| dokun ve koş! Herkes yaklaşsın! | Open Subtitles | كاشرا يجب ان ناخذ مره جري فقط المس و اجر |
| Benim orguma bir dokun, bak ben seni ne yapıyorum. | Open Subtitles | المس لوحة المفاتيح وسوف اركل مؤخرتك الثملة |
| Hiçbir şeye dokunmadım... ama suratı en az 45 dakikadan beri spagetti içindeymiş. | Open Subtitles | لم المس أى شيىء لكن وجهه ظل فى المكرونه الاسباجيتى لمدة 45 دقيقه |
| Kardeşime bir kere daha dokunursan taşaklarını kopartırım. | Open Subtitles | المس اخي مرة اخرى وسوف احطم كلاً من خصيتيك |
| Bir daha içkiye dokunmam gerekirdi, biliyorum. | Open Subtitles | و هو بيلوم البلد و كل الضغوط مكنش لازم المس الحاجات دى |
| Dünkü gibi, karnındaki yara izine dokunabilir miyim? | Open Subtitles | الا استطيع أن المس ندبتك كما فعلت البارحة؟ |
| Karım bana çantamdan anahtarları getir diyebilir. Ben şöyle olurum: o şeye dokunmayacağım. | Open Subtitles | زوجتى تقول لى اعطنى مفاتيح السيارة من شنطتى وانا اقول انا لن المس هذا الشئ |
| Eteğimi kaldırıp, elimi içime sokuyorum ...ve kendime yavaşça dokunuyorum | Open Subtitles | ثم ارفع تنورتي وأدخل يدي ثم المس نفسي ببطئ |
| Sınır yok. Limit yok. "Hadi git, kızartma makinesine dokun. Sen daha iyi bilirsin" demeliyim. | Open Subtitles | لا حدود لا موانع المس غلاية الذره انت تعلم افضل |
| Sen Aslam'a dokun da bak ben sana ne yapıyorum annen bile seni tanıyamaz. | Open Subtitles | المس أسلم و انظر ماذا أفعل بك حتى أمك لن تتعرف عليك |
| Kendimi kaptırmıştım, seni duyamazdım. Bacağıma dokun. Bu kadar. | Open Subtitles | انا مجتجز هنا ,انا لا استطيع ان اسمع اى شىء , المس رجلى فقط هذا هو كل شىء |
| Çok iyi. Şimdi tekrar duvara doğru yürü ve bir yere dokun. | Open Subtitles | جيد جداً الآن امش لذلك الجدار و المس مكاناً |
| Ya da hep hayalini kurduğum "Her şeye iki kez dokun" işine yerleşmeme yardım edebilir. | Open Subtitles | او يمكن ان يساعدني ان المس كل شيء مرتين لقد حلمت بها دائما |
| - Jane, senin kardeşine dokunmadım. Yemin ederim. İnan bana. | Open Subtitles | لم المس اخاك يا جين قط و اقسم علي هذا |
| Bütün gece bilgisayarıma dokunmadım, neler olduğunu bilmiyorum. | Open Subtitles | انا لم المس الكمبيوتر الخاص بى طوال الليل لذا لا اعلم ماذا يحدث |
| Üniversiteden beri dokunmadım hiç o zaman da anahtarımı ararken altına bakmak içindi. | Open Subtitles | لم المس واحداً مند كنت بالكلية وحتى عندها كان فقط لأنظر تحته لأجد مفاتيحي |
| O işlem ünitesine dokunursan ben de sana dokunurum. | Open Subtitles | المس وحدة المعالجة المركزية تلك و أنا سأريك |
| O kutuya dokunursan seni parçalara ayırırım. | Open Subtitles | المس الصندوق فقط و سأقطعك إربا بعدها |
| Eşyalarıma dokunmazsan, ben de seninkilere dokunmam. | Open Subtitles | كل شيء في مكانه. الآن، لا تلمس أشيائي وبالتاكيد انا لن المس شئ يخصك |
| - Karnına dokunabilir miyim? | Open Subtitles | هل استطيع ان المس بطنك ؟ بالطبع. |
| Bu andan itibaren kartlara dokunmayacağım. | Open Subtitles | لان من هذة المرحلة انا لن المس الورق |
| ...ve bana bakışların düşününce ...kendime daha hızlı dokunuyorum | Open Subtitles | وافكر بالطريقة التي ينظر الي بها فتجعلني المس جسمي اسرع |
| Hadi! Sonuna kadar! Çizgiye dokunun! | Open Subtitles | هيا الى اخر الطريق المس الخط ، المس الخط |
| -Sana dokunmak istiyorum Senle sevişmek istiyoruz | Open Subtitles | اريد ان المس جسمك بالكامل - نحن نريد مضاجعتك - |
| - Paraya dokunamam. - Ben sana gereken her şeyi alırım. | Open Subtitles | لن استطيع ان المس نقودي سأشتري لك الأشياء التي تحتاجيها |
| Fred hiçbir şeye dokunma dedi. Ben de etrafı toplamadım. | Open Subtitles | فرد قال ان لا المس شىء لهذا لم أرتب شىء |
| Yüzüme dokunmuyorum, gözlerime dokunmuyorum parmağımı sallamıyorum ve kesinlikle internete düşmüyorum. | Open Subtitles | لن المس وجهي لن اشيح بنظري لن اشير بأصابعي و حتما لن اصبح شهيرة بالانترنت |
| - Bırak da şöyle bıyığına elleyeyim. | Open Subtitles | -دعني المس شاربك وحسب. |