ويكيبيديا

    "تعلم" - ترجمة من عربي إلى تركي

    • biliyorsun
        
    • biliyordun
        
    • bildiğin
        
    • bilmiyor
        
    • bilmiyorsun
        
    • farkında
        
    • bilmek
        
    • bilir
        
    • haberin
        
    • haberi
        
    • işte
        
    • biliyorum
        
    • öğren
        
    • öğrenmek
        
    • öğrenmeye
        
    - Bela çıkacağını biliyorsun. - Çıkacaksa burada olması daha iyi. Open Subtitles أنت تعلم بوجود متاعب إذن , من الأفضل أن نواجهها هنا
    Sadece 6 tane arkadan görüntün var. Biz 12 istiyoruz, biliyorsun. Open Subtitles هناك ستة فقط لصورتك من الخلف نحتاج 12 منها, كما تعلم
    Sanırım bunları biliyorsun. Buraya yakın bir yerde oldu kaza. Open Subtitles أظن أنك تعلم بأن هذا قد حدث بالقرب من هنا
    biliyorsun ki, oldukça hastasın ve bu hikayeyi oldukça ciddiye alıyorsun. Open Subtitles تعلم أنك مريض جدا و أنت تأخذ هذه القصه بجديه شديده
    Sen kimsin ve babasının kalp krizi geçirdiğini nereden biliyorsun? Open Subtitles من انت؟ و كيف تعلم بان والدها أصيب بنوبة قلبية
    biliyorsun, cinayet davası açmak için cesede ihtiyaçları yok, bunu biliyor muydun? Open Subtitles انت تعلم, لا يحتاجون الى جسد لضغط تهم الاجرام هل علمت بذلك؟
    Nakamoto ve Hamaguri rakip Keretsu'dur. Bunu sen de biliyorsun. Open Subtitles أنت تعلم جيدا بأن ناكوموتو و هاموغوري يتنافسان على المركز
    Bunun size yaptığı şeyin benim için ne anlama geldiğini biliyorsun. Open Subtitles انت تعلم أن هذا يعني لي بنفس القدر الذي يعني لك
    Bazı söylentiler kulaklarına gitmiş. biliyorsun bunu tartışamayız. Onları geçiştirmen gerekiyor. Open Subtitles إنك تعلم بأننا لانستطيع مناقشة ذلك فيجب عليك أن تشتت تفكيرهما
    İşlemler tamamlanana ve tahliye edilene kadar... hala tutuklu olduğunu biliyorsun. Open Subtitles ـ نعم يا سيدتى ..أنت تعلم انك مازلت تحت التحفظ حتى
    Üzgünüm, tatlım, ama biliyorsun ki oyuncaklar sonsuza kadar dayanmaz. Open Subtitles اسفة يا صغيرى لكنك تعلم ان الدمى لا تدوم للابد
    biliyorsun, Bertie üç yıldır yok, ve O hala bekliyor. Open Subtitles أنت تعلم أن بيرتي ذهبت منذ ثلاث سنوات ولازال ينتظر
    Red, bir eş değiştirme partisinde olduğunu biliyorsun, değil mi? Open Subtitles ريد, أنت تعلم أن هذه حفلة لتبادل الزوجات, أليس كذلك؟
    biliyorsun, sizinkiler oraya gidip kapıyı gömmeden ya da başka bir şey yapmadan önce, şunu bilmelisiniz ki karşılaştığınız her kişi sizi avlamaya çalışmaz. Open Subtitles تعلم , قبل ذهاب قومك لدفن البوابه الخاص بك , أو شيء كهذا ينبغي عليك أن تعلم أنه ليس كل من تقابله يحاول اصطيادك
    - Kötü bir şey olduğunu bilmiyordum. - Bira olduğunu biliyordun. Open Subtitles أنا لم أعرف أن بها شرا لقد كنت تعلم أنها بيرة
    bildiğin gibi, o mevkiye ilk oturan Senju Hashirama idi. Open Subtitles وكما تعلم أن سينجو هاشيراما هو من أصبح الهوكاجي الأول
    - Doğmama gününün ne olduğunu bilmiyor. - Ne kadar gülünç! Open Subtitles إنها لا تعلم ما هي حفلة ليس عيد الميلاد يا للسخافة
    - bilmiyorsun demek. Bu kadar yani. Demek Liderimizi böyle koruyorsunuz. Open Subtitles لا تعلم , هكذا بكل بساطة أهكذا تُؤمن الحماية لقائدنا الفوهرر
    Sen bana durmadan hatırlatana kadar, renklerin, bulutların falan hiç farkında değildim ben. Open Subtitles انت تعلم, لم الاحظ الالوان ابدا, السحب وتلك الاشياء حتى بدأت تذكرني بها
    Ama ölümcül bir hastalığınızın olduğunu bilmek sizde nasıl bir sıkıntı yaratır? TED لكن، كم ستعاني؟ عندما تعلم أنك مصاب بمرض يمكن أن يؤدي لوفاتك؟
    Kızlar sana deli oluyorlardı ve Allah bilir sen ne durumdaydın. Open Subtitles لقد تأثرت الفتيات بك و لذلك ، تعلم السماء أنك كذلك
    Benim için bir şeyler bırakacaktı. Senin haberin var mı? Open Subtitles كان يجب ان يترك بعض اشياء لأجلي هل تعلم بشأنهم؟
    Bizi ne kadar sıkarsa o kadar iyi. Başına geleceklerden haberi yok. Open Subtitles كلما كانوا مملين اكثر كان أفضل إنها لا تعلم مع من تلعب
    Bütün gece bana vurup durdu. Çocukluk hali işte, bilirsin ya. Open Subtitles لقد كانت تتحرش بي طوال الليل، الأطفال يبقون أطفالاً، كما تعلم.
    Bildiğini biliyorum. Babamla görüşmem lazım ve ne yapmamızı istediğini öğrenmem lazım. Open Subtitles اعلم انك تعلم بذلك ، علي أن اتصل بابي لأرى مايجب فعله
    - Baba, ben bebeğe bakamam. - öğren o zaman. Open Subtitles ابي, انا لا استطيع ان اعتني بطفل نعم, حسنا, تعلم
    Bu, bir şeyi, bir düşünceyi bir organizmadan öğrenmek ve sonra onu uygulamaktır. TED لكن هذا هو تعلم شيء، تعلم فكرة، من كائن حي ومن ثم تطبيقها.
    Bir zamanlar disiplin öğrenmeye hiç merakı olmayan bir gözdem vardı. Open Subtitles لقد كان لدي طالب قبلك ولم يكن مهتما في تعلم الاسس

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد