"فحسب" - Traduction Arabe en Turc

    • Sadece
        
    • yalnızca
        
    • yeter
        
    • işte
        
    • biraz
        
    • öylece
        
    • tek
        
    • sen
        
    •   
    • daha
        
    • gitsin
        
    • de
        
    • değil
        
    • kalmayıp
        
    fakir insanların Sadece üretim esnasında zarar görmediğidir. Fakir insanlar ürünlerin kullanılması TED ان معاناة الفقراء لا تتوقف فحسب على الانتاج بل هي تنسحب أيضاً
    Dışişleri bakanıyken, benden başka Sadece 13 kadın dışişleri bakanı vardı. TED عندما كنت وزيرة الخارجية كان هناك فحسب 13 انثى كوزيرات خارجية
    Bu, Sadece bu ülkede 4 milyar saatin boşa gitmesi demek. TED ان هذه ال4 مليارات ساعة التي تهدر في هذا البلد فحسب
    Tanrı, Sadece kainat için başka bir isim mi? hiç bir bireyselliği olmayan? TED هل الرب مسمى آخر للكون فحسب, بلا أي وجود مستقل له على الإطلاق؟
    Sadece benimle değil, her tür insanla yapardı bunu -- TED ولم يقم بها معي فحسب .. بل مع الآخرين أيضاً
    Sadece bisiklet kullanırken değil, ayrıca yürürken de kask takmanız gerektiğine inanıyorlar. TED فهم يؤمنون ان الخوذات ليس فحسب لركوب الدراجات الهوائية بل للمشي أيضاً
    Bunlar Sadece daha geniş bir kelime dağarcığı olan yaşamın anlatabileceği hikâyelerden birkaçı. TED هذه بعض أنواع القصص فحسب التي سنراها في الحياة التي تحوي مفردات أكثر.
    Şimdi, Kurucular Sadece gücün toplanması ve uygulaması hakkında endişelenmemişlerdi. TED الآن، لم يكن واضعو الإطار معنيون فحسب بتركيز وممارسة السلطة.
    Bu Sadece kamu sağlığı açısından kötü olan bir sistem değil; karanlıkta kalan yerel aileler için tehlike ortaya çıkartmaktadır. TED هذا نظام ليس سيئاً فحسب من وجهة نظر الصحة العامة؛ بل يعرّض العائلات المحلية للخطر تلك التي تبقى في الظلام.
    O zaman bile oy kullanma hakkı Sadece beyaz kadınlarla sınırlıydı. TED وحتى ذلك الحين، مُنح حق التصويت بشكلٍ أساسي للنساء البيض فحسب.
    Bir verimsizlik olasılığı şudur ki ebeveynlere Sadece çok konuşmalarını değil aslında çocuklarıyla daha fazla sohbet etmelerini öğretiyor olmalıyız. TED لذا أحد الإمكانيات المثيرة هي أنه يجب علينا أن نعلم الأبوين ألا يتحدثوا كثيرا فحسب وإنما أن يحاوروا أطفالهم أكثر.
    E-sigaralar Sadece bağımlılık yapmakla kalmıyor, aynı zamanda vücudumuzdaki birçok organı da etkiliyor. TED لا تسبب السجائر الإلكترونية الإدمان فحسب وإنما تؤثر على باقي الأعضاء في الجسم.
    Ama Stirling motorundan sonra, Otto ortaya çıktı, Otto'da içten yanmalı motoru icat etmemişti, Sadece yeniden düzenledi. Bunu 1867'de Paris'te gösterdi, TED ولكن بعد محرك ستيرلنج أتى أوتو وهو أيضا لم يخترع محرك الاحتراق الداخلي، لقد حسنه فحسب لقد أظهره في باريس عام 1867
    İnanılmaz derecede kokuşmuş bir şehirdi. Sadece bu foseptikler yüzünden değil, şehirdeki hayvan sayısının çokluğu da insanları şoke edecek dereceydi. TED لأنها كانت مدينة غاية في التعفن. ليس بسبب تلك الآبار فحسب, بل بسبب الأعداد المهولة من الحيوانات التي تعج بها المدينة.
    Lamba Sadece ışık vermez, aynı zamanda karanlık da verir. TED إذا المصباح لا يمنح النور فحسب بل و يمنح الظلام.
    Tamam yaptım ama isteyerek değil. Sadece ceketinizi tutmak istemiştim. Open Subtitles لقد مزقته , ولكننى لم أقصد ذلك لقد أمسكته فحسب
    Ama gaz dolu odalarda olmaz, Sadece tehlikeli değil aynı zamanda aptalca! Open Subtitles ولكن ليس في غرفة الغاز ليس خطراً فحسب ، بل هذا غباء
    İnanılır gibi değil. Beni beş kişi geçmiş, yalnızca sen değil. Open Subtitles لا أصدق ذلك، تم الاعتداء على خمسة أشخاص ليس عليك فحسب
    Siktir git! yeter ki beni deli etme. Git hadi! Open Subtitles أرحلي بالفعل, فليكن لكن توقفي عن إثارة جنوني, أرحلي فحسب
    Ne spor oynardım, ne de esrar içerdim. Genel anlamda güvenilir biriydim işte. Open Subtitles لا,أبداً ليس حامل سلاح أو مدخن أعتقد جدير بالثقة من كل النواحي فحسب
    Ben... biraz hava almak için yürüyeyim dedim ve bir dostumla karşılaştım... Open Subtitles خرجت فحسب لأستنشاق الهواء ومن ثم التقيت برجل لم اراه منذو سنين
    Çocuklar öylece ortadan kayboluyordu anneler sonrasında onlara ne olduğunu bilmiyordu. Open Subtitles اختفى الأطفال فحسب لم يعلمن مطلقًا ماذا حلّ بهم بعد ذلك
    Fakat bu doğayla alakalı olarak anlattığımız tek peri masalı değildir TED ولكن ليست هذه القصة الخرافية الوحيدة التي نقصها على انفسنا فحسب
    Sanırım sen, o sözünü ettiğin sisteme uyamıyacak kadar zayıf birisin. Open Subtitles أعتقد بأنك ضعيف جداً فحسب لتناسب ما يسمى بالنظام الخاص بك
    Affedersiniz, efendim. Merak ettim de, bu şovda rol almayı düşünüyorsunuz? Open Subtitles عذرا سيدي ، لأعلم فحسب ، هل تنوي أن تنضم لممثلي المسرح؟
    Ama mesele şu ki, bunlarla uğraşacak zamanımız yok. Yap gitsin. Open Subtitles ولكن أوَتعرف، ليس لدينا وقت للقتال حول هذا لذا جرّبه فحسب
    Sadece Noel'i kutlamakla kalmayıp bir de Noel Baba'ya inanıyorsun? Open Subtitles أنت لا تحتفل بعيد الميلاد فحسب أنت تؤمن بسانتا كلوز ؟

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus