"عليك" - Translation from Arabic to Turkish

    • seni
        
    • senin
        
    • sen
        
    • zorunda
        
    • Sorun
        
    • iyi
        
    • git
        
    • size
        
    • de
        
    • için
        
    • zorundasınız
        
    • gerekir
        
    • gerekiyor
        
    • olmanız
        
    • zorundasın
        
    Belki günahlarını affeder, belki de etmez biliyorsun. Böylece seni Tanrı'ya emanet ediyorum. Open Subtitles ،ربما سيغفر ذنوبك كما تعلم، ربما لا .فقط عليك أن تستودع إلى الرب
    - Sakın ha. seni gördüğü anda vurur. - Ne zamandır vurulmuyorum. Open Subtitles لاتدخل سيطلق عليك الرصاص بمجرد رؤيتك لم أتعرض لاطلاق الرصاص منذ أيام
    Ben senin için yalan söylemem. sen ve polislerin başınızın etini yiyin. Open Subtitles لن أكذب عليك ، أنت و شرطتك بإمكانكم أن تدمروا بعضكم البعض
    Belki sen de onun sana gösterdiği nezaketin karşılığını vermek istersin. Open Subtitles ربما تشعر أنك كنت ترغب في أن ترد له عطفه عليك
    Bugün bile, artık her sorununız olduğunda doktora gitmek zorunda değilsiniz. TED أصلا اليوم ، ليس عليك الذهاب إلى الطبيب في عدة حالات.
    Bütün dostların erkek. Kadınlar için yazma konusunda her zaman Sorun yaşadın. Open Subtitles إن جميع أصدقائك من الرجال و من الصعب عليك الكتابة عن المرأة
    Gel de bak seni aptal. Demek bir şey yok ha? Open Subtitles بالله عليك , أيها الأحمق لا يوجد شئ فوق سقفك ؟
    O genç şirin adam gelip seni sordu. uyuduğunu söyledim. Open Subtitles و هذا الشاب الظريف سأل عليك مرتان أخبرته أنك نائمة
    Ya sen Mısır'ı yok edeceksin yoksa Mısır seni yok edecek. Open Subtitles إما أنك ستقضى على مصر أو مصر هى التى ستقضى عليك
    # seni tekrar bulmaktan başka hiçbir şeyi düşünmedim # Open Subtitles لم أستطع أن أفكر بشيء سوى العثور عليك مرة أخرى.
    Geri çekildiğinde, düşman seni kovalamıyorsa hemen geri dönerek, saldırmalısın. Open Subtitles اذا تراجعت ولم يتبعك العدو يجب عليك ان تستديري وتهاجمي
    Bulurum bir tane. senin tek yapman gereken benim için gitar çalmak. Open Subtitles سأجد واحد ، كل ما عليك فعله هو أن تعزف القيثار لي
    Ağrıyla çocuk doğuracaksın arzun kocana olacak ve o senin efendin olacak. Open Subtitles بالوجع تلدين اولاداً و إلى رجلك يكون اشتياقك و هو يسود عليك
    senin için, kendim bir şeyler yemeyi düşünemeyecek kadar endişeleniyorum. Open Subtitles إننى قلق عليك جداً أن تحلمى بأنك تأكلين أى شئ
    Amacım kavga çıkarmak değil, ama sen de beni buna zorlama. Open Subtitles أننى لا أريد القتال و لكن عليك أن تكف عن إستفزازى
    Ve varlığınızın her anını savunmak savunmak zorunda olduğunuz bir durumda olduğunuzda çok farklı bir tavırla tepki vereceğiniz bir durumda kalıyorsunuz. TED وعندما تكون في موقف يتوجب عليك فيه تبرير كل لحظة من وجودك، فتوضع في موقف حيث يتوجب عليك التصرف بسلوك مختلف جداً.
    Kazanmak zorunda değilsin, ama çok çok iyi sonuç almalısın. TED ليس بالضرورة أن تكسب، لكن عليك أن تبلي بلاء حسناً.
    Onların meşgul olmasını sağla ki sana Sorun çıkaracak vakitleri olmasın. Open Subtitles عليك أن تشغلهم, أبقهم مشغولين حتى لا يجدو الوقت المناسب ليفكروا
    Genel seçimde rekabet edebilmek için, Lester seçiminde çok iyi sonuç almalısın. TED ولكي تترشح للإنتخابات العامة, عليك أن تبلي بلاءاً حسناً في إنتخابات لستر.
    Ben ateş etmeye başlayınca, bu yöne git ve James'i bul. Open Subtitles عندما ابدأ بإطلاق النار عليك الانطلاق بأقصى سرعة بحثا عن جيمس
    size odaklanmayı öğretir; hızlı veya az konuşmalısın çünkü daima sözün kesilir. TED و التركيز، عليك التكلم بسرعة أو الاختصار، لأنه سوف تتم مقاطعتك دائما.
    Uymanız gereken üçüncü ilke de öğrenme şeklinizde bir sistem yaratmak. TED المبدأ الثالث الذي عليك اتباعه أن تملك برنامجًا خاصًا بعملية التعلم.
    Günümüzde, sırf önemli soruların neler olduğunu bulmak için lisans üstü eğitimde, doktora sonrası pozisyonlarda yıllarınızı geçirmek zorundasınız TED في هذه الأيام, عليك تمضية أعوام في الدراسات العليا ومناصب ما بعد الدكتوراه فقط لكي تعرف ماهي الأسئلة المهمة.
    Topluma sunacağınız bir yeteneğiniz olduğunu ve onlara hizmet edeceğinizi göstermek zorundasınız. TED يجب عليك إثبات أن لديك مهارة تستطيع تقديمها للمجتمع وتقدم خدمة للمجتمع
    Mimar Mies Van Der Rohe'nin bir sözünü hatırladım ve aklımda kaldığı kadarıyla şöyle demiştir; bazen doğruyu anlatmak için yalan söylemeniz gerekir. TED أنا اذكر ما قاله المعماري ميس فان دير روه ، و سوف أعيد صياغة ما قاله ، عليك أحيانا أن تكذب لتخبر الحقيقة.
    Şimdi şunu bilmeniz gerekiyor: Devletler ve robotlar artık bu oyunu kontrol etmiyor. TED الآن عليك أن تعرف هذا: الحكومات والرجال الآليون لا يسيطرون على الأمر الآن،
    Tutunacak ve kendinizi yukarı itecek kadar güçlü olmanız yeter. TED عليك فقط أن تكون قويًا كفاية للتشبث والتسلق نحو الأعلى،
    Ve onun hayatını kurtarabilmek için, kafatası basıncını azaltmak zorundasın. TED ومن أجل إنقاذ حياته، عليك خفض هذا الضغط داخل الجمجمة.

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more