أسف يا سيد بودن لكني لا يمكن أن أكمل تلك المكالمة |
| - Bakan bey, askeri kararları hükümet komisyonlarının vermesine izin veremeyiz. | Open Subtitles | أيها الوزير، لا يمكن أن تملي اللجان الحكومية علينا بالقرارات العسكرية |
| Bu yüzden de bırak cerrahın olmayı doktorun bile olamam. | Open Subtitles | وبسبب ذلك لا يمكن أن أكون طبيبكِ ناهيكِ عن الجراحة |
| Gerçek anıları sahte anılardan eksiksiz bir şekilde ayırt edemeyiz. | TED | لا يمكن أن نميز ذكريات حقيقية موثوقة من ذكريات كاذبة. |
| MS: Pekala, hepimiz Tom markası olamayız tabi, ama ben kendimi sık sık cazibeli ve rahat takılma aralığında bulmuyor değilim. | TED | أم أس: حسنا لا يمكن أن نكون كلنا ماركة توم، ولكن أجد نفسي في كثير من الأحيان عند تقاطع بريق الظلام والطيران عادية. |
| Yok olmadılar ya! Bu kadar küçük bir gemide gizleyici aygıt da olmaz. | Open Subtitles | لا يمكن أن يكونوا قد اختفوا، حجم السفينة لا يسمح بوجود نظام تخفى |
| - Şirket 20 yaşına giriyor demek. Yani yatağa atabilirsin ama sarhoş edemezsin. | Open Subtitles | الشركة بلغت عامها العشرين يمكن أن تضاجعها و لكن لا يمكن أن تسكريها |
| Biliyor musunuz, insanların benle uğraşması doğru değil. Bunu hak etmişti. | Open Subtitles | أنت تعرفين أننى لا يمكن أن أترك الناس يعبثون بى وبأغراضى |