ويكيبيديا

    "سمعت" - ترجمة من عربي إلى تركي

    • duydum
        
    • duydun
        
    • duymuştum
        
    • Duyduğuma
        
    • duydunuz
        
    • duymuş
        
    • duyduğumda
        
    • haber
        
    • duyunca
        
    • duyduğumu
        
    • duyuyorum
        
    • duymuşsundur
        
    • duyduğunu
        
    • duymadın
        
    • duyarsam
        
    Süreç başladığında, zabıt katibinin ilk kişinin adını söylediğini duydum. TED عند بدء هذه العملية، سمعت المُسجل ينادي باسم أول شخص.
    BB: Annem ile Tizzy'nin fısıldaştıklarını duydum. ve yakında öleceğimi söylediler. TED جواب : سمعت أمي وتيزي يتهامسن ، وقلن بأني سأموت قريبا.
    - Sorun nedir? Bir şey duydum sandım ama dinleyince hiç ses gelmiyor. Open Subtitles لا أعلم ، تخيلت أننى سمعت شيئاً وعندما انتبهت لم أسمع أى شيء
    - Beni duydun! Şeytanminaresini... - ...getirdim ve toplantı istiyorum. Open Subtitles لقد سمعت ، لقد احضرنا المحارة اريد ان نعقد اجتماع
    Ağzı bağlı bir çuvaldan çıkıp kendini kesen bir ceset duydun mu? Open Subtitles هل سمعت مطلقا عن جثه قامت بقطع الكيس الذى كانت بداخله ؟
    Geceyi geçirmek için bile bile ucuz otellere gelen elvi çiftler olduğunu duymuştum. Open Subtitles لقد سمعت عن الكثير من الازواج الذين امضوا ليله هناك فى فندق رخيص
    Olabilir. Ama duydum ki sonra başka sözler de vermişsin. Open Subtitles قد افعل لكني سمعت اتك قطعت وعودا اخرى بعد ذلك
    Sizin topladığınız hazineyle ilgili pek çok hikaye duydum, efendim. Open Subtitles لقد سمعت كثيرآ من القصص,مولاى، عن الكنز الذى قد جمعته.
    Bennet'ın Haydutları'nın, saklanmak için, ...bu civarda gizli bir yerleri olduğunu duydum. Open Subtitles سمعت ان الحراس بينت اعتادوا ان يملكوا مخبأً في مكان ما هنا
    Seni görmeyi kabul ettim, çünkü ciddi ve saygıdeğer, biri olduğunu duydum. Open Subtitles لقد وافقت أن أقابلك لأننى سمعت أنك رجل جدى يجب معاملتة باحترام
    Seni görmeyi kabul ettim, çünkü ciddi ve saygıdeğer biri olduğunu duydum. Open Subtitles لقد وافقت أن أقابلك لأنني سمعت أنك رجل جدي يجب معاملتة باحترام
    Hey, duydum ki bir ekip arıyormuşsun. Belki sana bir kaç ayyaş bulabilirim. Open Subtitles مهلاً، لقد سمعت بأنّك تبحث عن طاقم ربما أمكنني إحضار بعض العمال لك
    Hakkınızda çok şey duydum.Tanrım! Şişkin bir herif olduğunuzu duydum.. Open Subtitles ‫سمعت أنك شخص رائع , نحن نشرب بعضاً من النبيذ
    Son derece vahşi olduğunu duydum... horoz dövüşü gibi, ama bunda insanlar dövüşüyormuş. Open Subtitles لكنني سمعت أنها مسابقة وحشية بلا داعٍ مثل صراع الديوك، وإنما بين البشر
    - Beni duydun! Şeytanminaresini... - ...getirdim ve toplantı istiyorum. Open Subtitles لقد سمعت ، لقد احضرنا المحارة اريد ان نعقد اجتماع
    Fred, taş ocağında çalışanlara bugün ne olmuş duydun mu? Evet. Open Subtitles فريد ، هل سمعت ما حدث للجميع في المحجر اليوم ؟
    Tofutti ye! Doktorun ne dediğini duydun. Kolesterolün 300'ün üzerinde. Open Subtitles لقد سمعت ما قاله الطبيب الكوليسترول لديك اعلى من 300
    New York'ta yaşayan insanların komşularını tanımak için zaman harcamadıklarını duymuştum. Open Subtitles ولقد سمعت دائماً أنا الناس في نيويورك لا يتعرفوا على جيرانهم.
    "Sayın bay Striker, Duyduğuma göre sizde gereğinden fazla at varmış." Open Subtitles عزيزي السيد سترايكر : لقد سمعت بأن لديك الكثير من الخيول
    Merak ediyordum da, General Marago Koyunda bulunan cesedi duydunuz mu? Open Subtitles هل سمعت عن الجثة التى عثروا عليها عند خليج ماراجو ؟
    Sadece bir prensesin telefonlarını dinleyebilen ibne telefon dinleyiciyi duymuş muydun? Open Subtitles هل سمعت عن زارع أجهزة التنصت الذي تنصت على هاتف أميرة؟
    Bu konuyu ilk duyduğumda şöyle düşündüm: "Ötekiliği kucaklamak kendimi kucaklamaktır işte." TED عندما سمعت للمرة الأولى بهذا المحور، فكرت، تقبل الآخر هو تقبل نفسي.
    Bu arada, eğer ondan haber alırsanız, bize de bildirirseniz memnun oluruz. Open Subtitles في هذه الأثناء إذا سمعت عنها شيئاً فنحن نقدر لك إعلامنا بذلك
    İtiraf etmeliyim ki, bunu duyunca gözlerim fal taşı gibi açılmıştı. Open Subtitles عليّ أن أعترف أني تفاجئت عندما سمعت ذلك عندما سمعت ذلك
    Saat 12'den az önce, birinin banyo yaptığını duyduğumu sandım... Open Subtitles قُبيل الساعة 12 ص, سمعت شخصا يأخذ دُشا فى الحمام,
    Belki de birlikte çalışmalısınız. Annemin kurguda iyi olduğunu duyuyorum. Open Subtitles لربما يمكنك التعاون معها سمعت أن أمي تجيد كتابة السيناريو
    Çok erkeğin yanında gergindir. Uzun zaman önce olanları duymuşsundur. Open Subtitles انها عصبية حول أكثر الرجال أعتقد بأنك سمعت ما حدث
    Ne gördüğünü, ne duyduğunu ne kokladığını dahi ayrıntılarıyla anlat ona. Open Subtitles ماذا سمعت ؟ حتى ماذا شممت ؟ أخبره كل شيء بالتفصيل
    Aşağıda bir gürültü duydum. Sen duymadın mı? Open Subtitles لقد سمعت ضوضاء من الطابق الاسفل ألم تسمع شئ ؟
    Çünkü başkalarına da çalıştığını duyarsam seni ömür boyu sepetlerim. Open Subtitles لانني لو سمعت أنك ستأخذين عمل آخر ستكون نهايتك تماما

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد