ويكيبيديا

    "وأنت" - ترجمة من عربي إلى تركي

    • ve
        
    • Senin
        
    • Ya sen
        
    • seni
        
    • Sense
        
    • da
        
    • mi
        
    • ikimiz
        
    • sensin
        
    • Sana
        
    • Sende
        
    • Peki sen
        
    • Seninle
        
    • Ayrıca
        
    • Siz de
        
    Evet, oraya bir çok oyun mekaniği koyduk rozetleri aldığınız yere, alana göre lider tabloları yapmaya başlayacağız ve puanlar alabileceksiniz. TED نعم، لقد وضعنا آلية لعبة هناك وأنت تحصل على هذه الشارات ونبدأ بالحصول على قائد في كل منطقة، وتحصل على النقاط
    ve sen bunu başardın. Bu Senin başarını ikiyle, üçle katlıyor. TED وأنت حققت ذلك وهذا يجعلك تفوز مرتين.. بل ثلاثة مرات أكثر
    Programın yarısı bitmiştir, ama bir şey sizi içine çeker ve merak edersiniz. TED هي بالفعل في منتصف الطريق، لكن هناك شيء قد جذب انتباهك وأنت تهتم.
    - Bir at tarafından ezilmek istemiyorum. Ya sen, Boris? Open Subtitles لا أريد أن يدوس عليّ فَرَس، وأنت يا بوريس؟
    Şimdi, durum şu o iki kız seni kaçarken görmüşler Open Subtitles والآن سنتوقف عند هذه النقطة تلك الفتاتان شاهداك وأنت تهرب
    Örneğin, anneniz esnemek için ellerini kaldırır ve siz onun davranışını taklit edersiniz. TED لذا، وعلى سبيل المثال، تقوم أمك برفع يديها لتمدهما، وأنت تقوم بتقليد سلوكها
    derdiniz ki, bu çok kötü ve hayatınıza devam ederdiniz. TED وأنت ستقول، حسنًا هذا سيء جدًا، وسوف تستمر في حياتك.
    Bunu yalnızca deliler reddederler ve siz deli olmadığınızı biliyorsunuz. TED المجانين فقط قد ينكرون ذلك، وأنت تعلم أنّك لست مجنونًا.
    Basit, bu sizin vücudunuz ve ona ne yapacağınıza siz karar verirsiniz. TED الموضوع بسيط، إنه جسمك أنت وأنت هو من يقرر الأفضل بالنسبة له
    Gidip bir yerlerde başbaşa... - ...konuşamaz mıyız, sadece sen ve ben? Open Subtitles ألا نستطيع الجلوس في مكانً مـا مُفعم بالخصوصية والنقـاش، أنـا وأنت فقط؟
    Neden sen ve ben gidip bana bir şeyler almıyoruz? Open Subtitles لم لا نذهب أنا وأنت لشراء بعض الأغراض لأجلى ؟
    ve arkadaşa ihtiyaç duyduğumda hemen gelecek kadar düşünceli ve naziksin. Open Subtitles وأنت لطيف جداً ورحيم لقدومك ، بينما أنا فى حاجة لصديق
    - Lacivert şık bir takım elbiseyle çok yakışıklı ve başarılı görüneceğini düşünüyorum. Open Subtitles الآ ينجح ذلك ؟ أتخيلك وأنت تبدو وسيم جداً وناجح ترتدى بدلة زرقاء
    Buraya kendi isteğinle geldiğini ve gitmeyeceğini söyle ona, anladın mı? Open Subtitles ثم تخبريه بأنك تأتى هناو أردتى هذا وأنت لم ترحلى، ترى؟
    Görüyorsun ya, gerçekten arkadaşınım. ve beni sevmemekle hata ediyorsun. Open Subtitles فكما ترى أنا صديقك فعلا، وأنت مخطيء بعدم حبك لي
    Sen öğrenmeye söz ver. Ben söylerim, sen yaparsın. Bu Senin işin. Open Subtitles وأنت تعدني أن تتعلم، كل ما أقوله تنفذه دون مناقشة، هذا دورك
    Ya sen onu yutarsan veya kaçarsan? Sana güvenilmez. Open Subtitles ماذا إذا سْحبُتك وأنت ابتلعُتها أَو هَربت؟
    seni yaşlı keçi! Eğer seni bir daha mutfağımda görürsem, seni... Open Subtitles وأنت أيتها العنزة الكبيرة إذا أمسكتك هنا مرة أخرى في المطبخ
    Tüm kariyerim bir hiçmiş Ben bütünüyle hatalıyım, Sense tümüyle doğru. Open Subtitles كامل مهنتي كانت من دون فائدة، أنا على خطأ وأنت الصواب
    Dur bir saniye. Senin o, onun da sen olmadığını ne bileyim? Open Subtitles مهلاً لثانية، كيف يمكننى أن أعرف أنّه ليس أنت وأنت لست هو؟
    Bu yüzden bana bir şey yapmazsınız, öyle değil mi? Open Subtitles وأنت لا تستطيع أن تؤذي رجلا لذلك الآن، الي كذلك؟
    Öyleyse ikimiz de savaşın maliyetini karşılayamayan fakir adamlar oluruz. Open Subtitles حينها أنت وأنت سنكون فقراء ولا نستطيع تحمل أتعاب الحرب
    Geçen yıldan beri hapishanede olan benim ama esas dağılan sensin. Open Subtitles أنا من كان في السجن في العام الماضي وأنت الذي أخفقت
    Gözüme kestirdiğim o Porsche'yi çalmalıydım. Bana, Sana ve ablana yer olurdu sadece. Open Subtitles كان يجب أن أحضر السيارة البورش لا تساع إلا أنا وأنتِ وأختك الكبري
    - Gitmeliyiz, başka şansımız yok. - Kaybolduk Fritz ve Sende bunu biliyorsun. Open Subtitles ـ ليس لدينا خيار آخر ـ نحن تائهون ، وأنتِ تعرفين ذلك
    Peki sen buraya onun için çalışıp para kazanmaya mı geldin? Open Subtitles وأنتِ أتيتي إلى هنا للعمل وجمع المال لها؟
    Seninle yapmakta olduğumuz işe karşı misilleme diye düşünüyorum. Open Subtitles أخاله قِصاصاً على ما كنّا نفعله أنا وأنتَ
    Ayrıca hangi kız Seninle yatmak ister ki? Open Subtitles وأنتَ تعلم، بجانب من هي التي تريد أن تنام معكَ، علي كلٍ؟
    Eğer ben buradaysam, Siz de buradaysanız, bu "bizim" zamanımız olmaz mı? Open Subtitles لو أنا هُنا وأنتَ هُنا، ألّا يجعلُ ذلك من وقتنا جميعًا؟

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد