| Yine buralarda bir yerde olmanı dileyerek veda etmemiz gerektiğini bilerek. | Open Subtitles | ليتك تعود هنا مرة أخرى أعرف بأننا يجب أن نقول الوداع |
| Keşke daha fazla zamanımız olsaydı ama artık veda etme vakti. | Open Subtitles | تمنيت لو أن لدينا المزيد من الوقت لكن حان وقت الوداع |
| İçimden bir ses, senin bekarlığa veda partinin pek yakın olmadığını söylüyor. | Open Subtitles | لدي شعور اننا لن نحضر حفل توديع عزوبيّتك في وقتٍ ما لاحقاً |
| - Hey, bu gece bekarlığa veda gelmek için sabırsızlanıyorum. | Open Subtitles | هيي، لا استطيع الأنتظار لحضور حفل توديع العزوبية هذه الليلة |
| Her neyse, bence Sarge onu gerçekten tanıyabilse severdi, bu yüzden de bekarlığa veda partisinde ona gerçek Adrian'ı göstermelisin. | Open Subtitles | على اي حال, اظن ان الرقيب سيحبه اذا عرفه حقا في حفل وداع العزوبية اريد منك ان تريه ادريان الحقيقي |
| Onu bir daha göremeyebilirim, bu yüzden veda etmeye geldim. | Open Subtitles | قد لا أراها ثانية لذا فقد جئت لأقول لها وداعاً. |
| Böylece her Pazar gecesi birbirimize veda etmek zorunda kalmayız. | Open Subtitles | اعني , ليس علينا ان نقول وداعا كل ليلة أحد |
| Bazen aklıselim bir insan olup olmadığın konusunda şüpheye düşüyorum veda. | Open Subtitles | احيانا يا فيدا, أتساءل عما إذا كان لديك حسن تقدير. |
| veda etmemiz gerekmiyor mu? Nereye gittiğimizi merak etmeyecekler mi? | Open Subtitles | ألا يجب أن نقول لهم الوداع ألن يتسائلون أين كنا |
| Onun için yaptıklarımız için bize teşekkür ederken veda ediyordu. | Open Subtitles | حينما شكرنا على كل ما فعلناه لأجله كان يقول الوداع |
| Herkese veda etmiş ve öldükten sonra da onlarla ilgileneceğini söylemiş. | Open Subtitles | قالت الوداع لها، وقال لهم وقالت انها سوف ترعاهم بعد وفاتها |
| Ben bile kendi miyim Bekarlığa veda partisi var mı? | Open Subtitles | لم لا تتركيني اقضي حفلة توديع عذريتي في سلام ؟ |
| Bunlar bayanların bekarlığa veda partisi ürünleri. O aslında bir "yenilebilir iç çamaşır." | Open Subtitles | إنها مقالب لـ حفلات توديع العزوبية هذه في الحقيقة ملابس داخلية قابلة للأكل |
| Cumartesi de sana tarihteki en iyi bekârlığa veda partisini veririz. | Open Subtitles | و السبت سوف نقيم لك أفضل حفلة توديع العزوبية في التأريخ، |
| Düzgünce veda etmeni sağlayacağıma söz veriyorum. | Open Subtitles | حسناً سوف أجعلك تحصل على فرصة وداع ملائم |
| Ölünün yüzünü öpersen, hoş bir veda olurdu ve onu fazla özlemezdin. | Open Subtitles | إذا قبلت وجه المتوفى ، فتكون قبلة وداع لطيفة ، ولا تفتقده كثيراً |
| Bir sonraki dolunayda içinde kalan son insan parçasına da veda etmiş olacak. | Open Subtitles | في إكتمال القمر التالي ، سيقول وداعاً على الجزء البشري الصغير الذي بداخله |
| Keşke onu bekleseydim de gitmeden önce ona veda edebilseydim. | Open Subtitles | وأقول له وداعا قبل أن آخر مرة حصلت شحنها خارج. |
| veda, senin hakkında konuşmuyorduk. | Open Subtitles | اوه ,فيدا نحن لم نكن نتحدث عنك على الاطلاق |
| Seksi kızlardan bahsetmişken, Pete'in Bekarlığa veda Partisi'ne gidiyor musun? | Open Subtitles | بالحديث عن القتيات المثيرات, هل ستحضر حفلة بيت لتوديع العزوبيـة؟ |
| On dakika sonra kocama veda edeceğim ve çocuklarım babalarını son kez görecekler. | Open Subtitles | ١٠ دقائق، قبل أن أودع زوجي للمرة الأخيرة، قبل أن يودع أولادي والدهم؟ |
| Resmi bir banka işi için geldim. Bir de veda etmek istedim. | Open Subtitles | أتيت إلى هنا بغرض عمل مصرفي رسمي وكما أنني أردت أن أودعك |
| Bu son klipten sonra sizlere veda edeceğim. | TED | أريد أن أعرض عليكم المقطع الأخير وسيكون وداعي الأخير. |
| Hepsi bu. Bizim burada yaptığımızdan daha iyi bir veda olmayacak. | Open Subtitles | هذا سوف يكون وداعًا افضل من مما كنت سوف اقوله لهم |
| Yeni bir hayat aramak için hayatından vazgeçmek; yeni arkadaşlar uğruna... sevdiğin arkadaşlarına veda etmek anlamsız bir şey. | Open Subtitles | أن تستغني عن حياة لإيجاد حياة اخرى أن تودع أصدقائك الذين تحبهم فقط لإيجاد أصدقاء جدد. |
| Gereksiz tahlillerle bunu azaltırsan playofflara veda ederiz. | Open Subtitles | إذا عبثت بهذا مع فحوصات غير ضرورية.. و سوف نودع.. المباريات الفاصلة |
| veda pastanı nasıl istersin? | Open Subtitles | ما هي النكهة التي تريدها من أجل كعكة توديعك |
| Bu, bir tür veda toplantısı. | Open Subtitles | ماذا الآن, هذا هو المكان الذي يحري عليَّ توديعه. |