| Ama lütfen benimle kal ve sonsuza kadar dost kalalım. | Open Subtitles | لكن ابقي معي و سنعيش معاً كصديقين جيدين لا أكثر |
| Haydi. Bana bir şans daha ver. Bir hafta kal. | Open Subtitles | هيا امنحينى فرصة أخرى، ابقى أسبوع وساعدينى فى تجهيز المكان. |
| Lütfen beni bırakma. Benimle kal. Sarıl bana Gregory, lütfen! | Open Subtitles | ارجوك لا تتركنى وحدى ابق معى وخذنى بين ذراعيك ,ارجوك |
| Sen Bağdat'ta kal. Hediye taşıyan hamal kılığına girmiş askerler göndereceğim. | Open Subtitles | إبقى انت فى بغداد سأرسل جنودا فى زى حمالين يحملون الهدايا |
| Her şeyini kaybedeceksin! Bitti! Kariyerine hoşça kal öpücüğü verebilirsin! | Open Subtitles | أنت ستفقد كل شيء ويمكن أن تقول لمهنتك مع السلامة |
| sen arkaya dolaşmak istersin. sen burada kal. Sen benimle gel. | Open Subtitles | سامويل من الخلف و أنت إبق هنا بينما أنت تعالي معي |
| Maket kurumamıştı, siz de kuruyana kadar burada kal demiştiniz. | Open Subtitles | لم يكن البناء جافاً طلبت مني أن أبقى حتى يجف |
| Sen burada kal Danny ve Sheldon'a işi bitirmelerine yardımcı ol. | Open Subtitles | يمكنك البقاء هنا ومساعدة داني وشيلدون حتى الانتهاء من الطابق السفلي. |
| Biz gideceğiz , sen burada kal ve mumyalar için Gölgeler Kitabı bakın. | Open Subtitles | نحن سنذهب ، أنت ابقي هنا و انظري في كتاب الظلال عن مومياوات |
| Kendine gelene kadar burada kal ve sonra yalvarırım, lütfen, hayatımdan çık! | Open Subtitles | ابقي يهنا حتى تعودي على قدميك ثم أتوسل إليك، اخرجي من حياتي |
| Bak, oturma odasında kal, dinlen ve eğer semptomlarım ilerlerse bana haber ver. | Open Subtitles | انظري, ابقي في غرفة المعيشة و ارتاحي, ان استمرت أعراضكِ اعلميني, حسنا ؟ |
| Olduğun yerde kal. Konuşmaya başlayana kadar hiçbir yere gidemezsin. | Open Subtitles | ابقى حيث انت انت لن تذهب لأى مكان حتى تتحدث |
| Kuzey kıyılarına kadar burada kal, sonra Avatar senindir. iyi şanslar. | Open Subtitles | ابقى متخفيا حتى نصل القطب الشمالي وسيكون الافاتار لك، حظا طيبا |
| SAdece benim için hazır olana kadar, Çitlerin öbür tarafında kal. | Open Subtitles | ابق على الجانب الآخر من السور حتى تكونَ مستعدًا من أجلي |
| Bruno Guissani: Eric, birkaç dakikalığına benimle kal çünkü sana birkaç soru sormak istiyorum. | TED | شكراً. برونو غويساني: إريك، ابق معي لدقيقتين، لأني أريد أن أطرح عليك بعض الأسئلة. |
| Pekala millet. Bu kadar geyik yeter. Oyunumuzun ismi "Hayatta kal" | Open Subtitles | حسناً يا شباب كفانا حديثاً اسم هذه اللعبة هو إبقى حياً |
| Sen burada kal, ben de gidip tüneldeki adamlarla iki çift laf edeyim. | Open Subtitles | ماذا عن بقاكِ هنا بينما أنهي حديثي مع الشباب في الشاحنة, حسناً ؟ |
| Eğer onu seviyorsan, beni sevdiysen, bu gece burada kal. | Open Subtitles | إن كنت تحبّها، إن كنت تحبني فقط إبق هنا اللّيلة |
| Maket kurumamıştı, siz de kuruyana kadar burada kal demiştiniz. | Open Subtitles | لم يكن البناء جافاً طلبت مني أن أبقى حتى يجف |
| Burada kal ve annenin herhangi bir ziyaretçisi olursa bana söyle. | Open Subtitles | عليك البقاء هنا وأن تخبرني إذا كان لدى أمك أي زائر |
| kal ve kendine bir mezarlık yer ayır. | Open Subtitles | أبقي ، وسنبقي منها على ما يكفي فقط لدفنكِ فيه |
| Tamam. Arabada kal ve etrafı gözle. İşim bitince ararım. | Open Subtitles | حسناً، ابقَ في السيارة واستمر بالمراقبة وسأتصل بك حالما أنتهي |
| - Kes sesini! Yerde kal! - Sana para verebileceklerini söyledim! | Open Subtitles | إصمت, إبقَ على الارض لقد قلت لهم أن يعطوك بعض المال |
| Şimdi annenin yasını tut. Ondan sonra da burada kal. | Open Subtitles | الآن من الأفضل أن تقوم بشعائر الشرادا ثم تبقى هنا |
| Onları tenkit etme, kal. Şu anda erkekler konusunda biraz gerginler. | Open Subtitles | توقفوا كال عصبى نوعا ما حول الرجال الأخرون |
| Tüm araçlar kilitlendi. Kapıyı açamıyorum. Orada kal, kımıldama. | Open Subtitles | لقد علق الباب ، ولا يمكننى فتحه ابقِ حيث أنتِ ، ولا تتحركى |