| Bu bir tuzak ise yanı sıra, sizi geri küre yardım etmemi gerekebilir. | Open Subtitles | بالإضافة ، أنه لو كان هذا فخ ، فستحتاجون إلي لأساعدكم في الإنتقال |
| Basit bir tuzak olacağını sanmıyorum, en azından onu gözaltında tuttuğumuz sürece. | Open Subtitles | لا أعقد أنه سيكون هناك فخ بهذه البساطه ,ليس وهو محتجز لدينا |
| Kablolardan biri aktif diğer ikisi tuzak! Eğer yanlış kabloyu çekersen... | Open Subtitles | واحد من الارشادات حار والاخراء تقودك الي فخ تسحب الدليل الخطي |
| Bir yılan yakalamanın tek insani yolu yılan tuzağı kullanmaktır. | Open Subtitles | إنَّ الطريقة البشرية الوحيدة لإحتجاز الأفعى هي بإستخدام فخ الأفاعي |
| - Bu bir tuzak olmalı. - Beni yalnız bırakın. | Open Subtitles | انه فخ لك, انت تعلم ذلك لن ادعها تموت بمفردها |
| onu içeri alıp, öyle bakalım Kralım bu bir tuzak olabilir. | Open Subtitles | يجب أن نضعه في المدينة ونتولى أمره قد يكون فخ مولاي |
| Henry bir tuzak kurdu diye endişeleniyordum... - ...ama bu riski almak zorundaydım. | Open Subtitles | كُنتُ قلقة من أن هنري يعُدُ فخ ، لكن كان عليّ أن أجازف. |
| Babanın kurduğu bir tuzak sayesinde. Burada işim biter bitmez, cevabını verecek. | Open Subtitles | فخ صنعه لنا والدكِ، وسيتم محاسبته بمجرد أن أنتهي من اجتماعنا هنا. |
| Tanıdığım bir polise ne yaptığını anlattım ve o da tuzak kurdu. | Open Subtitles | أخبرت شرطي أنني أعلم ما كانت تقوم بفعله وقام بنصب فخ لها |
| Hâkim onu yakalamaya çalıştıktan sonra kasap buna tuzak kurmuş muhtemelen. | Open Subtitles | والجزار أوقعه في فخ ربما بعد أن حاولت القاضية الإمساك به |
| Michael'a tuzak kurar, Gabriel'i öldürürsün ve bu savaş biter. | Open Subtitles | أنت فخ مايكل، تقتل جبرائيل، وكنت في نهاية هذه الحرب. |
| Size "çılgın aşk"ı anlatmak için buradayım, aşk olarak gizlenen psikolojik bir tuzak, her yıl milyonlarca kadının ve hatta birkaç erkeğin düştüğü bir tuzak. | TED | أنا هنا لأحكي لكم قصة حب مجنون. فخ نفسي متمثل بصورة الحب، ملايين النساء وبعض الرجال يقعون فيه كل سنة. |
| -Suçlular tuzak kurabilirler. -Ama biz nişanlıyız. | Open Subtitles | المجرمين سيشكوا فى وجود فخ ولكننا مخطوبين |
| Bunun bir tuzak olduğunu varsayalım. | Open Subtitles | دعونا نفترض انه فخ ..سيتوقعوننا في المدينه الفضيه |
| Ben bu pisliğe geri dönmeyeceğim O bir ölüm tuzağı. | Open Subtitles | أنا سأصبح ظهر علبة في تلك القطعة العينة. هو فخ. |
| Bu büyük tırnaklı ayı tuzağı gibi mi? | Open Subtitles | وهل هذا مثل فخ الدُّب ذو المخالب الكبيرة؟ |
| Amcamız evini "Gizemli Köpekbalığı" adında bir turist tuzağına dönüştürmüş. | Open Subtitles | عمنا قام بتحويل منزله إلى فخ للسياح يسميه كوخ الغموض |
| Çünkü Michael'in Henry'yi serbest bıraktığına inanıyorum ve sizi bir Tuzağa sürüklediğine inanıyorum. | Open Subtitles | لذلك اعتقد أن مايكل قام بتحرير هنري ولذلك أعتقد بأنه سيقودكم إلى فخ |
| Orijinali kurt kapanıdır. Ya da atalarımın zamanında Blutbad kapanı. | Open Subtitles | في الأصل هو فخ للذئاب، أو كما كان أجدادي يسمونه |
| Fakat bu iddia siyasi önyargılar ardına saklanmış belagat bir tuzaktır. | TED | لكن هذا الإدعاء عبارة عن فخ خطابي مخفي خلف الانحياز السياسي. |
| Beni bırakarak beni koruduğunu sanıyor ama kendisi tuzağın içine koşuyor. | Open Subtitles | يظن أنه يحميني ويتركني ويرحل وبدلاً من ذلك يذهب إلى فخ |
| - Saklanıyorlardı, bu bir tuzaktı. - Hepimiz ölebilirdik. | Open Subtitles | لقد اخبرتك أنهم كانوا يختبئون لقد كان فخ أننا محظوظون أننا خرجنا أحياء |
| Evet, belli. Ve yem bir şifre makinası. | Open Subtitles | من الواضح أنه فخ والطعم هو ماكينة تشفير. |
| Ona yardıma gideceğimi bile bile tuzağını kurdu sonra bizden kurtulmak için o sanal deneyimi yaşattı. | Open Subtitles | وقد وضع فخ له ثم تصيب لنا مع تلك التجربة افتراضية للتخلص منا. |
| "Canının sıktığım için üzgünüm tatlım ama kapana sıkışmış bir hayvan gibiyim." | Open Subtitles | أنا آسفة لإزعاجكِ ، يا عزيزتي لكنني أشعر باني كحيوانٍ في فخ |
| Her zaman seni pusuya düşürmek için bekleyen bir düşman olur, Miller. | Open Subtitles | دائماً توقد الطريقة الصحيحة لكى أقودك إلى فخ |
| Ama şimdi bu değersiz ölüm tuzağının sahibiyle... evliyken sevmiyorum! | Open Subtitles | وليس الأن وأنا متزوج من .. نصفملكية. فخ الموت، عديم القيمة هذا |